Evet, bütün hakikî saadet ve hâlissürur ve şirin nimet ve sâfi lezzet, elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır. Onlar, onsuz olamaz. Cenâb-ı Hakkı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara, ya bilkuvve veya bilfiilmazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen, nihayetsiz şekavete, âlâma ve evhama mânen ve maddeten müptelâ olur.
Yirminci Mektup
Yazar
Yazılar
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.