• Bu konu 20 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 22)
  • Yazar
    Yazılar
  • #677892
    Anonim

      bi ufak sorum vardıda :
      peygamberimiz yada sahabe zamanında tesbihat aynı günümüzdeki gibi mi çekiliyordu yani bi müezzin esliginde
      peygamberimiz yada BİLAL HABESİ müezzinlik yaparken cemaate tesbih cektirmismi …

      #806313
      Anonim

        yahu bi cevab veren yada konuyu merak eden olmadı mı?

        #806317
        Anonim

          Hiçbir ritüel neredeyse günümüzdeki gibi değildi.

          #806318
          Anonim

            @ziyakarababa 358206 wrote:

            bi ufak sorum vardıda :
            peygamberimiz yada sahabe zamanında tesbihat aynı günümüzdeki gibi mi çekiliyordu yani bi müezzin esliginde
            peygamberimiz yada BİLAL HABESİ müezzinlik yaparken cemaate tesbih cektirmismi …

            Değerli kardeşim günümüzde yapılan bazı ibadetler hayırlı bidatlardandır. Yani peygamber efendimizden sonraki dönemlerde peygamber efendimizin yaptıkları günümüz şekli ile islam adetlerinden olmuştur.

            Peygamber Efendimiz a.s.v döneminde namazdan sonraki günümüzdeki dualar aynen ferdi olarak yapılmaktaydı sonraları cemaatte unutkanlık ve bu fazileti terk olduğu görülünce toplu halde tesbihat adet haline getirilmiştir.

            Kısaca özetler isek bugünkü tesbihat ile asrı saadetteki tesbihat arasındaki tek fark topluca yapılmasıdır. Diğer hususlar peygamber efendimiz a.s.v efendimizden öğrenilmiştir.

            #806373
            Anonim

              talha abi yani bi sorun yok hayırlı bi bidat diyorsunuz öylemi…bidat hayırlı oluyorsa bise denmez zaten bunun üstüne…

              #806375
              Anonim

                @ziyakarababa 359752 wrote:

                talha abi yani bi sorun yok hayırlı bi bidat diyorsunuz öylemi…bidat hayırlı oluyorsa bise denmez zaten bunun üstüne…

                Evet abi islam fıkhı bu şekilde cevaz vermektedir..

                #806380
                Anonim

                  Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:“Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır, yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en şerlisi muhdes olanlardır. Dine sonradan sokulan her şey bid’attır, her bid’at dalalettir ve her dalalet ateştedir.”
                  Muhdes: Dinden olmayan şeyin din adına çıkarılmasıdır
                  Müslim 867, Nesei 3/188

                  Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “…Yolun en faziletlisi Muhammed’in yoludur. En kötü iş ise sonradan icat edilenlerdir. Her bid’at dalalettir.”
                  Buhari İtisam 16

                  (Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, 72’si Cehenneme gider, yalnız bir fırkası kurtulur. Bu fırka, benim ve Eshabımın yolunda gidenlerdir.) [Tirmizi]

                  Âişe radıyallahu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
                  “Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez
                  Müslim’in bir rivayeti şöyledir:
                  “Kim bizim dinimizde olmayan bir şey yaparsa o merduttur, makbul değildir

                  Buhârî, Sulh 5; Müslim, Akdiye 17,18[ Ayrıca bkİbni Mâce, Mukaddime 2

                  TALHA abi bu hayırlı bidat bunların neresinde yaziyor…yada yazan varsa bizde görelim…

                  #806381
                  Anonim

                    Abi bi sorum olacaq: bazi kardesler aksam namazinin 2 rekat sunnetinden sora kalkib 4 rekat da namaz kiliyor diyor ki bu da sunnetdir…böyle sunnet varmi ya da dogrumu

                    #806393
                    Anonim

                      @ziyakarababa 359847 wrote:

                      Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:“Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır, yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en şerlisi muhdes olanlardır. Dine sonradan sokulan her şey bid’attır, her bid’at dalalettir ve her dalalet ateştedir.”
                      Muhdes: Dinden olmayan şeyin din adına çıkarılmasıdır
                      Müslim 867, Nesei 3/188

                      Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “…Yolun en faziletlisi Muhammed’in yoludur. En kötü iş ise sonradan icat edilenlerdir. Her bid’at dalalettir.”
                      Buhari İtisam 16

                      (Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, 72’si Cehenneme gider, yalnız bir fırkası kurtulur. Bu fırka, benim ve Eshabımın yolunda gidenlerdir.) [Tirmizi]

                      Âişe radıyallahu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
                      “Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez
                      Müslim’in bir rivayeti şöyledir:
                      “Kim bizim dinimizde olmayan bir şey yaparsa o merduttur, makbul değildir

                      Buhârî, Sulh 5; Müslim, Akdiye 17,18[ Ayrıca bkİbni Mâce, Mukaddime 2

                      TALHA abi bu hayırlı bidat bunların neresinde yaziyor…yada yazan varsa bizde görelim…

                      Buna edebiyatta teceali arif sanatı denir. 😉

                      #806395
                      Anonim

                        kırımlı gurban artık ne sanatı oluyosa olsun….

                        #806432
                        Anonim

                          @ziyakarababa 359847 wrote:

                          Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:“Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır, yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en şerlisi muhdes olanlardır. Dine sonradan sokulan her şey bid’attır, her bid’at dalalettir ve her dalalet ateştedir.”
                          Muhdes: Dinden olmayan şeyin din adına çıkarılmasıdır
                          Müslim 867, Nesei 3/188

                          Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “…Yolun en faziletlisi Muhammed’in yoludur. En kötü iş ise sonradan icat edilenlerdir. Her bid’at dalalettir.”
                          Buhari İtisam 16

                          (Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, 72’si Cehenneme gider, yalnız bir fırkası kurtulur. Bu fırka, benim ve Eshabımın yolunda gidenlerdir.) [Tirmizi]

                          Âişe radıyallahu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
                          “Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez
                          Müslim’in bir rivayeti şöyledir:
                          “Kim bizim dinimizde olmayan bir şey yaparsa o merduttur, makbul değildir

                          Buhârî, Sulh 5; Müslim, Akdiye 17,18[ Ayrıca bkİbni Mâce, Mukaddime 2

                          TALHA abi bu hayırlı bidat bunların neresinde yaziyor…yada yazan varsa bizde görelim…

                          Değerli kardeşim;

                          Hadisi Şeriflerdeki manayı anlayabilmek için tafsilatına da bakmak gerekir. Hadisde böyle deniliyor diye hemen amele geçilemez. İtikad ve amelde olabilmesi için islam fukahasında yer alması gerekmektedir. Yukarıdaki aktardığınız hadisi şeriflerin, kime ne zaman nasıl ve hangi makamda söylendiğini araştırırsanız mevzunun hakikatini öğrenmiş olursunuz.

                          Bizler tabiyiz, tabi olduğumuz için kendi aklımıza ve fikrimize güvenerek ne ayeti kerimeden neden hadisi şerifden kıyas ve icma edemeyiz. İslam fıkhına bakarız, ehli sünnet mezhep alimleri ne demiş ona göre hareket ederiz.

                          Bidat meselesi islam fıkhında anlatılmaktadır. Ve iki çeşit olmaktadır. Biri hayırlı bidat diğeri ise bidatı şerdir. Bazı muhim alimler bidat kelimesinin uhdeviyetinden dolayı bidatı hasene yerine güzel adet manasında olan sünneti hasene ifadesini kullanmışlardır. Netice olarak bidatı hasene kabul edilen meseleler ne isim altında olursa olsun islama uygun kabul edilmiştir.

                          Yukarıdaki hadisi şeriflerde yasaklanan zati ikinci kısmıdır. Bidatı hasene ise islam ulemaları tarafından fıkıha konu edilmiştir. Yoksa ali veya ahmetin bu hayırlı bidattır demesiyle oluşmamaktadır.

                          İmamı Rabbani gibi alimler ifade hususunda fikirlerini beyan ederek sizinde aktardığınız hadisi şerifleri dile getirmişlerdir. Yani meseleye bidatı hasene denilmemesini sünneti hasene denilmesinin daha yerinde olacağını ifade etmişlerdir.

                          Diğer hususda ise bidatı hasene diyen alimlerimiz ise dine sonradan adet haline getirildiğini ifade etmek için bu şekilde ayırmışlardır..

                          Burada anlatmaya çalıştığımız meseleler islam fıkıhında bulunan meselelerdir ve bizler onlara tabiyiz. İslam fıkıhında olmayan bir meseleyi aktarıyorsak bunu iddia ederseniz bizde ona göre hareket ederiz. Ama ayette böyle diyor hadisde böyle diyor diye islamı tartışmak gereksiz bir tartışma olacaktır. İslam fıkıhında hepsi zamanında tartışılmış ve islam tamamına erdirilmiştir. Yeniden islamı yorumlama zamanında değiliz, yaşama zamanındayız..

                          #806434
                          Anonim

                            @Serxan 359848 wrote:

                            Abi bi sorum olacaq: bazi kardesler aksam namazinin 2 rekat sunnetinden sora kalkib 4 rekat da namaz kiliyor diyor ki bu da sunnetdir…böyle sunnet varmi ya da dogrumu

                            “Her kim akşam namazından sonra altı rekat nafile namaz kılarsa, denizlerin köpükleri kadar olsa bile günahları affedilir.” Hadisi Şerif

                            Evet böyle bir sünnet var. Evvabin namazı denilen namaz kelime manasından da anlaşılacağı gibi tevbe edenlerin namazı demektir. Hadislerde 6 rekat olarak ifade edilmekte ve faziletinden söz edilmektedir. Bazı alimler akşam namazının son sünneti ile beraber 6 rekat olunduğunu söyleyen alimler olsada bazı alimlerde son sünnetinden hariç 6 rekat olduğunu ifade etmişlerdir. Kılınışında ise bazı alimler tek selam ile kılınacağını söyleselerde bazı alimlerde iki selam ile bazıları ise üç selam ile kılınacağını ifade etmişlerdir.

                            #806437
                            Anonim

                              elbetteki islamı yeniden sorgulama gibi bi amacımız yoktur olmazda bunun tartısmasıda anlamsız olur zaten…
                              sade benim anlamadıgım hayırlı bidat olayı bunu da dediginiz gibi daha derinden arastırmak lazım ki daha net kavrayalım…

                              #806449
                              Anonim

                                Birşeyin bidat olup olmadığına karar verirken o şeyin Kuran’a ve sünnete aykırı olup olmadığına ve insanların yararına olup olmadığına bakmak gerekir.Zira her yeni bir uygulamayı bidat sayacak olursak,hiçbir konuda fikir beyan edemezdik.Hiç bir müctehidin de içtihat yapması mümkün olmazdı.

                                Şöyle ki Kuran ı Kerim bildiğiniz gibi Hz.Ebu Bekir döneminde mushaf haline getirildi.Hz.Ömer’in Kuran’ı mushaf haline getirmenin gerekli olduğunu görmesi sonucu,bu gerekliliğin sebeplerini Hz.Ebu Bekir’e anlatıp,O’nu ikna etti.Böylece Kuran mushaf haline getirildi.Fakat bu uygulama Peygamberimiz döneminde yapılmamış,O’nun vefatından sonra uygulanmış bir şey olduğu için özellikle Hz.Bilal Habeşi bu uygulamaya çok sert muhalefet etti.”Peygamberimizin yapmadığı bir şeyi nasıl yaparsınız” diyerek bu uygulamaya karşı çıktı ve sonunda bu konuda ikna olmadığı için belkide arkadaşlarına dargın olduğu halde Şam’a gitti.Hayatı boyunca bir kere Peygamberimizin kabrini ziyaret etmek için Medine’ye gitti.Bir kaç gün Medine’de kaldıktan sonra bir daha da Medine’ye gitmedi.O ziyaretinden kısa bir süre sonrada Şam’da vefat etti.

                                Yani bu gibi tartışmalar Sahabeler döneminde de olmuş.Şimdi biz Kuran’ın mushaf haline getirilmesine bidat diyebilir miyiz?

                                O dönemde Hz.Ömer’in ferasetiyle uygulamaya konmuş son derece gerekli bir çalışma idi.Öyleyse yukarıdaki hadislerde bildirilen bidatın ne olduğunu Kuran’ın ve aklımızın rehberliğinde değerlendirerek karar vermek gerekir.

                                #811984
                                Anonim

                                  görüşlerimin hiçbir önemi yok, zira islam’ın kaynağı kişisel görüşler değil, Kur’an-ı Kerim ve Sünnet’tir.. bunun dışında kalan ictihatlar (Kıyas-ül Fakih, İcma-i Ümmet) hariç bütün hükümler bir Bidat unsurudur. Bidat Dine sonradan katılmış İbadet özellikli adetlere denir. ibadet özelliği taşımayan yeni adet, alışıklıklara bidat denmez. Sizin de bildiğiniz gibi Bidat’ın sakıncaları üzerine birçok hadis ve ayet mevcuttur. örneğin; ‘Dinde Sonradan ortaya çıkan herşey bid’attir; her bid’at sapıklıktır ve her sapıklık insanı ateşe sürükler. (Müslim, Cumua, 43; Ebû Davud, Sünnet 5; Nesâî, lydeyn, 22; İbn Mâce, Mukaddime, 7)’ hadisi gibi… anlayacağınız, güzel düşünce de taşısa dine ekleme yapmak kesinlikle yasaklanmıştır. Zira, Haşa Din eksik miydi ki; Efendimiz sav bize dini eksik mi anlattı da biz dini tamamlamaya çalışalım.. Düşünün ki evinizin salonu herşeyiyle tam takır dolu, eksiksiz.. bu salona yeni bir koltuk takımı almak için ne yapmamız gerekir? eski koltuk takımını atmamız gerekir değil mi! oysa ki düşüncemiz güzeldir. yeni temiz kullanışlı bir takım almak.. Bidat da işte buna benzer, iyi niyetle dahi olsa dine eklenen her bidat en az bir sünneti yerinden eder. Örneğin; Teyeccüd namazı’nı efendimiz 12 rekat kılmışsa sen de ben daha çok ibadet ederim niyetiyle 20 rekat kılarsan, efendimizin teyeccüdü 12 rekat kılma sünneti yerinden etmiş olursunuz.. saygılarımla..

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 22)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.