• Bu konu 24 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
11 yazı görüntüleniyor - 16 ile 26 arası (toplam 26)
  • Yazar
    Yazılar
  • #814549
    Anonim

      Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız

      İlk dersime başladım 🙂

      #814550
      Anonim

        Allah Razı olsun çok faydalı olmuş.

        “Her hayrın başı bismillahdır” demesi icab ederken O “Bismillah her hayrın başıdır.”ifadesini kullanarak sözüne bismillah ile başlamış oluyor.

        Birinci Söz’e Onunla (Bismillah) başladığı gibi aynı zamanda dersini de vererek Ona (Bismillah) başlamış oluyor.

        Ben öylesine okuyordum bu nüansları farketmeden gazete gibi okuyordum maalesef
        Bir kelimenin yerinin manaya etkisi.. Ona başlaması.. mükemmel. İnsanda farkındalık olacak işte çok teşekkür ediyorum benim uyuşmuş aklımı düşünmeye sevkettiniz.

        #814551
        Anonim

          Nasıl ki çölde bir düşmanla karşılaşsak kaçacak ve saklanacak yer bulamayız; aynı şekilde dünyada da o kadar çok düşmanlarımız var ki kaçmak ve saklanmak nerdeyse mümkün değil. Günahlar afaki ve enfüsi dünyamızı sarmış, nefsimiz her an kötülükleri arzuluyor, şeytan zaten her an iş başında. Hal böyle olunca nasıl çölde kendini muhafaza etmek ve eşkıyalardan kendini korumak için bir kabile reisinin ismini almak gerekir; aynen onun gibi dünya çölündeki tehlikelere karşı da Allah’ın adıyla hareket etmek gerektir.
          Düşmanlarımız nisbetinde aciz, ihtiyaçlarımız nisbetinde de fakiriz.

          Sahra ve şakileri sadece sadece zor bir durum diye düşünmüştüm kaçacak yeri olmamak hiç aklıma gelmemişti.
          Günahlar afaki ve enfüsi dünyamızı sarmış, nefsimiz her an kötülükleri arzuluyor, şeytan zaten her an iş başında. Evet sahra örneği tam uygun. isim almadan kurtulmamız imkansız.

          #814552
          Anonim

            Fikir kısmına değinebilir miyiz?

            Ortada, bu kıymettar harika-i san’at olan nimetler Ehad, Samed’in mucize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir.

            Bismillah deyince fikretmiş olmuyor muyuz?

            #814553
            Anonim

              @müzahref 420734 wrote:

              Fikir kısmına değinebilir miyiz?

              Bismillah deyince fikretmiş olmuyor muyuz?

              Ortada, bu kıymettar harika-i san’at olan nimetler Ehad, Samed’in mucize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir.

              Fikrin ne olduğunu Ustad r.a. burada açıklamış. Allah’ın esma ve sıfatlarını hususan bunları içine alan besmeleyi zikir ederken tefekkür etmek fikirdir. Yoksa sadece zikir olarak kalır.

              #814554
              Anonim

                Önce zikir sonra fikir olması da değişik değil mi?
                Esasen düşünmediğimiz şeyi söyleyemeyiz fakat zikrettiğimiz zaman da aklımıza gelir. Zikir bir alışkanlık oluyor demekki düşünmek içinde olmayabiliyor öyle mi? Belki ondan ayrılar.

                #814555
                Anonim

                  @müzahref 420734 wrote:

                  Fikir kısmına değinebilir miyiz?

                  Bismillah deyince fikretmiş olmuyor muyuz?

                  Pazarcıdan meyve-sebze alıyoruz, parasını verdiğimiz halde teşekkür ediyoruz. Bu şekildeki basit alışverişlerimizi bile eşle dostla paylaşıyoruz çok zaman. “Filan yerden aldım, şu fiyata aldım” gibi küçük maceralarımızı tazelendiriyoruz. Halbuki o nimetler, bizim önümüze gelene kadar olup biten her şey, vesiledir, sebebtir. Yoksa bize nimetleri onlar veriyor değil. Hal böyle iken, en az insanlara anlatıp konuştuğumuz kadar Allahı da akla getirmek gerekir. “Bu nimeti Cenab-ı hak bana şu yolla verdi, filan kişinin eliyle verdi, yoksa ben bunu ne yapmaya, ne de Allah müsaade etmezse almaya muktedir değilim ve ne de bana getirenler O nimetlerin hakiki sahibi ve beni nimetlendiren kişiler değiller” şeklinde tefekkür yolculuğuna girmek, hem vazifemiz, hem de Mün’im-i Hakikinin bizdeki hakkıdır. Sadece zikir eksik kalır.

                  @müzahref 420743 wrote:

                  Önce zikir sonra fikir olması da değişik değil mi?
                  Esasen düşünmediğimiz şeyi söyleyemeyiz fakat zikrettiğimiz zaman da aklımıza gelir. Zikir bir alışkanlık oluyor demekki düşünmek içinde olmayabiliyor öyle mi? Belki ondan ayrılar.

                  Zikir anmak, hatırlamak, düşünmek manasındadır. Bu hem lisanen, hem kalben, hem de aklen mümkündür. Baştaki Bismillah ı lisanen söylüyoruz, ortada aklen zikrediyoruz..

                  #814556
                  Anonim

                    Evet sadece tezgahtara teşekkür etmek demek..halbuki yetiştiren toplayan getirenler de teşekkürü hak ediyor.
                    Allah diğer Esmaları da tefekkür etmemizi istiyor.
                    Talha hocam da aynı şeyi söyledi ama, misalle daha iyi anlıyorum.
                    Teşekkür ediyorum.

                    #814557
                    Anonim

                      @müzahref 420743 wrote:

                      Önce zikir sonra fikir olması da değişik değil mi?
                      Esasen düşünmediğimiz şeyi söyleyemeyiz fakat zikrettiğimiz zaman da aklımıza gelir. Zikir bir alışkanlık oluyor demekki düşünmek içinde olmayabiliyor öyle mi? Belki ondan ayrılar.

                      Evet zikirden tefekküre gidildiği gibi tefekkürden zikire de gitmek mümkündür. Sizlerinde ifade ettiği gibi çeşit çeşit yemeklerle donatılmış soframızda yemekleri kemali lezzet içinde yeriz ve bu lezzetleri düşünürüz daha sonra bu düşünce dilimize zikir olarak geçer ya elhamdulillah deriz ya da “ya in’am ya in’am” deriz..

                      #816353
                      Anonim

                        [NOT]Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki, askere kaydolur, devlet namına hareket eder, hiçbir kimseden pervâsı kalmaz. Kanun namına, devlet namına der, her işi yapar, her şeye karşı dayanır.

                        Başta demiştik: Bütün mevcudat lisan-ı hâl ile “Bismillâh” der. Öyle mi?

                        Evet. Nasıl ki, görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet namına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinad eder.[/NOT]

                        Arkadaş! Herbir insanın bir nokta-i istinadı bulunduğuna nazaran,
                        istinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder.

                        Meselâ, büyük bir sultana istinadı olan bir nefer, bir şâhın yapamadığı bir işi yapar.
                        Çünkü, nokta-i istinadı şahtan büyüktür.

                        Evet, kudret-i ezeliye tarafından memur edilen baûda, yani sivrisineğin Nemrud’a olan galebesi;
                        ve bir çekirdeğin Fâlıku’l-Habbi ve’n-Nevâ tarafından verilen izin ve kuvvete binâen
                        koca bir ağacın cihazatını, malzemesini tazammun etmesi, yani içine alması
                        bu hakikati tenvir eden birer hakikattir.

                        Mesnevi-i Nuriye/Katrenin Zeyli/s.109

                        #816354
                        Anonim

                          Bismillah sadece hayırların başı olup asla haram ve günahların başında kullanılmaz. Bir harama başlarken besmele çekilirse kişi küfre girer. Mesela içki içerken, kumar oynarken ya da bunlar gibi bir haram işlenirken kişi bismillah derse o anda imandan çıkmış ve küfre girmiş olur.

                          Maalesf ki şu ahir zamanda bu çirkin amellere bulaşanlarda kullanır oldu ..sırf müslümanlara zulm etmek için:(

                        11 yazı görüntüleniyor - 16 ile 26 arası (toplam 26)
                        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.