• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #649651
    Anonim

      Şeytanın Yaratılış Hikmeti
      Pek çok insan şeytanın yaratılış hikmetini anlamada zorlanır. “Allah kullarına merhametlidir, neden şeytanı insanlara musallat kılmış? Bu, ilahi hikmet ve rahmete nasıl uygun düşer?” diye kendi kendine sorular sorar. Bu soruların cevabını şu ayette bulabiliriz:
      “Yemin ederim ki, İblis onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İçlerinde müminlerden bir grup dışında hepsi ona uydular.
      Hâlbuki İblis’in onlar üzerinde hiçbir yaptırım gücü yoktu. Fakat biz ahirete imanı olanı belli etmek, ondan şüphe içinde bulunandan ayırmak için böyle yaptık. Öyle ya, Rabb’in her şeyi gözetleyendir.” (Sebe Suresi, 20-21)
      Ayetten anlıyoruz ki, şeytanın yaratılış hikmeti insanların imtihan edilmesidir. Şeytanın musallat kılınmasıyla insanların dereceleri ortaya çıkacak, inanan- inanmayan belli olacaktır. Meleklere şeytan musallat olmadığından onlardan inkârcı çıkmaz, ama imtihana tabi olmadıklarından kendileri için dereceler de söz konusu değildir, makamları sabittir. İnsanlık âleminde ise daima inişler çıkışlar yaşanmakta, bir kısmı “âlay-ı illiyyin” denilen en ileri makamlara yükselirken, bir kısmı da “esfel-i safilin” denilen en aşağılara düşebil­mektedir.
      Yüce Allah -tabir caizse- insanlık âleminde renklilik murat etmiştir. Şayet şeytan olmasa insanlar da melekler gibi olur, aralarında derece farkları ortaya çıkmazdı. Ama şeytanın vesvesesiyle bir kısım insanlar onlara tabi olurken, bir kısmı da onları dinlemeyip, derece kat etmektedir. Bunun sonucu olarak insanlık âleminin medar-ı iftiharları olan peygamberler, veliler, âlimler gibi kaliteli insanlar ortaya çıkmışlardır.
      Gerçi bu çetin imtihanın neticesinde pek çok insan cehenneme gider, ama diğer insanların elde ettikleri dereceler bu neticeye değer. Elimizde bulunan yüz yumurtayı kuluçka altına koymazsak sadece yüz yumurtamız olur. Ama bunları ku­luçkaya koyduğumuzda, sözgelimi sekseni bozulsa bile yirmi tanesi kuş haline geleceğinden, böyle bir sonucu güzel gösterir. “Aman yumurtalar bozulmasın” dersek böyle güzel sonuçları göremeyiz.
      Cenab-ı Hak şöyle bildirir:
      “O, hanginizin daha güzel amel yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı.” (Mülk Suresi, 2)
      “Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz sonunda bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya Suresi, 35)
      Üstteki ayet mealinde geçen “imtihan” kelimesi, ayetin met­ninde “fitne” olarak geçer. “Fitne” kelimesi altın, gümüş gi­bi kıymetli madenleri ateşte eritip posasından ayırmak işlemini ifade eder. Altın ateşe bırakıldığında halis mi, karışık mı olduğu ortaya çıkar.:045: Onun gibi, insanların birbirinden ayrıl­ması için açılan bu imtihan meydanının ateşi, şeytandır. Şeytanların insanlara musallat olmasıyla, insanların derecele­ri tezahür eder. Bir tarafta nebiler, sıddıklar, şehitler, sa­lih­ler gibi insanlar temayüz edip ayrılırken, diğer tarafta kâfirler, hainler, zalimler, facirler gibi posalar ortaya çıkar.

      Adüvv-ü Mübin
      İnsan, dostunu ve düşmanını iyi tanımalıdır. Dostunun dostluğunu bilmezse onun yardımından mahrum kalır. Düş­ma­nının düşmanlığını bilmezse çok fena aldanır.
      İnsanın en büyük düşmanı şeytandır. Yüce Allah şeytanla insan arasındaki düşmanlığı şöyle bildirir: “Şeytan size gerçekten bir düşmandır. Siz de onu düşman edinin.” (Fatır Suresi, 6)
      Pek çok ayette şeytanın “adüvv-ü mübin” yani apaçık bir düşman olduğu nazara verilir. Mesela: “Ey Âdemoğulları! ‘Şeytana tapmayın, o size adüvv-ü mübindir ve bana ibadet edin, doğru yol budur’ diye sizden söz almadım mı? Böyle iken o, sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Öyleyse aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Yasin Suresi, 61-62)
      “…Şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o size adüvv-ü mübindir.” (Bakara Suresi, 168)
      “…Şeytan insan için adüvv-ü mübindir.” (Yusuf Suresi, 5)
      Şeytanın “adüvv-ü mübin” olması, şu açılardan değerlendirilebilir:
      – O şeytan size gizli de gelse her halde açık bir düşmandır.
      – O, sizin Allah ile ve birbirinizle aranızı açacak ve sizi perişan edecek bir düşmandır.
      – O, sizi şaşırtmak için beliğ ve parlak söz söylemesini bilen büyük bir düşmandır.

      Doç.Dr.ŞADİ EREN

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.