• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #641995
    Anonim

      1- Tercih bilâ müreccih

      Tercih bilâ müreccih, itibarî emirlerde câiz, sabit emirlerde muhaldir. İtibarî emirler için kullanılan, tercih bilâ müreccih câizdir, ifâdesindeki müreccih kelimesi, tercih ettiren sebep, vasıf, özellik, kısaca üstün sıfat mânâsında kullanılmıştır. Meselâ altından yapılmış bir kalemin gümüş kalemden üstün ciheti, râcih sıfatı varsa da, altından yapılmış aynı marka ve özellikteki diğer bir kalemden hiçbir üstünlüğü yoktur. Eğer tercih bilâ müreccih muhal olsa, bizim bu iki altın kalemden birini tercih edemememiz gerekir. Hâlbuki aynı değer ve özellikteki bu iki kalemden birisini cüz’î irademizle seçebiliyor ve alabiliyoruz. O halde, müreccihsiz tercih câizdir ve daima tatbik edilmektedir.

      Sabit emirlerde, yâni yapılmış, meydana gelmiş şeylerde, tercih bilâ müreccih muhaldir. Buradaki müreccih kelimesi, tercih edici sebep veya zât, mânâsındadır. Mevcut bir eser, kendisinin var olmasını yoklukta kalmasına tercih eden bir müreccihi gösterir. O müreccih olmaksızın eserin meydana gelmesi muhaldir.

      İşte ilm-i kelâmdaki: Tercih bilâ müreccih muhaldir, ifâdesi bu kısım içindir. Bu hâl, Tereccüh bilâ müreccih muhaldir, şeklinde de ifâde edilmektedir.

      Bir şeyin veya şıkkın diğerine tercih edilmesi hâlinde, tercih edilen şeyin veya şıkkın tereccüh ettiğinden, meydana geldiğinden söz edilir. İşte bu tereccüh, müreccihsiz, yâni tercih edici bir sebep veya zât olmaksızın olamaz.

      Herhangi bir şey yapıp yapmama hususunda bir karara varmamızdan önce, söz konusu şeyin yapılması ile yapılmaması müsavidir. Yapmayı tercih ettiğimizde, işin yapılması tereccüh etmiş olur. Meselâ, bir cümleyi yazdığımız takdirde cümlenin yazılması yazılmamasına tereccüh etmiştir. İşte bu tereccüh, bir müreccihe yâni tercih yapan bir kâtibe delâlet eder ve onsuz olamaz.

      Aynen öyle de, bu kâinatın varlığı gösteriyor ki, onun yaratılması, yoklukta kalmasına tereccüh etmiştir. Bu tereccühün müreccihsiz olması muhaldir. Kâinatın yaratılmasını tercih eden müreccih ise ancak ve ancak Kadîr-i Mürîd olan Allahü Azîmüşşân’dır
      ( aslı nurlarda ama yazıyı bi forumdan aldım :))

      #702810
      Anonim

        ALLAH razı olsun garib kardeşim bi yerlerden demesemiydik direkt nurlardan mı deseydik daha iyi olmaz mıydı

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.