- Bu konu 49 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
18 Mart 2008: 12:04 #685445
Anonim
GuLSerbeti;1257 wrote:igrenc bi filimmis…Ana monuyu talha abi dusunsun kaptan o madem….:D
hehe acili iskender yaptirir o 😀
18 Mart 2008: 12:40 #685455Anonim
Püsküüt;1241 wrote:uff ya simdi aklima alive filmi geldi
yasamak icin alive13 ekim 1972 icinde Uruguayli bir rugby takiminin oyunculari bulunan ucak and daglarina carpmisti
carpma sonrasi yasanan olaylar icler acisi o an olenleri kara gomduler daha sonra bulunuruz umudu ile yiyecekleri bolca tukettiler baktilar ne gelen var ne giden
kalan erzagida minik minik bolustuler daha sonra hepsi bitti iclerinden birisi yasamak icin oluleri yememiz lazim dedi ve cogu yedio zamanda dusunmustum acaba o an orda olsam ne yapardim bilemiyorummm:eek:
allah korusunda!!! simdi aklima bir anket geldi 😀 diyelim bizler tevhid gen ekibi olarak alplere gidiyoruz
kaptan talha yardimci pilot merih
hostesler eksik olmasin 😀 saya ile navzatt
digerimiz de yolcu
kimi yersiniz :confused: bu arada nickimi unutun basla nickle dusunun 😀kusura bakma püsküütüm yardımcı pilot yaptım seni
ve afiyetle yicemm……….ayrıuca bak bunu nasıl yazcağımı düşünüyordun aha yazdım …. püsküütüm seni yiyebilirmiyim hehe :D:D:D
18 Mart 2008: 15:06 #685458Anonim
SaYa;1429 wrote:ayrıuca bak bunu nasıl yazcağımı düşünüyordun aha yazdım …. püsküütüm seni yiyebilirmiyim hehe :D:D:Dtemem nickim sadece senin :p bunda paylasimci olma 🙂
saya yasayan oluyum su an Nesat Ertas dinlerim ..helal et hakkini …hata benim gunah benim sevdigim…
19 Mart 2008: 15:29 #685552Anonim
gülşerbeti, aklıma demek istediğimi şöle izah edebileceğim bi örnek geldi,
eskiden haliç köprüsünden gecerken iğrenc bi lağım kokusu gelirdi, arabayla oradan gecene kadar burnumuzun direği kırılırdı,, ama mecburuz yol oradan geciyor,, şimdi bu durumda biz o kokuyu duymak istemiyoruz ama mecburen o kokuyu almak zorunda kalıyoruz, burda da tam tersi düşünebilirz. biz lezzet almak istemiyor olsakta alıyoruz, nasılki o kokuyu duymak istemeden duyduğumuz gibi..
19 Mart 2008: 16:56 #685564Anonim
tarihci kardeş size bu konuda asla katılmıyorum.nasıl ki istemeden hoşumuza gtmeden yaptığımız katlanmak zorunda olduğumuz bişey yapmakla zorunlu olduğumuzda dahi hoşumuza gtmiyor sadece zorundalıktan yapıyorsak ,ayen öyle de hoşumuza gidebilecek birşeyi yapmamamız gerekiyor ve zorunlulukla yapma durumundaysak(içki,haram et v.b) bundanda yasaklığı nedeniye zevk almamayı öğrenmeliyiz.yani mecbur olduğunuz ve sürekli yaptığınız bişeye nasıl zevk almıyorsanız ondan da almamalısınız.zaten istemeden bişeyden zevk almal gibi bişi de olamaz.
19 Mart 2008: 17:05 #685566Anonim
o bölümü izledim bende ve kız gibi yerdim herhalde.hz.ammar’ın yaşadığı olayı düşünerek yerdim.
ama yinede rabbim yedirtmesin 🙂20 Mart 2008: 22:54 #685619Anonim
Hanne;1721 wrote:tarihci kardeş size bu konuda asla katılmıyorum.nasıl ki istemeden hoşumuza gtmeden yaptığımız katlanmak zorunda olduğumuz bişey yapmakla zorunlu olduğumuzda dahi hoşumuza gtmiyor sadece zorundalıktan yapıyorsak ,ayen öyle de hoşumuza gidebilecek birşeyi yapmamamız gerekiyor ve zorunlulukla yapma durumundaysak(içki,haram et v.b) bundanda yasaklığı nedeniye zevk almamayı öğrenmeliyiz.yani mecbur olduğunuz ve sürekli yaptığınız bişeye nasıl zevk almıyorsanız ondan da almamalısınız.zaten istemeden bişeyden zevk almal gibi bişi de olamaz.“istemeden bişeyden zevk almal gibi bişi de olamaz” demişsin. ben de olur diyorum. haa zevk almayı isteyerek mi alırsın istemeden mi alırsın o ayrı mesele ben ondan bahsetmiyorum. nasılki lağım kokusunu istemesekte hissediyor ve bundan rahatsız oluyoruz, aynen öyle de lezzet veren bir işi istemeden de yapsak lezzetini duyarız. ama isteyerek ama istemeyerek.. o ayrı mesele.. çünkü bu fiziksel bi durumdur. elini sobaya yapıştırsan ama yanmasını istemesen de yanacaktır çünkü bu fiziksel bi durumdur, ağzına şeker koysan ve emmeye başlasan istesende istemesen de onun o tatlı lezzetini duyacaksın.. isteyerek emsen de duyacaksın istemeden emsen de duyacaksın.. yok ben duymam diyorsan ben sana saygı duyarım 🙂
21 Mart 2008: 09:55 #685634Anonim
bence bu fiziksel diil psikolojik bir durum yani sobaya elini dokundurduğunda bilinç altıyla yanmama emrini verirsen ki konsantre diye bişi var yanmazsın hadi olumsuz bi durumda bunu çok fazla örnek göstermeyelim çünkü bu kolay değildir ama olumlu birşeyde yani zevk alma konusunda tamamen psikoloji vardr.yani bi insana şekeri verseniz ve zorla verseniz istemeden emse sırf bu yüzden ondan tat almaz.deneyin isterseniz.mesela canınızın sıkkın olduğu bi zamnda etfaınızdakilerin güldükleri size komik gelmez,annenzin her zamn beğenerek yediğiniz yemekleri de size güzel gelmez tat almazsınız ondan vs vs…. yani zevk konusu tamamen bilinç meselesidir.ve bir haramı zorla yapmak da asla haramı bilen bi insana zevk vermez.
islam hukukun da azimet ve ruhsat vardır yani kesin ve genel hükümlere azimet denir ve bunlara herkes uymak zorundadır,ruhsat ise asıl hüküm değildir,asıl hükmü yerine getrmek imkansız olduğunda ikinci derece de gecerli olan hükümdr ki azimet haram kılınan bişeyse bu konuda ruhsat olsa dahi onun haramlığını ortadan kaldırmaz.yani zaruret ya da güçlük durumunda ruhsata uyulabilir,yapılanın haramlığı devam ederken yapılan şey diyebiliriz.
Darda kalanın murdar hayvan ve benzeri şeylerden yiyebileceği miktar kendisini ölümden kurtaracak ve hayatını sürdürecek kadar olan miktardır. Bu konuda görüş birliği vardır. Ancak doyma konusunda Hanefiler doyuncaya kadar yiyemez, çünkü zarûret sebebiyle helâl kılınan, zarûreti gideren miktardır, daha fazlası değildir, demişlerdir.21 Mart 2008: 20:45 #685682Anonim
Hanne;1878 wrote:bence bu fiziksel diil psikolojik bir durum yani sobaya elini dokundurduğunda bilinç altıyla yanmama emrini verirsen ki konsantre diye bişi var yanmazsın hadi olumsuz bi durumda bunu çok fazla örnek göstermeyelim çünkü bu kolay değildir ama olumlu birşeyde yani zevk alma konusunda tamamen psikoloji vardr.yani bi insana şekeri verseniz ve zorla verseniz istemeden emse sırf bu yüzden ondan tat almaz.deneyin isterseniz.mesela canınızın sıkkın olduğu bi zamnda etfaınızdakilerin güldükleri size komik gelmez,annenzin her zamn beğenerek yediğiniz yemekleri de size güzel gelmez tat almazsınız ondan vs vs…. yani zevk konusu tamamen bilinç meselesidir.ve bir haramı zorla yapmak da asla haramı bilen bi insana zevk vermez.
islam hukukun da azimet ve ruhsat vardır yani kesin ve genel hükümlere azimet denir ve bunlara herkes uymak zorundadır,ruhsat ise asıl hüküm değildir,asıl hükmü yerine getrmek imkansız olduğunda ikinci derece de gecerli olan hükümdr ki azimet haram kılınan bişeyse bu konuda ruhsat olsa dahi onun haramlığını ortadan kaldırmaz.yani zaruret ya da güçlük durumunda ruhsata uyulabilir,yapılanın haramlığı devam ederken yapılan şey diyebiliriz.
Darda kalanın murdar hayvan ve benzeri şeylerden yiyebileceği miktar kendisini ölümden kurtaracak ve hayatını sürdürecek kadar olan miktardır. Bu konuda görüş birliği vardır. Ancak doyma konusunda Hanefiler doyuncaya kadar yiyemez, çünkü zarûret sebebiyle helâl kılınan, zarûreti gideren miktardır, daha fazlası değildir, demişlerdir.evet metafizik fizikten üstündür ve psiklojimiz fiziğimize hükmedebilir, bu doğru, ancak dünyada bunu yapabilen benim bildiğim 3-4 kişi var.. 🙂 daha realist olursak bu forumu okuyan hiç kimse yokturki, soba yanarken elini sobaya yapıştırsında eli yanmasın.. yani istemeyle, fiziksel bi olayı engelleyebilsin…
“bi insana şeker verseniz ve zorla verseniz istemeden emse sırf bu yüzden tat almaz.deneyin isterseniz.” bu dediğine gercekten inanıyorsan elini sobaya değdir, bi sen dene bakalım, sonucu da bize bildir.
neyse konumuza gelirsek, ben yine diyorumki pis bir kokuyu istemesek te duyuyoruz. aynen öyle de istemesekte lezzet alınacak bi işten lezzet duyarız, ancak isteyerek yapıyormuşuz gibi yüksek olmayabilir o ayrı mesele ve lezzet aldığımız gerçeğini değiştirmez.
“bir haramı zorla yapmak da asla haramı bilen bir insana zevk vermez” demişsin.. “vermez” değil “vermemeli” olmalıydı ki böyle olduğunda hem fikiriz..
“islam hukukun da azimet ve ruhsat vardır yani kesin ve genel hükümlere azimet denir ve bunlara herkes uymak zorundadır,ruhsat ise asıl hüküm değildir,asıl hükmü yerine getrmek imkansız olduğunda ikinci derece de gecerli olan hükümdr ki azimet haram kılınan bişeyse bu konuda ruhsat olsa dahi onun haramlığını ortadan kaldırmaz.yani zaruret ya da güçlük durumunda ruhsata uyulabilir,yapılanın haramlığı devam ederken yapılan şey diyebiliriz.
Darda kalanın murdar hayvan ve benzeri şeylerden yiyebileceği miktar kendisini ölümden kurtaracak ve hayatını sürdürecek kadar olan miktardır. Bu konuda görüş birliği vardır. Ancak doyma konusunda Hanefiler doyuncaya kadar yiyemez, çünkü zarûret sebebiyle helâl kılınan, zarûreti gideren miktardır, daha fazlası değildir, demişlerdir.”burasıyla ilgili zaten hem fikiriz..
21 Mart 2008: 20:53 #685684Anonim
@Tarihci 1959 wrote:
“bi insana şeker verseniz ve zorla verseniz istemeden emse sırf bu yüzden tat almaz.deneyin isterseniz.” bu dediğine gercekten inanıyorsan elini sobaya değdir, bi sen dene bakalım, sonucu da bize bildir.
soba örneğinin basit olmadığını belirtmiştim zaten.ayrıca verdiğim şeker örneğini nede sobada uygulatıyorsunuz onu kavrayamadım.şeker örneğinde kararlıyım çikolataya bayılırım normalde ama canım istemiyor da baskaları tarafından zorlandığım için yiyorsam bırakın lezzeti midem bulanır ondan.
neyse size göre cümlelerle oynayınca madem hem fikiriz o zamn no proplem:p
fikrinize saygı duymalıyım ki duyuyorum:)
21 Mart 2008: 21:38 #685694Anonim
Hanne;1961 wrote:soba örneğinin basit olmadığını belirtmiştim zaten.ayrıca verdiğim şeker örneğini nede sobada uygulatıyorsunuz onu kavrayamadım.şeker örneğinde kararlıyım çikolataya bayılırım normalde ama canım istemiyor da baskaları tarafından zorlandığım için yiyorsam bırakın lezzeti midem bulanır ondan.neyse size göre cümlelerle oynayınca madem hem fikiriz o zamn no proplem:p
fikrinize saygı duymalıyım ki duyuyorum:)
şeker örneğini sobayla bağdaştırmamı -kendi ifadenle- kavramamışsın;
Beyin, vucudun gönderdiği sinyalleri yorumlar ve bu şekilde bizde his meydana gelir. örneğin ağzmıza şekerli bir şey aldığımızda dilimizin şeker alıcıları uyarılır ve sinirler bu uyarıları elektirik sinyallerine çevirirler ve bu sinyaller beyine ulaşır, orda tat alma kısmında bu sinyaller algılanıp yorumlanır ve biz tatlılık hissi duyarız.
aynı sistemle elimizin üzerindeki sinirler sıcaklığı algılayıp beyine iletirler, beyinde bu sinyalleri alıp yorumlar ve elin ilgili bölümünün ısındığı veya daha şiddetliyse yandığı hissi bizde meydana gelir..
yani işlem aynı işlem,, konsantre olup, dilindeki sinirlerin beynine ilettiği tatlılığı duymayabiliyorsan, ki bu mümkün, aynı şekilde yanma hissini de duymayabilirsin, arada işlemsel ve sistematik olarak hiçbir fark yok. ama dediğim gibi bunu şu an dunyada sayılı insan yapabiliyor..
cümlelerle oynamak demekle kastettiğin zannediyorumki, “zevk vermez” tabirini “zevk vermemeli” şekline dönüştürüp bu şekilde olduğunda hem fikiriz dememle ilgili..
evet bu cümlenin yargısını değiştiren bir kelime olduğundan önemli, bir kelime çok şeyi değiştirir.. burada da tüm cümle aynı olmasına karşın sondaki kelime senin dediğin gibi olursa başkadır benim dediğim kelime sonda olursa bambaşkadır, kastettiğim manayı vermek için bütün cümleyi yeniden kurmama gerek yok, sondaki kelimeyi değiştirerek bunu yapabiliyoruz, işin kısası varken uzununa ne hacet..26 Mart 2008: 19:03 #686239Anonim
sonuc ?
27 Mart 2008: 22:23 #686305Anonim
herkes kainatı kendi ainesiyle görür demiş üstad…
28 Mart 2008: 18:51 #686413Anonim
Hadim;1242 wrote:Araştırmalara göre en lezzetli et insan etiymiş kardeş,afiyetle yerdin :):)merak ettim şimdi bu araştırmayı nasıl yapmışlar acaba…:D
28 Mart 2008: 18:54 #686414Anonim
ebrar172;3304 wrote:merak ettim şimdi bu araştırmayı nasıl yapmışlar acaba…:Dtoprak yiyerek olabilirmi? 😀 :p
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.