• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #673165
    Anonim

      Ali FERŞADOĞLU
      05.09.2011

      Üç aylar ve Ramazan’dan sonra gelen tehlike!

      Maddî-manevi kârların, kulluğun, aşk ve şevkin zirvelerde olduğu mübarek üç aylar ile Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken, müthiş bir tehlike ile karşı karşıyayız: “Yorgunluk ile şevkte fütur!” Bunun sebebi nedir? Üç aylar ve Ramazan, mânevî havayı sâfileştirir, güzelleştirir, müthiş ârızalara ve fırtınalara mukabele ettirir… Üç aylar ve Ramazan gidince, âdeta o ahiret ticaretinin meşheri ve pazarı değiştiği gibi, dünya sergisi açılmaya başlıyor. Ekser himmetler, bir derece vaziyeti değişiyor. Havayı tesmim eden (zehirleyen) buharat-ı müzahrefe o manevî havayı bozar. Herkes derecesine göre ondan zedelenir… Nasıl maddî hava fena ise, fena tesir ediyor; manevî hava da bozulsa, herkesin istidadına göre bir sarsıntı verir… Bundan kurtulmanın yegâne çaresi Risâle-i Nur’un gözüyle bakmak ve ne kadar müşkilât ziyadeleşse, kudsî vazife itibarıyla daha ziyade ciddiyet ve şevkle hareket etmektir. Çünkü başkaların füturu ve çekilmesi, ehl-i himmetin şevkini, gayretini ziyadeleştirmeye sebeptir. Zira, gidenlerin vazifelerini de bir derece yapmaya kendini mecbur bilir ve bilmelidirler. 1

      Uhud Harbin’den çıkaracağımız çarpıcı dersler, ibretler var. Bilindiği gibi, Peygamberimiz (asm) Uhud Harbinde, özellikle ordunun sol tarafındaki dağın vadisini beklemek üzere oraya Abdullah b. Cübeyr kumandasında 50 kişilik okçu birliği yerleştirmiş, “Düşman yense de, yenilse de kesinlikle yerlerinizden ayrılmayınız.” diye sıkı sıkıya tenbihte bulunmuştu. Az idiler, ama vazifeleri çok önemliydi… Savaşın ilk hamlesinde müşrikler bozguna uğratılır. Bazı mü’minler ganimet toplamaya başlar. Vadiyi bekleyen okçulardan 40’ı, Peygamberimizin (asm) kesin emrini unutur, yerlerinden ayrılıp onlar da ganimet toplamaya koşar. Bu durumu fark eden ve o sırada müşrikler safında bulunan Halid bin Velid, 200 kişilik süvari birliğiyle kalan 10 okçu ve kumandanlarını şehit ederek Müslüman ordusunu arkadan çevirir. Netice malûm: Başta Hz. Hamza (ra) olmak üzere 70 güzide sahabi şehid edilir.

      İşte biz de “Nefsimizle büyük cihaddayız!” Hem de şiddetli bir imtihandayız. Azlığımıza, fakirliğimize, zayıflığımıza bakarak hizmette aşk, şevk, sebat ve metanetimizi kaybetmemeliyiz. Zira; “..bu vazifenin istinad ettiği kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlâs ve sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirtlerdir. Ne kadar az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.” 2

      İşimiz; mânevî kumandanımız Sahibüzzaman’ın gösterdiği Kur’ânî ve Nebevî emirleri dinlemektir, yoksa sonuç almak değil. Ganimet toplamak hiç değil!

      “Evet, evet, neam, neam. Sivrisinek tantanasını kesse, balarısı demdemesini bozsa [her şey tersyüz, alabora olsa] sizin şevkiniz hiç bozulmasın, hiç teessüf etmeyiniz. Zira, kâinatı nağâmatıyla raksa getiren hakaikin esrarını ihtizaza veren musika-i İlâhiye hiç durmuyor; mütemadiyen güm güm eder.” 3

      Dipnotlar: 1- Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 41. 2- Emirdağ Lâhikası, s. 232. 3- Münâzarât, s. 45.


      http://yeniasya.com.tr/yazi_de
      tay2.asp?id=3243

      #767498
      Anonim

        Allah razı olsun tam zamanında isabetli bir yazı olmuş…

        #789912
        Anonim

          Peygamberimiz Muhammed-i Mustafa aleyhi ve ala alihi efdal-üs- salavati ve ekmel-üt-teslimat efendimiz hazretleri bildiriyor ki:
          “Kulun Ramazan’daki ibadetlerinin, Allah indinde makbul olmasının alameti kulun hüsni halinin Ramazandan sonra da bozulmadan devam etmesidir. Eğer kul Ramazandan sonra gene iyi müslüman ise, gene ibadet ve taatlerine aynı titizlikle, aynı zevk ve şevkle devam edebiliyorsa; demek ki ibadetleri kabul olmuş, demek ki manevi maya tutmuş, fidan toprağa kök salmış, kurumamış, yaşıyor; demek ki yapraklanacak, çiceklenecek, meyva verecek inşaallah!

          …. Alıntıdır.

          #796117
          Anonim

            evet gerçekten bu tehlikenin her an ensemizde olduğunu hissetmek gerek…
            mümkün olduğunca Ramazan ayında kazandığımız ruh halini bozmamaya gayret etmeliyiz inşallah..

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.