• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #662928
    Anonim

      Geldiğin yer hiç mi aklında yok?..

      Hiç biliyor musun? Rebap ne diyor, gözyaşlarıyla yanıp
      kavrulmuş ciğerlerle neler söylüyor?

      Diyor ki etinden uzak düşmüş bir deriyim ben, nasıl
      ağlamayayım, nasıl dertlenmeyeyim ayrılıktan?

      Tahta da diyor ki, yemyeşil bir daldım ben; balta kesti,
      bıçkı dildi beni.

      A padişahlar, ayrılık garipleriyiz biz; sonunda dönülüp
      huzuruna varılacak Hakk’a feryat etmedeyiz, duyun feryadımızı.

      Önce Hak’tan ayrıldık da şu dünyaya geldik; fakat halden
      hale, şekilden şekle döne döne ona gidiyoruz biz.

      Sesimiz, kervandaki çana benziyor, yahut da buluttan düşen
      yıldırım sanki.

      A konuk, hiçbir durağa gönül verme; çünkü ondan çekilip
      ayrılırken yaralanırsın sonra.

      Rebabın şu dosdoğru sesi, ister Türk olsun, ister Rum
      ülkesinden, ister Arap; âşıksa onun dilincedir, onun dilidir.

      Müjdeler olsun ey kavim! İşte bu, kapının açılışıdır; tezce
      dolanmaktan, batmaktan kurtuldunuz artık.

      Kitabın aslı, yanında olan sevgilinin razılık vakti geldi
      çattı, ferahlayın.

      Dedi ki kaybettiklerinize üzülmeyin; perdeleri yırtıp yakan
      dolunay göründü.

      Otlak, sulak bir yer burası, çöktürün develerinizi; öyle
      nimetler var burada ki sayıya sığmaz.

      Sevgide çekilen cefada binlerce vefa var; sevgiyle susmada
      güzel güzel konuşma lezzeti var.

      A ulular biz sustuk, susmadaki sırrı anlayın artık;
      doğrusunu daha da iyi bilir Allah.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.