- Bu konu 4 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
2 Eylül 2009: 18:32 #656650
Anonim
Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır.
Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı.
Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası..Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine
sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı.Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi.
Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.
Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir “0” ve “Dersten sonra beni gör” uyarısı vardı.
“Neden “0” aldım?” diye merakla sordu hocasına, çocuk..
“Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal” dedi, hocası.. “Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun.
Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız” ve ekledi:
“Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.”
Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı.
“Oğlum” dedi babası “Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!.”
Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına..
“Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin” dedi..
“Ben de hayallerimi..”…..
O orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor.
Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde
çerçevelenmiş olarak asılı.Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen,
geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi.Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine “Bak” dedi,
“Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken,
hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım.Allah’ tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın.”
2 Eylül 2009: 18:59 #754647Anonim
var böyle gençlerin önüne taş koyan büyükler.. farkında olmadan yapıyorlar çoğu zaman ama…
gerçek bi hikaye midir bilinmez ama güzeldi…
Allah cc razı olsun kardeşim…
2 Eylül 2009: 19:16 #754648Anonim
Tam olarak yaşanıp yaşanmadığını tam olarak bilmiyorum. Uzun yıllar önce okumuştum çok da etkilenmiştim. Tekrar görünce paylaşmak istedim. hikayelerde amaç bir nokta da ders almak değil mi? yaşanıp yaşanmaması ikinci planda geliyor bence.Hikaye yaşanmamışsa bile bu tür olaylar dediğiniz gibi yaşanmıyor değil.
Ne mutlu hayallerine sahip çıkanlara hayallerinden sıfır alsalar bile…
2 Eylül 2009: 19:35 #754650Anonim
Biz insanlar yaşamdan zevk almak uğruna birçok şeyi göze alabiliriz. Hayattan beklentilerimiz vardır, sadece beklenti olarak kalacağını bilsek bile vazgeçmeyiz onlardan.
Bile bile insan kendini ateşe atar mı? Gerçekleşmeyeceğinden emin olduğu halde bile bile düşler kurar mı? Evet!
Ne kadar mantıklı davranılmaya çalışılsa da, bazen geri planda kalır o doğru bilinenler. Doğru bilinenleri değil de doğru olarak görmek istediklerimizi yaparız çoğu zaman. Hayaller sınır tanımaz bu bağlamda! İstediğin şekilde besleyebilirsin onları… Ne bir kural ne bir yasa engel değil hayal kurmana… Seni sınırlandıran bir şey ise yok bu konuda! Olabildiğine özgürsün!
Ama… Ama ne peki? Hayal kurarken bu kadar özgür olmanın bir zararı yok mu? Ya da istediğimiz her şeyin hayalini kurmak bize bir şeyler kaybettirmez mi?
Önemli olan şey hayallerle gerçekleri bir dengede tutabilmek!
İmkânsız diye bir şey olmadığını söyleyen biz insanlar nedense korkarız bu kelimeden. Kullanmaktan bile kaçınırız çoğu zaman. Bunun yerine “olması mümkün değil” demeyi tercih ederiz.
Oturduğumuz yerden hayal kurmak bir işe yaramayacaktır tabi ki de. Hayal kurmak için hayal kurmak değilse amacımız bir an önce harekete geçmeliyiz.
Var mısınız hayal kurmaya? Hayalleriniz için bir adım atmaya? Kurduğumuz hayaller o kadar da uzakta olmasa gerek… Belki de sizi bekliyor hayalleriniz. Fazla bekletmeyin onları!!!
2 Eylül 2009: 20:01 #754653Anonim
Hayal olmalı.Gerçekleştirebileceği herşeyin öncesinde bunun hayalinide yaşamalı İnsan.Lakin hayal gerçekleşmeyecekse bunu kurmanın hayal kırıklığınıda yaşamalı İnsan.Bende böyle: )
2 Eylül 2009: 20:26 #754655Anonim
Hayallerden vazgeçmemekten maksadım insanların olumsuz düşüncelerinden etkilenmemesi.ayrıca zarar getirecek bir şeyin hayalini kurmak zaten akıl karı değil ,insanlık için çalışıp çabalamak gibi ulvi bir gaye için bir basamak olarak kullanmak varken aksi zaten kişiye yük diye düşünüyorum.
Her şey İnsanlar için , İnsanlık için olmalı hayaller de …
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.