• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #661859
    Anonim

      Resûlullah Efendimiz “aleyhisselâm”, bir gece, Hazret-i Âişe validemiz ile baş başa otururken bir ara mübarek başını Hazret-i Âişe’nin (RadiyAllahu Anh) kucağına koyup, Yıldızları seyre koyuldu.

      Hazret-i Âişe ise Dolunayı seyrediyordu.

      Fakat Resûlullah Efendimiz (SAllahu Aleyhi Vesellem) in nur cemâli, dolunaydan daha nurlu ve parlak göründü hazret-i Âişe’ye. Duygulanıp ağladı. Ve iki damla gözyaşı Efendimiz(SallAllahu Aleyhi Vessellem)in nur yüzüne damladı.
      Efendimiz (SAllahu Aleyhi Vesellem)’e sordular:
      – Sen ağlıyor musun yâ Âişe?
      – Evet yâ ResûlAllah.
      – Neden?
      – Senin cemalini, dolunaydan daha parlak gördüm de ondan.
      – Hiç şaşma yâ Âişe. Çünkü Ay ve Güneşin nûrunu da benim nûrumdan yarattı Hak teâlâ.
      Bu defa Hazret-i Âişe sordu:
      – Siz neye bakıyordunuz yâ ResûlAllah?
      – Yıldızlara bakıyordum.
      – Niçin?
      – Ashâbımdan biri var ki, onun ibâdetleri yıldızlar adedince gökyüzüne yükseliyor. Bunu düşünüyordum.
      Hazret-i Âişe; “Bu, babam olabilir” diye geçirdi içinden. Ve sordu:
      – O kimdir yâ ResûlAllah?
      Buyurdular ki:
      – Ömer’dir. Ama onun sevapları, babanın sevapları yanında, denizde damla bile değil.
      alıntı…

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.