• Bu konu 5 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #657427
    Anonim

      Şeytanın mühim bir desisesi, insana kusurunu itiraf ettirmemektir

      bu şeytandan ise,

      O zaman bizler kusurlarımızı hep açığa çıkarmak suretiyle anlatmamızmı gerek bunu nasıl anlamalıyız?

      (onüçüncü lema onüçüncü işaret ikinci nokta)
      işte cevabı dostlar!

      Şeytanın mühim bir desisesi, insana kusurunu itiraf ettirmemektir—

      tâ ki istiğfar ve istiâze yolunu kapasın.
      Hem nefs-i insaniyenin enâniyetini tahrik edip, tâ ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin, adeta taksirattan takdis etsin.

      buyrun siz devam edin!

      #757806
      Anonim

        @fatmatoy 161234 wrote:

        Şeytanın mühim bir desisesi, insana kusurunu itiraf ettirmemektir

        bu şeytandan ise,

        O zaman bizler kusurlarımızı hep açığa çıkarmak suretiyle anlatmamızmı gerek bunu nasıl anlamalıyız?

        (onüçüncü lema onüçüncü işaret ikinci nokta)
        işte cevabı dostlar!

        Şeytanın mühim bir desisesi, insana kusurunu itiraf ettirmemektir—

        tâ ki istiğfar ve istiâze yolunu kapasın.
        Hem nefs-i insaniyenin enâniyetini tahrik edip, tâ ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin, adeta taksirattan takdis etsin.

        buyrun siz devam edin!

        Peygamberimiz günahını açığa vuranı ikaz eder ve şöyle buyurur: Adamın biri gece kötü bir iş yapar. Yüce Allah o kişinin suçunu örter. Fakat o kimse sabah olunca rastladığı kişiye ben dün gece şöyle şöyle günah işledim, der. Allah da geceleyin örttüğü bu suçu ortaya saçar. Açığa çıkarır. Artık bu gizli günah açıkça işlenmiş hale gelir. Nihat Hatipoğlu’nun bir makalesinden.

        allah Settar’dır, günahları örtendir. Böyle bir durumda kulun günahlarını açıklamasının bir faydası yoktur. Üstadında tavsiye buyurdukları; “Batılı tasvir sâfi zihinleri idlâldir.” sözünü dikkate almalı ve günahlarımızı anlatarak şahitlendirmemeliyiz. İtirafı yalnızca allah’a yapmalıyız.

        #757850
        Anonim

          @fatmatoy 161234 wrote:

          Şeytanın mühim bir desisesi, insana kusurunu itiraf ettirmemektir—

          tâ ki istiğfar ve istiâze yolunu kapasın.
          Hem nefs-i insaniyenin enâniyetini tahrik edip, tâ ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin, adeta taksirattan takdis etsin.

          İSTİĞFAR : Cenâb-ı Allah`tan kusurların affedilmesini, günâhların bağışlanmasını isteme.
          İSTİÂZE : Şeytandan Allah`a sığınma.

          Şeytanın kapatmak istediği; kulun Allah a yönelme, O ndan af dileme, ve şeytandan Allah a sığınma yolu, bir başka insana anlatmak için, HuSeYni ağabey in değindiği durum sebebi ile destek bile olabilir ..

          Hem kusurun başka birisine anlatılması, karşıdaki kişinin içine de şüphe düşmesine, o kişinin de nefsinin tetiklenmesine sebep olabilir. karşımızdaki insanın da o kusuru “yapılabilir” görmesine sebep olabiliriz ve o kişi de aynı hatayı yapabilir.
          kendimize verdiğimiz zarar yetmez gibi, bir de karşımızdaki insana da zarar vermiş oluruz.. Allah muhafaza .. hassas davranılması gereken bir konu ..

          #758122
          Anonim

            Evet, şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez. Görse de, yüz tevil ile tevil ettirir. 1 وَعَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ sırrıyla, nefsine nazar-ı rıza ile baktığı için, ayıbını görmez. Ayıbını görmediği için itiraf etmez, istiğfar etmez, istiâze etmez, şeytana maskara olur. Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm gibi bir peygamber-i âlîşan 2 وَمَاۤ اُبَرِّئُ نَفْسِى اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوۤءِ اِلاَّ مَا رَحِمَ رَبِّى dediği halde, nasıl nefse itimad edilebilir?

            Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder. İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. 3 Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse, affa müstehak olur. 4

            1 : “Kabullenen ve rıza gözüyle bakan hiçbir kusur göremez.” İbni Asâkir, Târîhu Dimaşk: 33:219; 36:319; el-Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn: 3:36; el-Kalkaşendî, Subhu’l-a’şâ: 9:196.
            2 : “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis daima kötülüğe sevk eder—ancak Rabbim merhamet ederse o başka.” Yusuf Sûresi, 12:53.

            #758123
            Anonim

              @HuSeYni 161239 wrote:

              Peygamberimiz günahını açığa vuranı ikaz eder ve şöyle buyurur: Adamın biri gece kötü bir iş yapar. Yüce Allah o kişinin suçunu örter. Fakat o kimse sabah olunca rastladığı kişiye ben dün gece şöyle şöyle günah işledim, der. Allah da geceleyin örttüğü bu suçu ortaya saçar. Açığa çıkarır. Artık bu gizli günah açıkça işlenmiş hale gelir. Nihat Hatipoğlu’nun bir makalesinden.

              allah Settar’dır, günahları örtendir. Böyle bir durumda kulun günahlarını açıklamasının bir faydası yoktur. Üstadında tavsiye buyurdukları; “Batılı tasvir sâfi zihinleri idlâldir.” sözünü dikkate almalı ve günahlarımızı anlatarak şahitlendirmemeliyiz. İtirafı yalnızca allah’a yapmalıyız.

              ne güzel ifade ettiniz allah razı olsun !
              demekki günahımızı kullara anlatmakla şahitlendiriyoruz allaha itiraf ise kulluğumuzu yüceltiyor.
              yarab ben aciz günahkarım diyerek rabbimizi yüceliğini nefsimize kendimizinde herzaman aciz olduğumuzu hatılıyoruz.

              Geçmişte yapmış olduğunuz ve hala yapmakta olduğunuz günahlarınızı kimseye anlatmayın.Birine ders veya ibret vermek maksadıyla olsa dahi geçmiş günahlarınızı anlatmaktan sakının.Tövbe etmiş olsanız dahi günahınızı anlatmaktan sakının.Bir maharetmiş gibi de günahlarınızı anlatmaktan sakının.Yaptığınız günahları kendi içinizde bir sır olarak saklayın.Hatta yakın ve küllerini savurun uçsun gitsin kimse görmesin duymasın.Başkalarının da günahlarını anlatmayın. NEDEN?

              Günahlarınızı ders vermek amacıyla bile anlatsanız karşıdaki insanın içinde şu düşünceler oluşacaktır.

              1-O da yapmış ben de yapayım sonra tevbe ederim

              2-O yapmışsa benim de yapmamda bir sakınca yoktur.

              3-O yapmış sonradan tevbe etmiş ben de yapar sonra tevbe ederim.

              Yani günahları basite indirgemiş oluyor.Başkalarının da günahlarını anlatmayın.Allahu teala bile insanın yaptığı çoğu günahı açığa çıkarmazken biz kim oluyoruz da kendi günahımızı veya başkalarının günahlarını açığa çıkarıp anlatma cüretini buluyoruz.

              2.LEMA 1. NÜKTE (GÜNAH)

              · . Meselâ: Utandıracak bir günahı gizli işleyen bir adam, başkasının ıttılaından çok hicab ettiği zaman, melaike ve ruhaniyatın vücudu ona çok ağır geliyor. Küçük bir emare ile onları inkâr etmek arzu ediyor. Hem meselâ: Cehennem azabını intaç eden büyük bir günahı işleyen bir adam, Cehennem’in tehdidatını işittikçe istiğfar ile ona karşı siper almazsa, bütün ruhuyla Cehennem’in ademini arzu ettiğinden, küçük bir emare ve bir şübhe, Cehennem’in inkârına cesaret veriyor

              {İnsan günah işlediği zaman kalbinde siyah bir leke olur işlediği günah ister büyük olsun ister küçük fark etmez eğer tevbe ile temizlezse o günah büyür büyür v e sonunda kalbi tamamen kaplar onun için kişi günah işediği zaman hemen tevbe-i istiğfar etmeliki kalbi tamamen kararmasın kaskatı olmasın}

              #758127
              Anonim

                @fatmatoy 161858 wrote:

                1-O da yapmış ben de yapayım sonra tevbe ederim

                2-O yapmışsa benim de yapmamda bir sakınca yoktur.

                3-O yapmış sonradan tevbe etmiş ben de yapar sonra tevbe ederim.

                4-Demek bu noktaya gelebilmek için bu yolu takip etmek lazım. 🙂
                #758236
                Anonim

                  Rabbim cümlenizden razi olsun.çok faydalaniyorum.bu siteyi tavsiye eden kardeşimizden de razi olsun inşallah.

                7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.