- Bu konu 4 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Şubat 2009: 21:44 #649537
Anonim
Bediüzzaman,
rivayetlerde gelen eşhas-ı ahirzamana ait haberlerin
mühim bir kısmını
ve hürriyetten evvel İstanbul’da tevilini söylediği
hadîslerin ihbar ettiği ahirzamanın dehşetli şahıslarının
âlem-i İslâm ve insaniyette zuhur ettiğini görür.
Ve yine, gelen rivâyetlerden,
onlara karşı çıkacak ve mukabele edecek olan hizbü’l-Kur’an hakkında,
“O zamana yetiştiğiniz zaman, siyaset canibiyle onlara galebe edilmez;
ancak mânevî kılınç hükmünde
i’caz-ı Kur’an’ın nurlarıyla mukabele edilebilir“tavsiyesine müracaatla,
Ankara’da teşrik-i mesai edemeyeceği için,
kendisine tevdî edilmek istenen mebusluk,
Darü’l-Hikmeti’l-İslamiye gibi Diyanetteki azalığı,
hem Vilayat-ı Şarkiye Vaiz-i Umûmiliği tekliflerini kabul etmez.
Kendisini fikrinden vazgeçirmek için çalışan
ve Ankara’dan ayrılmamasını rica için istasyona kadar gelen
bir kısım mebusların da arzularına uyamayacağını bildirerek,
Ankara’dan ayrılır, Van’a gider.
Ve orada hayat-ı içtimaiyeden uzaklaşarak Erek Dağı eteğinde,
Zernebad Suyu başında bir mağaracıkta idame-i hayat etmeye başlar.
Tarihçe-i Hayat – 132
7 Şubat 2009: 21:45 #730008Anonim
Bu zamanda öyle fevkalâde hâkim cereyanlar var ki,
herşeyi kendi hesabına aldığı için,
faraza hakikî beklenilen
ve bir asır sonra gelecek o zat dahi Hâşiye bu zamanda gelse,
harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için
siyaset âlemindeki vaziyetten
feragat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.
Kastamonu Lâhikası _ 62
_________
“Eski zamanda, büyük zâtlar demişler ki:
‘Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemâsından birisi gelecek,
bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi
delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek.‘
Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki Haşiye o adamım diye.
Haşiye: Zaman ispat etti ki, o adam adam değil, Risale-i Nur’dur.
Belki, ehl-i keşif Risale-i Nur’u ehemmiyetsiz olan tercümanı ve naşiri suretinde,
keşiflerinde müşahede etmişler, “Bir adam” demişler.
Yedinci Şuâ | 152
7 Şubat 2009: 22:01 #730017Anonim
medineli alimler ”’gönüller fatihi”’ için demişler ki
‘ bediüzzaman siyasete girmemekle EN BÜYÜK siyasetini yapmıştır’8 Şubat 2009: 10:56 #730116Anonim
Hem madem bu zamanda
herşeyin fevkinde hizmet-i imaniye
en ehemmiyetli bir vazifedir.
Hem kemiyet ise, keyfiyete nispeten ehemmiyeti azdır.
Hem muvakkat ve mütehavvil siyaset âlemleri
ebedî, daimi, sabit hidemat-ı imaniyeye nispeten ehemmiyetsizdir,
mikyas olamaz, medar da olamaz.
Risale-i Nur’un talimatı dairesinde
ve bizlere bahşettiği hizmet noktasında feyizli makamlara kanaat etmeliyiz.
Kastamonu Lâhikası – 61
9 Şubat 2009: 08:48 #730249Anonim
Herkesin, imân mukabilinde,
bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen
ve bâki ve daimî bir tarla ve mülkü
kazanmak veya kaybetmek dâvâsı başına açılmış.
Eğer İmân vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek.
Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor.
Hattâ bir ehl-i keşif ve tahkik, bir yerde kırk vefiyattan
yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş;
ötekiler kaybetmişler.
Acaba bu kaybettiği dâvânın yerini,
bütün dünya saltanatı o adama verilse doldurabilir mi?
9 Şubat 2009: 08:50 #730250Anonim
İşte o dâvâyı kazandıracak olan hizmetleri
ve yüzde doksanına o dâvâyı kaybettirmeyen harika bir dâvâ vekilini
o işte çalıştıran vazifeleri bırakıp,
ebedî dünyada kalacak gibi âfâkî mâlâyaniyatla iştigal etmek
tam bir akılsızlık bildiğimizden,
biz Risale-i Nur şakirtleri,
herbirimizin yüz derece aklımız ziyade olsa da
ancak bu vazifeye sarf etmek lâzımdır diye kanaatımız var.
Asa-yı Musa – 21
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.