Işığa hâmile kapkaranlık bir dünya.. ve Nebînin zuhuruna az bir zaman kala müjde ve muştu dolu akisler var ufukta..
vicdanlarda tesiri o kadar fazla ki, birçok Mekkeli gelecek son Nebîyi anlatmakta..
tavsiyeler ve tavsiyeler: Zuhur eder-etmez hemen koşun O’na! Ve bütünleşin O’nun ruhuyla…
Bütün bir beşeriyet canı dudağında ve herkesin umudu gelecek son kurtarıcıda.
Ana-babalar bu kurtarıcının kendi nesillerinden olmasını istiyor.. ve birçoğu yeni doğan çocuğuna “Muhammed” ismini veriyor…
Fakat O, Hz. İbrahim’den İsmail’e intikalle gelen ve Abdulmuttalip’ten Abdullah’a geçen bir altın silsileden gelecekti; ve gönüller de bu kanaldan gelecek nuru bekliyordu.
Hâdiseler O’nun geleceğini haber veriyor; karanlığın koyulaşması, sökün edecek şafağın yaklaştığını söylüyordu.
O günkü insanlık, hayatı hayat yapacak olan gâye ve idealden mahrumdu. İnsanların bütün yaptıkları işler,
“Issız çöllerde serab kovalamak gibiydi. Susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında herhangi bir şey bulamaz.” (Nur, 24/39).
Sonsuz Nur-1 M.F.G