• Bu konu 5 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #650210
    Anonim

      Resûlullah Efendimiz “aleyhisselâm”, bir gece, Hazret-i Âişe validemiz ile baş başa otururken bir ara mübarek başını Hazret-i Âişe’nin “radıyAllahü anha” kucağına koyup, “Yıldızları” seyre koyuldu.
      Hazret-i Âişe ise “Dolunayı” seyrediyordu.
      Fakat Resûlullah Efendimizin nur cemâli, dolunaydan daha nurlu ve parlak göründü hazret-i Âişe’ye. Duygulanıp ağladı. Ve iki damla gözyaşı Efendimizin nur yüzüne damladı.
      Efendimiz sordular:
      – Sen ağlıyor musun yâ Âişe?
      – Evet yâ ResûlAllah.
      – Neden?
      – Senin cemalini, dolunaydan daha parlak gördüm de ondan.
      – Hiç şaşma yâ Âişe. Çünkü “Ay” ve “Güneş”in nûrunu da benim nûrumdan yarattı Hak teâlâ.
      Bu defa Hazret-i Âişe sordu:
      – Siz neye bakıyordunuz yâ ResûlAllah?
      – Yıldızlara bakıyordum.
      – Niçin?
      – Eshâbımdan biri var ki, onun ibâdetleri yıldızlar adedince gökyüzüne yükseliyor. Bunu düşünüyordum.
      Hazret-i Âişe; “Bu, babam olabilir” diye geçirdi içinden. Ve sordu:
      – O kimdir yâ ResûlAllah?
      Buyurdular ki:
      – Ömer’dir. Ama onun sevapları, babanın sevapları yanında, denizde damla bile değildir.

      #764830
      Anonim

        ”Hiç şaşma yâ Âişe. Çünkü “Ay” ve “Güneş”in nûrunu da benim nûrumdan yarattı Hak teâlâ.”

        ”Eshâbımdan biri var ki, onun ibâdetleri yıldızlar adedince gökyüzüne yükseliyor. Bunu düşünüyordum.”

        SUBHANALLAH!..ELHAMDÜLİLLAH!..ALLAHU EKBER!..

        ALLAH(C.C.) Razı Olsun.RABB’İMİZ(C.C.) bizlere de onların yolundan gitmeyi nasip eylesin inşaALLAH.(Amin)

        #768728
        Anonim

          Resûlullah Efendimiz “aleyhisselâm”, bir gece, Hazret-i Âişe validemiz ile baş başa otururken bir ara mübarek başını Hazret-i Âişe’nin “radıyAllahü anha” kucağına koyup, “Yıldızları” seyre koyuldu.
          Hazret-i Âişe ise “Dolunayı” seyrediyordu.
          Fakat Resûlullah Efendimizin nur cemâli, dolunaydan daha nurlu ve parlak göründü hazret-i Âişe’ye. Duygulanıp ağladı. Ve iki damla gözyaşı Efendimizin nur yüzüne damladı.
          Efendimiz sordular:
          – Sen ağlıyor musun yâ Âişe?
          – Evet yâ ResûlAllah.
          – Neden?
          – Senin cemalini, dolunaydan daha parlak gördüm de ondan.
          – Hiç şaşma yâ Âişe. Çünkü “Ay” ve “Güneş”in nûrunu da benim nûrumdan yarattı Hak teâlâ.
          Bu defa Hazret-i Âişe sordu:
          – Siz neye bakıyordunuz yâ ResûlAllah?
          – Yıldızlara bakıyordum.
          – Niçin?
          – Eshâbımdan biri var ki, onun ibâdetleri yıldızlar adedince gökyüzüne yükseliyor. Bunu düşünüyordum.
          Hazret-i Âişe; “Bu, babam olabilir” diye geçirdi içinden. Ve sordu:
          – O kimdir yâ ResûlAllah?
          Buyurdular ki:
          – Ömer’dir. Ama onun sevapları, babanın sevapları yanında, denizde damla bile değildir.

          BU SESLER NEDİR?
          Mîrac’ta, Resulullah Efendimizle Cebrâil aleyhisselâm Arş-ı âlâ yanında bulunurken, Resûlullah takunya sesleri işitip;
          – Bu sesler nedir? diye sordu.
          Cebrâil aleyhisselâm;
          – Bilâl’in takunya sesleridir yâ ResulAllah. O şu anda takunya ile evden çıktı. Mescide gidiyor, dedi.
          İslâm âlimleri;
          – Eshâb-ı kirâmın yüksekliğini işte buradan anlamalıdır, buyuruyorlar.

          #776136
          Anonim

            amin insallah.

            #780288
            Anonim

              konular birleştirildi..

              #780291
              Anonim

                bu muhteşem birşey YA RABBİM SEN NE BÜYÜKSÜN SEN NE LÜTUFKARSIN bizleride yolundan ayırma ALLAH ım

                #780395
                Anonim

                  inşaallah. Rahman razı olsun kardeşlerim paylaşımlarınız için emeklerinize sağlık…

                7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.