- Bu konu 3 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
12 Eylül 2010: 20:16 #664592
Anonim
Tasavvuf, İslâmın bildirdiği hedeflere ulaşmada etkili bir yoldur. Bu hedeflerden bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz:
ALLAH’ın ahlakıyla ahlaklanmak. (1) Yani kalp ve ruhunu, Cenab-ı Hakk’ın razı olduğu sıfatlarla donatmaya çalışmak. İlahi ahlak, en kısa ifadesiyle, “Kur’an ahlakıdır:”Sünnet-i seniyyeye ittiba. Yani, Resulullah’ın hayatını örnek almak, Onun gibi yaşamaya çalışmaktır. Sünnete ittiba, velayet yolları içinde en güzeli, en müstakimi, en parlağı, en zenginidir. (2) Kur’ân’ın ifadesiyle Hz. Peygamber, “usve-i hasene”dir (Ahzab, 51) Yani, model insandır, en güzel örnektir.
Nefsi terbiye. Tabiatında günahlara meyil bulunan nefis, terbiye ile güzel bir vaziyet kazanabilir. Nefis, ilk haliyle ham petrole benzer. Arındırılmazsa bir işe yaramaz, hatta zarar verir. Fakat iyi bir terbiyeden geçerse, ondan çok istifade edilir.
Kesb-i kemal, seyr-i cemâl. (3) Bedenen büyüyen insan, ruhen de büyümelidir. “Büyük insan bedenen büyük olan değil, manen büyük olandır. Çekirdeğin ağaç olmaya çalışması gibi, insanın da hedefi, insan-ı kâmil derecesine ulaşmak olmalıdır. Bu dereceye gelen insan, İlâhi san’at eserlerini seyir ve temaşadan büyük bir haz ve lezzet alır. Kainat kitabının anlayışlı bir mütalaacısı olur.
ALLAH’a kurbiyet. Yani, ALLAH’a yakınlık kazanmak. Şüphesiz, bu kurbiyet, mekanî bir yakınlık değildir. (4) Bir subayın rütbece ilerlediğinde padişaha daha yakın olması, veya bir talebenin ilimde ilerledikçe hocasına daha iyi muhatab olması şeklindedir.
İhsan mertebesine ulaşmak. Hz. Peygamberin (asm.) tarifinde ihsan, “ALLAH’ı görür gibi ibadet etmektir.” (5) Bu mertebedeki mümin, kendini ALLAH’ın huzurunda görür, huzur içinde yaşar. Daha cennete gitmeden, iç aleminde cennetin lezzetlerini hisseder.
İhlası elde etmek. İhlas, yapılan amelin ALLAH emrettiği için yapılmasıdır. Kurtuluş, ancak ihlas iledir. İhlasın zıddı, riyadır. Riya ise, yapılan işin gösteriş için yapılmasıdır. Kendi haline bırakılan nefis, riyaya yönelir. Terbiye edilen nefis ise, böyle aşağı şeylere tenezzül etmez; doğrudan doğruya ALLAH’a müteveccih olur.
Kaynaklar:
1. Nursî, Sözler, Sözler Yay. İst. 1987, s. 508
2. Nursî, Mektubat, s. 450
3. Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 89
4. Eraydın, Tasavvuf ve Tarikat, s. 90
5. Buhâri, İman, 37; Müslim, İman, 1
Alıntı…12 Eylül 2010: 22:07 #776879Anonim
ihsan şuurunun lezzeti bambaşkadır.namaz vaktini sevgili ile buluşma iştiyakında hevesinde beklemek her duada onunla hasret gidermek.Ondan gelen herşeye rıza göstermek dolayısıyla kederden emin yaşamak.Allah ın muhterem bir misafiri olmak.insan çok değer verdiği ve gözüne girmek istediği biri günün 24 saati yanında olsa nasıl davranır.işte ihsan şuuru o edebi verir insana.oturup kalkmasından ibadetine kadar.Hasılı insan 24 saatini O na kullukla geçirmiş olur.çünkü onun her işi rıza istikametindedir.şu zamanda tarikat ehli olabilmek çok çok zor.kalbi melekelrini yitirme an meselesi.şükürler olsun nurlar öyle bir yol göstermişki .ACZ, FAKR, ŞEFKAT, TEFEKKÜR.O na ulaşmada en kestirme bir yol. Rabbim idrak edebilmek nasibetsin.
13 Eylül 2010: 17:23 #776956Anonim
Efendim, Tarikat, Mürşid-i Kamiline teslim olanlar için çok kolaydır. Meşayıh buyurur, 50 bin yıllık o yolu 3 günde alanlar olabilmektedir. Yani 3 günde bütün manevi menzilleri geçip son durağa ulaşanlar. Bazı meşayıh da buyurur ki yol Şeyhinde fani oluncaya kadar… Ondan sonrası burağına binmiştir; kalan yolu, vasıtası (Şeyh efendisi) kolayca aldırır. Kimisi ise 3 yılda bitirir… Kimisi 40 yılda… Kimisi de ömür boyu varamaz. Bu iş en başta teslimiyet işidir. Velhasıl; Teslim olana kolay ve kısa.
Kendi bildiğiyle, kendi varlığıyla ve benliğiyle gitmeye çalışana ise zor. Çetinlerin çetini… İmkansıza yakın…
6 Ekim 2010: 07:45 #778895Anonim
eyvallah..bu yolda olabilsek keşke
12 Ekim 2010: 19:45 #779416Anonim
Tasavvufun gayesi; güzel ahlaktır. Cisimde şeriat, ittika ve istikamet. Kalbde aşk u muhabbet u zikrullah. Akıl’da Akl-ı Nur’a ulaşmak.
Kısaca: Nefsin temizlenmesi, kalbin safileşmesi, ruhun yüce alemlere yükselmesidir.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.