• Bu konu 28 yanıt içerir, 21 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 30)
  • Yazar
    Yazılar
  • #719666
    Anonim
      molla_zehra;78840 wrote:
      Allah razı olsun..

      duaile.

      ecmain olsun molla 🙂

      hep dua ile dua ile diyorsun ama hiç sormuyorum ediyor musun ? :017:

      #725763
      Anonim

        allah razı olsun ne güzel cevaplar..

        #728406
        Anonim

          Allah razı olsun çok güzel bir paylaşım eline sağlık

          #728963
          Anonim

            rjaa ederim sağolun.. okduğunuz için teşekkürler

            #752509
            Anonim

              Üç Sual ve Bir Cevap
              Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları Şems-i Tebrîzî’ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. Şems-i Tebrîzî hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler, Şems-i Tebrîzî;
              -Sorun! buyurdu.
              İçlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.

              Sormaya başladı:
              -Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım.
              Şems-i Tebrîzî hazretleri;
              -Öbür sorunu da sor! buyurdu.
              O;
              -Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi? dedi.
              Şems-i Tebrîzî;
              -Peki öbürünü de sor! buyurdu.
              O;
              -Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın! dedi.

              Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâdısına gidip, dâvâcı oldu.
              Ve;
              -Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu. dedi.
              Şems-i Tebrîzî;
              -Ben de sâdece cevap verdim. buyurdu.
              Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:
              – Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim.
              O kimse şaşırarak;
              – Ağrıyor ama gösteremem, dedi.
              Şems-i Tebrîzî;

              – İşte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez. Yine bana, “şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini” sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Yine bana;”Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz.” dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?” buyurdu.
              Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.

              (Kaynak):Said Nursi’nin Van’da bulunduğu yıllar, öğrencilerinden Molla Hamid anlatıyor. Nur Dede kitabından.

              #752584
              Anonim

                konular birlestirilmistir…:)

                #753024
                Anonim

                  Güzel bir hikaye ama ben bunu şemsi tebrizi olayı olarak ilk defa duyuyorum. Hep değişik şekillerde anlatılırdı. Güzel bir rivayet ama…

                  #753030
                  Anonim

                    @Niçün 149909 wrote:

                    Güzel bir hikaye ama ben bunu şemsi tebrizi olayı olarak ilk defa duyuyorum. Hep değişik şekillerde anlatılırdı. Güzel bir rivayet ama…

                    önemli olan kıssadaki hisseyi almak 🙂

                    #753055
                    Anonim

                      @Elif_Gibi 149916 wrote:

                      önemli olan kıssadaki hisseyi almak 🙂

                      Eğer sözü edilen hadise doğru ve Şems-i Tebrizi’ye aitse, onun kıvrak zekasına hayran kaldım.:)

                      #753088
                      Anonim

                        asıl olay bence kadının TOKMAKLA MASAYA VURUP KARAR: HERKES AYAĞA KALKSIN
                        ELİNE SAĞLIK TEBRİZİ!
                        DEMİŞTİR BENCE

                        #753098
                        Anonim

                          Güzel bir paylaşım…Bizede böyle bi soru soran olduğunda anlatabileceğimiz bir hikaye.
                          Allah razı olsun.

                          #767579
                          Anonim
                            soru-isareti1.jpg

                            Mevlana’ya felsefecilerden bir grup gelerek bazı sorular sormak istediklerini söylerler. Mevlana da onları hocası Şems-i Tebriziye havale eder. Bunun üzerine O’ nun yanına giderler. Şems-i Tebrizi mescidde, talebelerine, bir kerpiçle teyemmümün nasıl yapılacağını göstermektedir.

                            Gelen felsefeciler üç sual sormak istediklerini belirttiler. Şems-i Tebrizi “Sorun” der.

                            Felsefecilerden biri sormaya başlar.

                            “Allah var dersiniz; ama görünmez. Göster de inanalım.”

                            Şems-i Tebrizi, “Öbür sorunu da sor.” der.

                            O, “Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azab edilecek dersiniz. Hiç ateş ateşe azab eder mi?” diye sorar.

                            Şems-i Tebrizi; “Peki öbürünü de sor.” der.

                            O, “Ahirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezasını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın” der.

                            Bunun üzerine Şems-i Tebrizi, elindeki kuru kerpici adamın başına vurur. Soru sormaya gelen felsefeci derhal zamanın kadısına gidip, davacı olur. Ve “Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu.” diye şikâyet eder.

                            Şems-i Tebrizi, “Ben de sadece cevap verdim” der.

                            Kadı bu işin açıklanmasını ister.

                            Şems-i Tebrizi şöyle anlatır:

                            “Efendim! Bana Allah-u Teala’yı göster de inanayım” dedi. Şimdi bu felsefeci, başına vurduğum kerpicin başında ağrı yaptığını söylüyor, başının ağrısını göstersin de görelim.
                            Yine bana, şeytana ateşle nasıl azab edileceğini sordu. Ben buna toprak parçasıyla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Toprak toprağa nasıl acı verir?
                            Yine bana, ‘Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz.’dedi. Benim canım, onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyada küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan ahiret hayatında niçin hak aranmasın?”

                            Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcub olup, söyleyecek söz bulamaz.

                            #767728
                            Anonim

                              …:047:

                              #767729
                              Anonim

                                Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu !

                                ALLAH(C.C.) Razı Olsun Kardeşim.

                                #775710
                                Anonim

                                  ÜÇ SUÂL VE BİR CEVAP

                                  Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları Şems-i Tebrîzî’ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. Şems-i Tebrîzî hazretleri mesciddesmiliv.gif talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttilersmiliv.gif Şems-i Tebrîzî; “Sorun!” buyurdu. İçlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı. Sormaya başladı: “Allah var dersinizsmiliv.gif ama görünmezsmiliv.gif göster de inanalım.” Şems-i Tebrîzî hazretleri; “Öbür sorunu da sor!” buyurdu. O; “Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersinizsmiliv.gif sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi?” dedi. Şems-i Tebrîzî; “Peki öbürünü de sor!” buyurdu. O; “Âhirette herkes hakkını alacaksmiliv.gif yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlarsmiliv.gif karışmayın!” dedi. Bunun üzerine Şems-i Tebrîzîsmiliv.gif elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu.Soru sormaya gelen felsefecismiliv.gif derhâl zamânın kâdısına gidipsmiliv.gif dâvâcı oldu. Ve; “Bensmiliv.gif soru sordumsmiliv.gif o başıma kerpiç vurdu.” dedi.Şems-i Tebrîzî; “Ben de sâdece cevap verdim.” buyurdu. Kâdı bu işin açıklamasını istedi.Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı: “Efendimsmiliv.gif banaAllahü teâlâyı göster de inanayımsmiliv.gif dedi. Şimdi bu felsefecismiliv.gif başının ağrısını göstersin de görelim.” O kimse şaşırarak; “Ağrıyor ama gösteremem.” dedi. Şems-i Tebrîzî; “İşte Allahü teâlâ da vardırsmiliv.gif fakat görünmez. Yine banasmiliv.gif şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Yine bana; “Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz.” dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsasmiliv.gif o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?” buyurdu. Felsefecismiliv.gif bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olupsmiliv.gif söz söyleyemez hâle düştü.

                                15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 30)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.