• Bu konu 3 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #638776
    Anonim

      arkadaslar ayni konu ama sahabeler farkli kafam iyice karisti simdi okudugum 2 ayni konuyu sizelere de yolluyorum

      sizce bahsi gecen sahebe hangisi (Ebû Zerr r.a.)mi yoksa (Amr Ibni As )

      mi ?

      AHDE VEFÂ, FAZİLET VE KEREM

      Hz. Omer arkadaslariyla sohbet ederken, huzura uc genc girerler. Derler ki :
      -“Ey halife, bu aramizdaki arkadas bizim babamizi öldürdü.

      Ne gerekiyorsa lutfen yerine getirin.” Bu soz uzerine Hz.Omer suclanan gence donerek :
      – Soyledikleri dogru mu diye sorar , Suclanan genc der ki :
      -evet dogru.

      Bu soz uzerine Hz Omer anlat bakalim nasil oldu diye sorar:

      Bunun uzerine genc anlatmaya baslar, der ki :

      -“Ben bulundugum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanim ailemle
      beraber gezmeye ciktik, kader bizi arkadaslarin bulundugu yere getirdi.
      Afedersiniz hayvanlarimin arasinda bir guzel atim var ki donen bir defa daha
      bakiyor, hayvana ne yaptiysam bu arkadaslarin bahcesinden meyva koparmasina
      engel olamadim, arkadaslarin babasi icerden hisimla cikti atima bir tas atti
      atim oracikta oldu. Nefsime bu durum agir geldi, ben de bir tas attim,
      babasi oldu. Kacmak istedim fakat arkadaslar beni yakaladi, durum bundan
      ibaret” dedi.

      Bu soz uzerine Hz Omer

      -“Soyleyecek bir sey yok, bu sucun cezasi idam.Madem sucunu da kabul ettin”
      dedi.
      Bu sozden sonra delikanli soz alarak
      -“Efendim bir özrüm var” diyerek konusmaya basladi
      – “Ben memleketinde zengin bir insanim, babam rahmetli olmadan bana epey bir
      altin birakti.Gelirken kardesim kucuk oldugu icin saklamak zorunda kaldim.
      Simdi siz bu cezayi infaz ederseniz yetimin hakkini zayi ettiginiz icin
      Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana uc gun izin verirseniz ben emaneti
      kardesime teslim eder gelirim, bu uc gun icinde yerime birini bulurum” der.

      Hz. Omer dayanamaz der ki :
      -“Bu topluluga yabanci birisin, senin yerine kim kalir ki?!”

      Sozun burasinda genc adam ortama bir goz atar, der ki:

      – “Bu zat benim yerime kalir.” O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi
      arkadaslarindan daha yasarken cennetle mujdelenen Amr Ibni As’ dan baskasi
      degildir. Hz.Omer Amr’a donerek,

      – “Ey Amr, delikanliyi duydun” der. O yuce sahabi
      -“Evet, ben kefilim” der ve genc adam serbest birakilir.
      Ucuncu gunun sonunda vakit dolmak uzere ama gencten bir haber yoktur.
      Medine’nin ileri gelenleri Hz. Omer’e cikarak genc’in gelmeyecegi,

      dolayisiyla Amr Ibni As’a verilecek idam yerine maktulun diyetini vermeyi
      teklif ederler, fakat gencler razi olmaz ve babamizin kani yerde kalsin
      istemiyoruz derler.

      Hz. Omer kendinden beklenen cevabi verir der ki :

      “Bu kefil babam olsa farketmez cezayi infaz ederim.”

      Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet icerisinde der ki :

      -“Biz de sozumun arkasindayiz.”

      Bu arada kalabalikta bir dalgalanma olur ve insanlarin arasindan genc
      gorunur. Hz. Omer gence donerek derki evladim gelmeme gibi onemli bir
      nedenin vardi neden geldin?” Genc vakurla basini kaldirir ve (gunumuz insani
      icin pek de onemli olmayan)

      AHDE VEFASIZLIK ETTI ” demeyesiniz diye geldim der.

      Hz.Omer basini bu defa cevirir ve Amr Ibni As’a der ki :

      -“Ey Amr, sen bu delikanliyi tanimiyorsun nasil oldu onun yerine kefil
      oldun”.
      Amr Ibni As vakurla kanimizi donduracak bir cevap verir,

      -“Bu kadar insanin icerisinden beni secti.

      INSANLIK ÖLDÜ “dedirtmemek icin kabul ettim” der.

      Sira genclere gelir, derler ki :
      -“Biz bu davadan vazgeciyoruz.”
      Bu sozun uzerine Hz Omer :
      -“Ne oldu, biraz evvel babamizin kani yerde kalmasin diyordunuz ne oldu da
      vazgeciyorsunuz?”der.

      Genclerin cevabida dehsetlidir :

      -” MERHAMETLI INSAN KALMADI ” demeyesiniz diye …

      BENDE SIZE BU YAZIYI YOLLUYORUM.
      GUZEL YAZI PAYLASAN KALMADI ” demesinler diye. 🙂




      …………………………………………………………………………………………………………………..


      AHDE VEFÂ, FAZİLET VE KEREM

      Bir gün Hz. Ömer (r.a.) ashâb-ı kirâmın ileri gelenleriyle birlikte bulunduğu bir sırada iki delikanlı huzura girmişler… Kollarından sımsıkı tuttukları yakışıklı ve mert tavırlı, temiz giyinmiş bir genci halîfeye getirmişlerdi.

      Maksatlarını şöyle anlattılar:

      *** Biz iki kardeşiz; ahlâkının güzelliğiyle kabîlesi arasında pek sevilen babamız bugün bahçesinde dolaşmakta, meyve toplamaktayken bu genç tarafından öldürüldü. Hak ve adâletin yerine getirilmesi için size getirdik.

      Hz. Ömer (r.a.) gence sordu:

      *** İşittin değil mi? Ne cevap vereceksin?

      Delikanlı büyük bir vakar, ciddiyet ve sekînetle şu cevabı verdi:

      *** Ey mü’minlerin emîri! Bu iki genç doğru söylüyor. Fakat müsâade ederseniz hâdiseyi bir de ben anlatayım. O zaman ne emir buyurursanız, adâlet ondadır.

      *Ben bir çöl adamıyım. Âilemi alarak buralara gezmeye gelmiştim. Tuttuğumuz yol bizi bahçeler arasına sevk etti. Atlarım, kısraklarım beraberimde idi. İçlerinde asil bir at vardı ki, diğerlerinin ortasında endâmını, yürüyüşünü görüp de meftûn olmamak mümkün değildi. Bahçelerden birinin duvarlarından sarkmış bir dal, hayvanın içini çekmiş olacak ki, boynunu uzatıp daldan kopardı. Derhal atı tutup çektim. Bu sırada duvar kenarından bir ihtiyarın öfkeli öfkeli gelmekte olduğunu gördüm. Yüzü sert ve bir kaplan kadar kızgındı. Elinde bir taş vardı. Taşı ata doğru fırlattı. Gözün bakmaya bile kıyamadığı o güzel hayvan, o anda bir tarafa yığılıverdi; öldü! Bu hâl karşısında kendimden geçtim. Hemen taşı alıp ben de o adama attım. Eceli gelmiş olacak ki, o da bir feryâd ile oracıkta can verdi. Kaçmak istemedim değil; fakat bu delikanlılar benden atik davrandılar, yakalayıp işte huzurunuza getirdiler. Hz. Ömer (r.a.):

      *** Anlaşıldı… Cinâyetini itiraf ettin; kısas lâzım geldi, buyurdu… Delikanlı
      aynı vakar ve ciddiyetle:

      *** Mâdemki şerîatın hükmü budur, dedi, halîfenin emrine itaat gerekir. Fakat benim bir küçük kardeşim var. Ölen babamız ona hayli para ayırmıştı. “Oğlum! Bunlar kardeşinindir ve büyüyünceye kadar bunun muhâfazası sana aittir” demişti. Ben bu paraları bir yere gömdüm, yerini benden başka kimse bilmez. Eğer şimdi kısas hükmünü yerine getirirseniz, o para orada kalır. Yetimin hakkı zâyi‘ olur. Yarın âlemlerin Rabb’inin huzurunda, o yetimcik, hakkını isteyince ben belki özür dileyebilirim. Ama üç gün müsâade buyurursanız, gider, o emâneti güvenilebilir bir adama teslim ettikten sonra döner gelir, kendimi size teslim ederim. Bu hususta bana kefil de bulunur.

      *** Cenâb-ı Fâruk (r.a.) bir müddet düşündükten sonra:

      *** Kim bu gence kefil olur? buyurdu. Delikanlı bir an mecliste bulunanlara dikkatle baktı. Sonra Ebû Zerri’l-Gıfârî (r.a.) hazretlerini göstererek:

      *** “İşte bu zât!” dedi. Hz. Ömer (r.a.):

      *** Yâ Ebâ Zerr! Bu delikanlıya kefil olur musun? diye sordu. Ebû Zerr (r.a.):

      *** Evet, üç güne kadar döneceğine kefilim, cevabını verdi. Kadr u kıymetinin yüksekliğiyle ashâb-ı kirâm arasında bile imtiyazlı bir mevkii olan Ebû Zerr hazretlerinin kefâleti, tabiatıyla dâvâcılarca da makbul ve kâfi idi.
      *Genç serbest bırakıldı. Aradan üç gün geçti. Mühlet bitmek üzere idi. Dâvâcı gençler gelmişlerdi. Ebû Zerr hazretleri de hazırdı; fakat delikanlı ortalıkta yoktu. Dâvâcı gençler:

      *** Yâ Ebâ Zerr! Kefâlet ettiğin şahıs nerede? Hiç giden gelir mi? Biz ise, sen kefilliğini yerine getirmedikçe yerimizden kımıldamayız, dediler. Ebû Zerr hazretleri:

      *** Daha vakit var, hele müddet bitsin. Delikanlı dönmediği takdirde, Allah hakkı için kefâlet hakkının icrâsına hazırım! dedi. Hz. Ömer (r.a.) de:

      *** Delikanlı gelmezse, Cenâb-ı Hakk şâhid olsun ki, ben de dînin hükmünü infâz ederim, buyurdu.

      *Ebû Zerr (r.a.), ahlâkının güzelliği ve takvâsıyla ümmetin göz bebeği idi. Bütün ashâp ümitsizlik içinde Ebû Zerr (r.a.) için ağlıyordu. Dâvâcı gençlere “diyet” teklif ettiler; fakat gençler kabul etmiyor; kısasta ısrâr ediyorlardı. Nihâyet vakit dolmuş, ashâb-ı kirâmın hayret ve heyecânı son hadde ulaşmıştı. Tam o sırada delikanlı çıkageldi. Yüzünden ter taneleri dökülüyordu. Nefes nefese anlattı:

      *** Yetimi dayısına teslim ettim ve ona paraların bulunduğu yeri gösterdim; fakat ancak gelebildim. Görüyorsunuz hava çok sıcak ve yerimiz de hayli uzaktır.

      *Ashâb-ı kirâm delikanlının ahdine vefâsına hayran kaldılar ve bunu kendisine açıkladılar. Delikanlı:

      ((((*** Mert olan sözünde durur, diye cevap verdi önce. Sonra da, kim ölümden kurtulur? “Dünyada ahde vefâ kalmadı” sözünü söyletir miyim? dedi.

      Mertliğin bu kadar parlak bir misâlini veren delikanlının âile ve kabîlesi hakkında, Ebû Zerr hazretlerinden bilgi istendi. Büyük sahâbî şu cevabı verdi:***))))

      ((((*** Ben bu delikanlıyı tanımam. Emîru’l-mü’minînin huzurunda ve birçok ashâb-ı kirâm arasında yaptığı teklifi reddetmeyi mürüvvete uygun bulmadım. “Âlemde fazilet kalmamış mı denilsin?”***))))

      Bu ulvî tablo karşısında dâvâcı gençler derhal dâvâlarından vazgeçtiler. Babalarının diyeti verilmek istendiği zaman da cevapları şu oldu:

      ((((*** Biz Allah rızâsı için dâvâmızdan vezgeçtik. “Dünyada kerem sahipleri kalmadı mı denilsin?***))))

      *****

      ****Kendimizi bir yoklayalım mı; ne dersiniz?! Acaba ahde vefâdan, faziletten ve keremden hangileri kaldı? Yoksa her bireri uçup gittiler mi?

      #688904
      Anonim

        :confused::confused::confused:
        eee hangisi şimdi…ikiside aynı…

        #688866
        Anonim
          ebrar172;10633 wrote:
          :confused::confused::confused:
          eee hangisi şimdi…ikiside aynı…

          😀 ebrar172 konu ayni ama sahebeler farkli yazilmis tekrar okuyun :p

          #688867
          Anonim

            okudum işte ikisinide …google dan baktım bi kaç yere benim baktığım yerlerde ebu zer olarak geçiyo…

            #688838
            Anonim
              ebrar172;10644 wrote:
              okudum işte ikisinide …google dan baktım bi kaç yere benim baktığım yerlerde ebu zer olarak geçiyo…

              bende bu yaziyi okudum sonra tesadufen baska bir forumda ayni yaziyi gordum sonra baska foruma girdim orda amr bin r.a ilk okudugumda da ebu zeril giffari r.a :rolleyes:

              gerci onemli olan mesaj ama yinede aydinlanmakta yarar var :p

            5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.