• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #653973
    Anonim

      İslâm’ın dertlisi

      Feregat ve fedakârlığın doruk noktasını ifade eden, şu mısraları müteaddit defalar, iri harflerle bana yazdırarak, odasına bir levha halinde asmıştı:

      “Muarradır, feza-yı feyzimiz şeyn-i temennadan
      Bize dad-ı ezeldir, zîrden, bâlâdan istiğna
      Çekildik, neşve-i ümitten, tûl-u emellerden
      Öyle mecnunuz ki; ettik vuslat-ı leyladan istiğna.”

      Kara sevda

      Kendisini tedavi etmek isteyen doktorlara:

      “Ben Risale-i Nur’larla insanların ve İslâmların imanını kurtarmaları için gece-gündüz çalışma diye bir kara sevda hastalığına tutulmuştum. Sizin tıbbiyenizde, doktorluğunuzda ‘kara sevda’ hastalığının ilacı ve tedavisi var mıdır?” diye sorular yöneltiyordu.

      Uzun, ince, tığ gibi ve gerilmiş yay gibi bir vücut.

      Her zaman, ayakta ve yatakta üzerindeki elbiseleri, her an sefere hazır akıncı fedâilerin ruh halinde bir fedâi.

      Daima düşünen, nurların tefekkür dünyasında yaşayan bir bahadır.

      Düşman karşısında, İslâm askerlerinin önünde kılıç sallayan, Osmanlı paşaları gibi, cevvaliyet ve hareket dolu.

      Bahtsız insanların, Kur’an talebelerini sanki birer adi suçlu gibi çamurlu ayaklarıyla, evlerindeki tertemiz halıların üzerlerinde dolaşarak alıp gittikleri günlerde, Selimler’in, Sinanlar’ın edası içinde, İstanbul’daki Fatih-Yavuz Selim durakları arasında, kaldırımlarda bir yürüyüşü vardı ki… bazı görülen, yaşanan ve tadılan durumlarını, ne anlatmak ne de yazmak mümkün değildir!

      Son Şahitler (Cilt 3)
      sorularlarisaleinur.com

      #744747
      Anonim
        Quote:
        “Ben Risale-i Nur’larla insanların ve İslâmların imanını kurtarmaları için gece-gündüz çalışma diye bir kara sevda hastalığına tutulmuştum. Sizin tıbbiyenizde, doktorluğunuzda ‘kara sevda’ hastalığının ilacı ve tedavisi var mıdır?”

        O erler ki, gönül fezasındalar,
        Toprakta sürünme ezasındalar.

        Yıldızları tesbih tesbih çeker de,
        Namazda arka saf hizasındalar.

        İçine nefs sızan ibadetlerin,
        Birbiri ardınca kazasındalar.

        Günü her dem dolup her dem başlayan,
        Ezel senedinin imzasındalar.

        Bir ân yabancıya kaysa gözleri,
        Bir ömür gözyaşı cezasındalar.

        Her rengi silici aşk ötesi renk;
        O rengin kavuran beyzasındalar.

        Ne cennet tasası ve ne cehennem;
        Sadece Allah’ın rızasındalar.

        NFK

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.