- Bu konu 5 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
28 Mart 2010: 19:24 #661740
Anonim
Selamun aleykum.
Lemalar mecmuasinda üstad hz buyuruyor ki : Insanin rizki yerinde durur, ona ” gel beni ara ve bul al der ” Rizkini alamayan, aramasinimi bilmez yoksa bulmusturda bulduguyla mi yetinmez? Bu konuda ki fikirleriniz nedir kardesler? Bu sözü nasil anlamaliyiz?4 Nisan 2010: 12:44 #768828Anonim
El cevap ?
4 Nisan 2010: 17:39 #718283Anonim
@Eclairs 187670 wrote:
Selamun aleykum.
Lemalar mecmuasinda üstad hz buyuruyor ki : Insanin rizki yerinde durur, ona ” gel beni ara ve bul al der ” Rizkini alamayan, aramasinimi bilmez yoksa bulmusturda bulduguyla mi yetinmez? Bu konuda ki fikirleriniz nedir kardesler? Bu sözü nasil anlamaliyiz?
ve Aleykum Selam,
her iki sorunuzun cevabıda “evet” tir mübarek, kişi ya aramayı bilmez, yada kannati,
biraz geniş ve uzun olacak ama, şöyle düşünebiliriz,malumumuz, kainat esma tecellilerinden müteşekkil. ve bir olay veya bir eşya sadece bir isme ayinedarlık vazifesi görmüyor, belki öne çıkan bir isim var ama onunla birlikte bir çok isimde arka planda tecelli buluyor.
Eğer Rezzak ism-i celîli varsa, ve bu ismin manası rızık vermekse, Allah hiçbir ayrım gözetmeden, rızka muhtaç olan herşeyin rızkını verir. bu onun Adl isminin iktizası olduğu gibi, sair isimlerinin de iktizasıdır.eğer Allah herkesin ve herşeyin rızkını veriyorsa, rızkını alamadığını, bulamadığını düşünen birisi için durum nedir diyorsunuz,
ilkin, olaya biraz genel bakıp şunu ifade edelim, insan sadece mideden oluşan bir varlık değil, ruhu, aklı, kalbi, bir çok latifeleri ve bir çok özellikleri var
ve her birisi rızka muhtaç.
ibadetlerimiz; marifetullahta, ilim öğrenmekte kat ettiğimiz yollar, ruhumuza, kalbimize ihtiyacı olan rızkın verilmesine vesile olduğu gibi,
diğer latifelerin doyurulması için de, durumlarına göre vesileler yaratılmış.gelelim midemizi ve bedenimizi doyurmaya,
vucudun ihtiyacı olan besin, bizim günlük tükettiğimiz besine kıyasla çok daha az olduğunu,
çok daha az rızıkla da bu bedenin çalışabileceğini, hatta daha sağlıklı olacağını,
efendimiz’in a.s.v, sahabe efendilerimizin, diğer peygamberlerin ve evliya kulların yaşayışlarından görüyoruz.daha çoğunu, daha çeşitlisini isteyen nefis, eğer ben rızkımı bulamıyorum, alamıyorum diyorsa,
ne kadar istediğine ve bunun karşılığında ne verdiğine bakmalıRab ism-i celîl i, bir amaç doğrultusunda yaratılan herşeyin, o amaca ulaşması için gerekenleri vereceğini vaad eder ve verir.
bu “verme” bazı sebeblere bağlanmış olabilir, kişi alamadığını düşünüyorsa,
hangi miktarı istediğini,
o miktar için gereken sebebleri bir araya getirerek duasını yapıp yapmadığını kontrol ederse,
rızka ulaşamamakta sorumlu olanın kendisi olduğunu görecektir.6 Nisan 2010: 21:05 #712776Anonim
Allah razi olsun nuktepira kardesim.Cok muthis aciklamissiniz,ben soruyu sorarken , konunun sadece maddi boyutunu ele alaraktan sormustum.Siz manevi boyutunuda bizlere sunarak mutaalanin getirdigi guzellikleri sundunuz .Rabbim razi ve hosnut olsun.
Diger arkadaslarda bu konuda kendi anladiklarini bi kac cumleyle izah ederlerse , daha zengin fikirlerle bakisimizi genisltir, yeni ufuklara yelken acariz insallah.6 Nisan 2010: 21:16 #712269Anonim
Risale i nurlari okumanin rizki arttirdigi ve maddi manevi bereket ihsan ettigini soyluyor üstad hazretleri.Bu konuda bizzat kendi yasadiginiz örnekler varmidir ? veya nur dairesi içerisinde örnekler sunabilir misiniz ?
7 Nisan 2010: 17:24 #768958Anonim
@Eclairs 188617 wrote:
Risale i nurlari okumanin rizki arttirdigi ve maddi manevi bereket ihsan ettigini soyluyor üstad hazretleri.Bu konuda bizzat kendi yasadiginiz örnekler varmidir ? veya nur dairesi içerisinde örnekler sunabilir misiniz ?
Kastamonu Lahikasinda üstad Bediuzzaman hz. bu konuda bi cok örnek siralamistir,
Bunlardan bazilarini aktarmaya çalisacagim, arkadaslar eklenti yapmak isterlerse buyursunlar :“Hem, dört ay evvel bize bir parça tarhana getiren Risale-i Nur şakirtlerinden Fuad’ın, İstanbul’a gidip, otuz gün tehirinden, geç kalmasından endişe ettiğimiz aynı günde, onun tarhanası bittiği aynı günde gelmesi tevafuk etti.”
“Bir zaman, Barla’da bir zat, ağaçtan bir kutuda, cevizli bir tatlı bana göndermişti. Mukabilini verdiğim o bir buçuk kilo lokmalardan hergün altışar tane ben kendim yerdim ve bazan o kadar ve daha ziyade başkalara teberrük olarak verirdim. Sıddık Süleyman bu hadiseyi belki tahattur eder. Bir aydan ziyade devam etti. Sonra, merhum Galip Beyle hesap ettik, onun beş altı misli bereket içinde olduğuna kanaatimiz geldi.”
“Biz Nurun hizmetinde çalıştıkça hem maişetçe, hem istirahat-i kalbce bir genişlik, bir ferah zahir bir surette hissediyoruz.”
Kendi yasadigim degilde, yurtdisina hicret etmis bir baska kardesimizin bir anisini paylasmak isterim :Gün içerisinde 3 farkli yerde sohbet verecek olan bu kardesin cebinde sadece 5 (euro) bulunuyor.
Ve hatirladigi kadariyla , bir otobus bileti 2,5 (euro), yani sadece 2 sohbet yerine gidebilecek miktarda parasi var cebinde , ve aksama gelecek olan misafirleri için bu parayla ayni zamanda eve ekmek almasi gerekiyor 🙂
kardes diyor 3 yere nasil , hangi parayla gidecegimi bilmiyorum ama bismillah deyip ciktim yola. Otobuse binip bilet alacaginda ,otobusun tiklim tiklim oldugunu görüyor ,durum boyle olunca söföre ulasamiyor bileti almak icin ve son binenlerin hic biri bilet kullanamiyor.1.sohbet yerina variyor.Burdan 2.ve 3. yere ulasmak için de talebelerinden biri arabayla götürüyor kardesi(hocamizi).
Aksama dogru eve gelince , elde duran bu 5 (euro) ile kardes gelecek misafirleri için ekmek alabiliyor.
Bu zamanda bu sartlar olabiliyormu diyeceksiniz belki ama, hicret adina yola cikan kardesler bi cok zorlukla karsilasiyor. Rabbim adina atilan adimlarda, O(c.c) kulunu yanliz birakmiyor.
Selam ve dua ile…
9 Nisan 2010: 20:44 #769099Anonim
baska örnek sunabilecek kardesler yokmu?
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.