- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
21 Mart 2011: 19:30 #669645
Anonim
وَ بِهِ نَسْتَعِينُStv camiasına uyarımız ve sorularımız..!
İslami fiil ve faaliyetleri eleştirenleriniz kimlerdir ? kimlerdendir ?
neyi eleştiriyorlar ? Ne adına eleştiriyorlar ?Mesela: İlk okul talebesi bir bacımız (buluğ çağına girdiği için) diyarbakırda
başını örterek okula gitti diye ona ‚‘provakatör‘‘
dediniz..! (deliliniz
ne ? ya değilse!?)Mesela: Ünüversitede okuyan bazı bacılarımız (insan hakları var, özgürlük var,
kadın hakları var, eşitlik var,diyerek) İnanclarının gereği (bediüzzaman(r.a)
kadının siperi ve kalası(tesettürü) çarşaftır diyor..) düşünerek Çarşaflı
okullarına gittiler diye onlara ‚‘ Provakatör‘‘ dediniz..!(deliliniz ne? Ya değillerse!? )Mesela: Risale-i nur Talebeleri olan Aczmendiler, Risale-i Nur’un programını
ehl-i sünnet itikadi ve ameli ölçülerinde, Risale-i Nur’un esaslarına uygun azim
ve samimiyetle tatbik ederlerken, onlara‘‘Provakatör‘‘ dediniz..!(deliliniz ne ? Ya değillerse!?),Hem Mesela:Tesettür için okullarda bacılarımız mücadele
verirken, Aczmendiler de (erkek ve hanım) tesettürlerinde islami ölçülerden
taviz vermeyerek onlara destek verirken, Aczmendilere provakator diyenler, geri
adım atılması yönünde telkinde bulunanlara mukabil, Aczmendiler
2 yıl hapsi göze alarak, mücadeleye devam etti ve AİHM den kılık kıyafet
ınkılabını fiilen bitiren kararı çıkarttı..! (ne acıdırki islamın hükmünü, insan haklarını ve kendi halkını dinlemeyenler, AİHM’nin her dediğini yapar olduklarından, kararı oradan çıkartmak zorunda kaldık)Tesettür adına mücadele verdiğini idda edipte, “Aczmendiler provake
etti” diyenlere soruyoruz!Madem hak ve hürriyetlerin kazanılmasında samimisiniz o halde böylesi
bir tarihi AİHM kararını gerekçe gösterip neden bacılarımızın tesettür
hürriyetlerine fayda sağlamıyorsunuz?Frenklerin libasına muhalefet adına 27 yıl inzivayı ihtiyar eden
ÜSTAD’ın kıyafet mücadelesindeki bu günki siz erkeklerin mağlup, perişan ve dayatmaları kabul etmiş
haliniz itibariyle, hanımların “çarşaf” emrine ittibasını profakatörlük olarak
telakki etmeniz anlaşılabilir olsada, peki bir türbanı dahi onlara çok mu
görüyorsunuz!?Bu yaptıklarınız yetmedi ‚‘şubat soğuğu’ diye bir dizi yayınladınız
saldırdınız..!Bu yetmedi ‚‘güz gülleri’ diye dizi yayınladınız saldırdınız..!
vs..vs…Bu yaptıklarınız, İslamiyyete münasip midir?
Bu yaptıklarınız İnsaniyyete münasip midir ?
Bu yaptıklarınız ehl-i iman ve islam arasında ,su-i zannı, kin ve
nefreti, kardeşlik bağlarını,uhuvveti, tahrib etmek değil midir ?Bediüzzaman (r.a) İnkılabların yapıldığı zamanlarda bile kisvesini değişmemiş..!
Bediüzzaman SARIĞI için kafasını uzatırken,‘‘ Bu sarık bu baş ile çıkar
derken..!İslamın bir hakikatine bin ruhum olsa feda olsun derken..!
İmansız islamiyyet sebebi necat olmadığı gibi, islamiyyetsiz imanda
sebebi necat değildir derken..!(dokuzuncu mektub.mektubat)Eleştirenleriniz, kimlerdir ? neyi eleştiriyor ? ne adına eleştiriyor ?
Yahudilerin ve Hıristiyanların alem-i islama verdikleri zararı ve yaptıkları tahribatı göremeyenlerinizin, İslami fiil ve faaliyetleri, zarar diye görüp ‚‘provakator‘‘ ler diye ilan etmesi , neye ve kimlere hizmet etmektir..!
Soruyoruz; Yahudilere ve Hristiyanlara gösterdiğiniz, HOŞGÖRÜyü, Ehl-i imana
ve İslama neden göstermiyorsunuz ? Onlarla DİYALOKTA duyduğunuz heyecanı bizlere karşı neden hissetmiyorsunuz?Medenilikten bahsedenler..! Demokrasi: serbest yaşam diyenler..! Kadın hakları, İnsan hakları diyenler..! Bu dediklerinizi, kendi adınıza istediklerinizi,
neden Ehl-i İman ve islam’a layık görmüyorsunuz ? Bunu nasıl açıklıyorsunuz ? Vicdanlarınız rahatmı ?
Bizi eleştirenler: İnsan hakları noktasından eleştiriyorsa, buyursun evrensel insan
hakları beyannamesine uymayan fiil ve faaliyetlerimizi (delilleri ile göstersin)Bizi eleştirenler:İslamiyet adına eleştiryorsa, buyursun, Kur’an ve sünnete uymayan ,islami hududlar içinde olmayan fiil ve faaliyetlerimizi (delilleri ile) göstersin..!
Bizi eleştirenlere soruyoruz? Sizler kimsiniz ? Kimlerdensiniz ? Hangi hak ile eleştiriyorsunuz ? neyi eleştiriyorsunuz ? ne adına eleştiriyorsunuz ?
Bizi eleştirenlere soruyoruz: Sizin Kar ve Zarar anlayışınız nedir ? neye göredir ? Kullandığınız MİHENG nedir ?
Buyurun evrensel insan hakları beyannamesine gidelim..! bakalım..!
Buyurun Asr-ı Saadete gidelim bakalım nasıl mücadele etmişler bakalım ..!Buyurun İslamiyyetin MİHENGine beraber gidelim (Kur’an ve Sünnete)..! bakalım..!
Buyurun Bu mihenglere hem aczmendileri hem de hem eleştirilenleri uralım, bakalım,
sahte nedir ? nerdedir ? kimler sahtedir ? kimlerin fiil ve faaliyetleri
sahtedir ? kimlerin yaptıkları islama yarardır ? kimlerin yaptıkları islama
zarardır ? provakatör kimlerdir ? kimi provake ediyor ? diye Mihenge gidelim mi?İnsan olanı evrensel insan hakları beyannamesine göre mihenge vuralım..!
Müslüman olanı İslam’ın (kur’an ve sünnetin) mihengine vuralım..!
Risale-i Nur talebesi olanı Risale-i Nur’un mizan ve muvazenelerine ve mukayeselerine vuralım..!
Hulasa: Yalanlarınız, su-i zanlarınız, iftiralarınız, zulmunuz, bizlerden çok sizlere zarar veriyor ve verecek göreceksiniz..! Yaptıklarınız ile zarar verdiğiniz insanlar, sizi seven, size taraf olan, sizlere yardım eden, sizlerle beraber hareket eden insanlar ve meseleleri bilmeyen, tefrik edemeyen, avam-ı nastır..! Onlarda sebebiyet verdiğiniz tahirbat v hasarların hesabını ESSEBEBİ KELFAİL sırr-ı ile siz ödeyeceksiniz ..!
Bizler ise; Allah’ın bizi takdir ettiği yerde ve haldeyiz..! Bizler
Allah’tan Razıyız..! Kader-i İlahiden razıyız..! Sizlere cevab vermemiz, kendi nefsimiz hesabına değildir,İnsanlık adına, İslam adına, Risale-i Nurun hizmeti adınadır..! Muhafaza etmekle mükellef olduğumuz hakikatler adınadır..! Karalamak gafletinde bulunduğunuz 1100 yıllık irşad silsilesi adınadır.Bizleri eleştirmeniz bizim değerimizi Allah katında azaltmayacağı gibi,
alkışlamanızda değerimizi yükseltmez..! Bizler alkışla (üflenen balon gibi) şişmediğimiz gibi, Tenkid edilip eleştirilincede(iğne batırılan balon gibi sönmeyiz) yıkılıp dağılmayız..! Desinlere harekatını bina edenler, onlar balon gibi şişerler, tenkid edilip iyneyi yiyince sönerler..!Bizler onca hapislere ,iftiralara, zulumlere, su-i zanlara, tenkid ve
eleştirlere rağmen, TEK BİR KİŞİ BİLE FİRE VERMEDEN, hizmetimize devam
etmekteyiz..!…..Birden bu sabah kalbe ihtar edildi ki: Siz bu şiddetli imtihana girmek ve inceden inceye sizi kaç defa “altın mı, bakır mı” diye mihenge vurmak ve her cihette sizi insafsızca tecrübe etmek ve nefislerinizin hisseleri ve desiseleri var mı yok mu üç-dört eleklerle elenmek; hâlisane, sırf hak ve hakikat namına olan hizmetinize pekçok lüzumu vardı ki; kader-i İlahî ve inayet-i Rabbaniye müsaade ediyor. Çünki böyle meydan-ı imtihanda inadcı ve bahaneci insafsız
muarızların karşısında teşhir edilmesinden herkes anladı ki: Hiç bir hile, hiç
bir enaniyet, hiçbir garaz, hiçbir dünyevî ve uhrevî ve şahsî menfaat karışmayarak, tam hâlis, hak ve hakikattan geliyor. Eğer perde altında kalsaydı, çok manalar verilebilirdi. Daha avam-ı ehl-i iman itimad etmezdi. “Belki bizi kandırırlar” ve havas kısmı dahi vesvese ederdi. Belki bazı ehl-i makamat gibi kendilerini satmak, itimad kazanmak için böyle yapıyorlar diye daha tam kanaat etmezlerdi. Şimdi imtihandan sonra, en muannid vesveseli dahi teslime mecbur oluyor. Zahmetiniz bir, kârınız bindir inşâallah.
Said Nursî(Tarihçe-i Hayat )Bizler Emre ittiba (şuuru) ile hareket ederek, acz ve fakrımızı Allaha
karşı bilip, halka göstermiyerek..! ‚‘..Risale-i Nur gerçi umuma teşmil
suretiyle değil; fakat her halde hakikat-ı İslâmiyenin içinde cereyan edip gelen esas-ı velayet ve esas-ı takva ve esas-ı azimet ve esasat-ı Sünnet-i Seniye gibi ince fakat ehemmiyetli esasları muhafaza etmek, bir vazife-i asliyesidir. Sevk-i zaruretle, hâdisatın fetvalarıyla onlar terkedilmez. (Kastamonu Lahikası )‘‘
denilen esaslara riayet etme gayreti ile Hizmet-i kur’aniyemizde vazifemizin
başındayız..!Aczmendilere ilişenler, Risale-i nura, Kur’an hizmetine ilişmiş olurlar..!
..‘‘ İkincisi: Şeair-i İslâmiyeye ve siyaset-i İslâmiyeye darbe vuranlar oniki, onüç, ondört, onaltı sene zarfında büyük darbeler yiyecekler diye bana ihtar
edildi. Evvelki mes’elenin aksine olarak, geniş dairede vuku’bulan o hâdisatı ve büyük cemaatlere gelen o tokatları, küçük bir dairede şahıslara gelecek tokatlar suretinde mana vermiştim ki, tam aynen iki dairede, hem küçük, hem büyük oniki sene sonra en müdhişi dünyayı terkettiği gibi; büyük dairede de onun gibi dehşetli cemaatler; oniki, onüç, ondört, onaltı tarihlerinde aynı tokatları yediler ve yiyecekler diye ihtar edildi. ( Rumuzat-ı Semaniye . Emirdağ Lahikası) ..! ‚‘Aczmendilere ve fiil ve faaliyetlerine ilişenlerin ,Üstadımız(r.a)a
ihtar edilen zaman zarfında nasıl, darbelerle tokadlar yediklerini herkes gördü ve görüyor..! Bu hatanızda ısrar etmeniz size zarar verecektir..! ‚‘
… Usûl-ü şeriatın kaide-i mühimmesindendir: اَلرَّاضِى بِالضَّرَرِ لاَ يُنْظَرُ لَهُ Yani: “Bilerek zarara razı olana şefkat edip lehinde bakılmaz.” İşte ben çendan
Kur’an-ı Hakîm’in kuvvetine istinaden dava ediyorum ki: “Çok alçak olmamak ve yılan gibi dalalet zehirini serpmekle telezzüz etmemek şartıyla, en mütemerrid bir dinsizi, birkaç saat zarfında ikna etmezsem de, ilzametmeye hazırım.” (Mektubat )
..Hiçbir müfsid ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mehenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. (Münazarat)…Beni mihenk taşına vurdunuz. Acaba fırka-i hâlise dediğiniz adamlar böyle mihenge vurulsalar, kaç tanesi sağlam çıkacaktır. Eğer meşrutiyet, bir fırkanın istibdadından ibaret ise ve hilaf-ı şeriat hareket ise: فَلْيَشْهَدِ الثَّقَلاَنِ اَنِّى مُرْتَجِعٌ {(Haşiye): Yani: Bütün dünya, cinn ve ins şahid olsun ki, ben mürteciyim. } Zira yalanlarla ittihad yalandır ve ifsadat üzerine müesses olan ism-i meşrutiyet fasiddir. Müsemma-yı meşrutiyet; hak, sıdk ve imtiyazsızlık üzerine beka bulacaktır.
(Tarihçe-i Hayat)Son sözümüz : Elbette Mahkeme-i Kübra’da sizinle görüşeceğiz. حَسْبُنَا اللّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ٭ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ deriz.
aczmendi reşha
21 Mart 2011: 19:57 #787666Anonim
hakkınızı helal edin değerli kardeşim ben aczmendi rehşa dediğiniz olguyu merak ettim…af buyurun ilk defa burda karşılaştım…
21 Mart 2011: 20:58 #787669Anonim
ve bihinesteinu
STV’ yi ŞİKAYET…! Aczmendiler hazırlamış oldukları şikayet dilekçelerini 10.LEM’A nın sayfa arasına koyarak, Şikayetlerini “ŞEFKAT TOKATLARININ MÜDDE-İ UMUMİSİNE HAVALE ETTİLER”.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.