• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #662302
    Anonim

      29410_440495731037_234176996037_5664111_6204202_s.jpg

      Hintli bir yaşlı usta,
      çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün
      çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak
      döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp
      içmesini söyledi.
      Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başl…adı.
      – ‘Tadı nasıl?’ diye soran yaşlı adama öfkeyle:
      – ‘Acı’ diye cevap verdi. Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu
      ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve
      çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi.
      Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken
      aynı soruyu sordu:
      – ‘Tadı nasıl?’ ‘Ferahlatıcı’ diye cevap verdi genç çırak.
      – ‘Tuzun tadını aldın mı?’ diye sordu yaşlı adam, ‘Hayır’ diye
      cevapladı çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş
      olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:
      – ‘Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın
      miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine
      konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey
      ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de
      artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.’

      Alıntı

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.