- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
-
YazarYazılar
-
25 Kasım 2009: 16:11 #658468
Anonim
Haklısın sende ..herkes gibi haklısın..heybemin delikliğiyle düşürdüm sana getirdiğim incileri…
Getiremedim bedelini ödediğin şeyleri yok yere..Kavaktan yapraktan pervazdan nazdan tuttuğun yaslarını görerek..ve yaslanarak duanın duvarına, senin de yaslandığını bilerek…
Sende haklısın ..mavi deyip kap kara hicranlarla çaldığım deflerin, kulağına kurşun döktüğü sızıları görmezden geldim..Kös kös durdum umudun karşında..Bilerek ve isteyerek…
Sanki dizlerimde uyuyordu kuş tüyü masallarım..Sanki kımıldasam uyanacaktı..belki de uçacaktılar…Zan gibi bir şey su-i zan gibi…
Korkunun kavradığı..son satırlarımın arasına serpile serpile giren hayaletler ablukasında kaldım..haklısın sen de herkes gibi..herkesten farklı…
Ne oldu ki vaveylasını tuttum da ..ne oldu da ardından baka kaldığım dalgınlığıma ne oldu…Bir kere ıslandım ben adam gibi iliklerine kadar..Adam akıllı bir defa ıslandım..ve o ıslandığımla büyüdüm kucağında feleğin…
Geçti bizden dediğinde zorlandım kabul etmek için belki..İnandığım gerçekte kaf dağı yok biliyor musun..Tek sıra sıralıyorum namdarları dümdar-ı aşkları tek sıra…Anlatıyorum ve ister inan ister inanma Leylalar hep benden yana..ben onlardan yanayım…
Bir ağaç söküyorum denizler mürekkebine nazır…Bütün kalemlerin anlatamadığı aciz kaldığı bir resim çiziyorum…
Rengarenk..İçinde ben sen olmadığı..kimsenin yitmediği hiçbir ocağın sönmediği ve bitmediği..Biraz ferace..biraz örtü çokça sır belki…
Ne geliyor aklıma biliyor musun..Bir sahilden bir ufka ayrılıyorum..Alnımı koyacak bir parça toprakla…Artık arkada kalmak istemiyorum..Gidenlerin peşine takılıp yol ayrımında kim kimden ayrılacaksa kim kiminle kalacaksa kalsın..kaç gülümsemem var sonun da ağlamadığım..ve ya ağlamayacağım…
Bugün öyle oldu işte yanarız yakmayız dedim dosta…
Dedi ki; hani aldanır aldatmayız gibi mi..
Öyle, evet onun gibi…….
Sonra bir haber geldi şiirin birinin ahından..
Aşk dediğini müşfik bir ruhla tutmalısın dedim asu ya..
Yakup mu Züleyha mı olmalı dedi hüzün bahçevanı edasıyla..
Belki ne Yakup ne Züleyha..
Belki hep Yusuf olmalıyız dedim..Belki hep Yusuf………………..
Evet konakladığım gönlün enfası Yusuf olmalıyız belki…
Tam yerinde can evinde…
Salıncaklar kursan ne olur ki direkler dilekler arası..Yutkunmak kabulden azade bir eylemdir belki..hani sindiremiyorum gibi durmanın imikçesi..Belki Musa olmanın bir kor tutası eli olmalıdır insanda…
Bir defa kalbine indirdiğinde maverayı..masivayı da gasl eyleyip bezemelisindir..Manzaranın önünü süpürüp sevdirmelisindir..sesini duymasan da..olmasa da yanında ..Hani hiç mi hiç layık olmasa da..Hani sende olmasan da…
Anlıyorsun ya nemli havalarda yağmurun geleceğini ağır his romatizmalarıyla..Hani anlıyorsun ya geçip geçeceğini geçmişliğinle her şeyi…her şeyin gelip geçtiği gibi…
Yalnızlık oturmuşsa fikrinin cumbasına ve daha çok mecalsizleşmiş gelecek gelseleri en geleceğin mutlakasına bir inme gibi indirip sükuneti üful bir usultuyu dinlemeli çocuk düşlerinde..kıp kırmızı bir rüya ile ..kıp kırmızı ..bir bayram sabahı neşesiyle bir bahar neşvesiyle birlikte…
Gidemediklerimde var gidemediklerin gibi..ve gelirler gidemediklerin gidip gelemeyenlerim gibi… Veya yerine bir başka hüsünle ap aydın bir günün ilk saatlerinde bir gül kurusu uçuşur kapının önünde…
Belki bir şeylere sarmalı nazik nazeninleri…kaldırmak lazım sonsuzluk sergenine elyak bir arz ile arz ederek..Aklayıp paklayarak biraz üzerine biraz sızlayıp çokça titreyerek…
En dayanılır dayanmazlıklar sessizliktir diye düşünüyorum..Teselli elinde değil ki ellerin..Ellerim yine başkasına el ellerim işe yaradı bir yarada…yaramadılar..ellerimi iki kanat gibi açamıyorum Mostar hayalli bir köprüde kollarımı açtığım gibi.. Yapamıyorum…
Boğazın serin sularına batıklığımla katamıyorum kendimi… Sur dibinde yatıramıyorum da…
Küçük göllü gölgelerim için.. bazı iflah olur..şurası işe yarar dediğim oluyor bir çift gözü görünce gözlerimde…
Biliyor musun zamanın sanılandan kısa zamanda değişikliklerle değişkenliklerle değiştiğini ve değişime hazır olanları değiştirdiğini bilirim…belki zamanla ben de değişirim ..değişmeliyim..değişmeyen yanlarım, cildini dikişlemiş sağlamlaştırmış rahleli bir sebavet..Yangınlar içinde bir taravet..Asr vakti gibi bir kemal nokta ..Akşam deminde bir kanaat.. Yatsı gibi nazır olabilirim belki ötelere berisiz…
Bir şeyler olamıyordum ya bir aralar..Yine o olamadıklarımı olamayıp yedi düvellik hatıra hatırına…
Yok, olabilirim mesela……………………………………….
m.safitürk30 Kasım 2009: 16:54 #760866Anonim
ne güzel bi yazı emegine yüregine saglık
dua ile
-
YazarYazılar
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.