• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654085
    Anonim

      Görünmez aşina bir çehre olsun rehgüzarından;
      Ne gurbettir çöken islama islamın diyarında?
      Umarmıydın : Mabedler,ibadetler yetim olsun
      Ezanlar arkasından ağlasın bir nesl-i me’yusun?
      Umarmıydın ; Cemaat bekleyip durdukca minberler.
      Dikilmiş dört direk görsün,serilmiş bir yığın mermer.
      Umarmıydın : Tavanlar yerde yatsın,rahneden bitab?
      Eşiklerden yosun bitsin ,örümcek bağlasın mihrab?
      Umarmıydın ,taş taş devrilen ,bünyanı mersüsun,
      Şu viran kubbelerden böyle son feryadı dem tutsun?
      Ömürlerdir bir alçak zulme miskin inkiyadından
      Silinmiş emr-i bi’l-ma’rufun artık ismi yadından
      Haya sıyrılmış inmiş ; Öyle yüzsüzlükki her yerde
      Ne çirkin yüzler örtermiş meğer bir incecik perde
      Vefa yok ahde hürmet hiç ,emanet lafz-ı bi-medlül;
      Yalan raiç ,hiyanet mültezem her yerde ,hak meçhul
      Yürekler merhametsiz ,duygular süfli emeller har;
      Nazarlardan taşan ma’na ibadullahı istihkaar
      Beyinler ürperir ,ya rab,ne korkunç inkilab olmuş
      Ne din kalmış ne iman ,din harab iman türab olmuş
      Alınlar terlesin ,derhal iner mev’üd olan rahmet,
      Nasıl hasir kalır “tevfiki hakettim” diyen millet?
      İlahi! Bir müeyyed ,bir kerim el ,yokmu,
      Tutsunda , çıkarsın Şark-ı zulmetten ,götürsün fecr-i maksuda?

      ( Mehmet Akif Ersoy…safahat)

      #763293
      Anonim

        Hasbihal
        Bugün yaşım otuz üç; ben demek otuz üç yıl
        Kapılmışım bu serab-ı hayata; hem de nasıl:
        Bütün kavafil-i âmâl önümde can berleb,
        Durur iken yine ben sîne çâk çâk taleb,
        Uzakta şöyle heyülâda görsem ümmidim
        Teşahhus etti sanır da hemen seğirtirdim!
        Hayale peyrev olup döndüğüm bu feyzada
        Değildi bir demim olsun belâdan âzâde
        Adım başında felâket; adım başında muhat
        Ne bir kenâr-ı selâmet; ne bir tarîk-ı necat
        Sağımda ağzını açmış amîk bir uçurum;
        Solumda inmede dehşetli bir kasırga hücum!
        Gidilse leyle-i âtî kadar karanlık çöl!
        Dönülse devre-i mâzî gibi kapanmış yol!
        Fakat tereddüde, ârâma var mıdır imkân?
        Sürüklenir gider elbette dalgaya kapılan.
        Uğraştım onca muhacimle bir zaman heyhat
        Sonunda tâb ü tüvânım kesildi bitti sebat
        Karardı gözlerim artık ne oldu bilmiyorum
        Açıldı pîş-i hayalimde başka bir uçurum
        Yuvarlanıp düşecektim o cah-ı muzlime ben
        Önümde nur-ı ilâhî gibi göründün sen
        Yarıp o zulmeti sâyende işte kurtuldum
        Dalâle doğru giderken reşâde doğruldum
        Göründü dîde-i hakbîne şimdi âlem-i ruh
        Uyandı leyle-i ruhumda bir sabah-ı fütuh
        Hayat namına ben gerçi sersericesine
        Dolaşmışım bu fezâ-yı hayâli bunca sene
        Fakat bugün o geçmiş demlerin nihâyetidir
        Hayat varsa benimçün bugün bidâyetidir
        Felekte ben de acep gün görür müyüm derken
        Sabah-ı sermede kalb eyledin leyâlimi sen
        Sen ey nigâhımı bîdâr eden ilâhî nur
        Kemâl-i feyzin ile olduğun zaman manzur
        Degişti sanki muhitim, açıldı başka cihan
        Çekildi ufkumu tazyik eden sehab-ı giran
        Baharlar uçuyor şimdi asümânımda
        Teraneler ötüyor tâ samîm-i cânımda
        Muhabbetin ne kadar mucizata mazharmış
        Bugün ben anlıyorum başka bir cihan varmış
        Gülzâr-ı hayalime suret veren musavver ruh
        Kitab-ı sineme bir bak ne dilfirib vuzuh
        İçinde gösteriyor âlem sabahatini
        O safhadan oku gel sen de kendi hikmetini
        Bu kâinatta görmekteyim bütün seni âh
        Biraz da gel edeyim sende kâinâta nigâh
        Ümidi, ye’si,maişet bela-yı hâilini
        Bu kârzâr cihânın bütün gavailini
        Hülasa her ne kadar kayd varsa cümlesini
        Hayalden silerek yazdım işte sade seni
        Bugün düşünm(üy)orum hiç kendi âtimi
        Düşünmek istemiş olsam da nerde kabil mi?
        Senin fezaları lebriz eden hayalinle
        Sığar mı başka endişe tenknâ-yı dile?
        Seninle başladı mâdâm bende feyz-i hayat
        Hüda bilir edemem bir de masivâ isbat
        Mehmed Âkif
        / 23 Mayıs 321 / 5 Haziran 1905

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.