• Bu konu 4 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #656200
    Anonim

      120820092048074201831_2.jpg Yaşlılığa bağlı hafıza kaybına neden olduğu sanılan protein bulundu.

      [FONT=Helvetica,Verdana,Arial][/FONT]

      [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Fransız bilim adamları, Alzheimer hastalarında olduğu gibi sağlıklı kişilerde de yaş ilerledikçe beyindeki miktarı artan presenilin 1 proteininin hafızaya zarar verdiğini belirledi.

      Mutasyona uğradığında 40-50 yaşındaki kişilerde de Alzheimer’a neden olan bu proteinin rolünü bulmak için kolları sıvayan bilim adamları önce mutasyona uğramış protein verilen fareler üzerinde araştırma yaptı. Ancak bilim adamlarını, beklenmedik şekilde, normal proteine sahip kontrol grubundaki fareler şaşırttı.

      Araştırmacılar, yaş ilerledikçe bu proteinin fazla üretilmesinin hafızada anormalliklere neden olduğunu gördü.

      Journal of neurosciences” dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, proteinin sinir hücreleri arasındaki temas noktalarının (snaps) esnekliğinde anormalliklere neden olduğunu, dolayısıyla presenilin 1’in sinir hücrelerini zehirliyor olabileceğini belirttiler.

      Fransız “Le Nouvel Observateur” dergisinin internet sitesinde de yayımlanan makalede bilim adamları, yaşlanma sürecinde bu proteinin hafızaya ilişkin bilişsel faaliyetlere zarar verdiğinin sanıldığını vurguladılar.[/FONT]

      #752991
      Anonim

        unutkanlığın olması için yaşlanmaya ihtiyacı kalmayanlardanım ne yazıkki…

        presenilin 1 proteini neylerden alıyorum acaba bu bünyeye???

        #753037
        Anonim

          Konu icin tesekkur ederiz 🙂

          Evet bardak benim de aklima ilk olarak bu geldi dogrusu 🙂

          #753064
          Anonim

            Nelerden olduğunu bulamadım araştırdım ama kusura bakmayın artukun…
            Yaşlanınca Alzheimer hastalığına yakalanmayan yazsın en çok ne yediğini öyle bizde bi icat yapmış oluruz..
            Benim icatta ancak bukadar olur..Elime düşürmesin yaradan…:005:

            #753072
            Anonim

              al benden de o kadar Bardak can .ben de yaşlanmayı beklemedim.Eşim almaya gelmezse kaybolur muyum? acaba yok canım o kadar da değil de.en çok yakındığım unutkanlığım yüzünden ayaklarım çok yoruluyor.ne alaka diyorsunuz .şöyleki: sofra hazırlarken mesela mutfağa gidip te ne alacağımı bulmam için 4-5 kez gidip geliyorum.ayaklar yoruluyor tabii.unutkanlık ve hafızayı güçlendirmek için şunlar iyiymiş.

              Ben karanfili denedim.biraz işe yaradı.Yorgunluğa birebir.tavsiye ederim Bardak can.

              Hafıza gücünü artırmak için, vitamin almak, dengeli beslenmek, temiz havada egzersiz yapmanın yanı sıra bitkilerin şifalarından da yararlanmak mümkün.
              * Kırmızı biber: İçerdiği bolca C vitamini sayesinde, uyarıcı etki göstermektedir. Özellikle acı olanı tercih edilmelidir. Dimağı kuvvetlendirici olmasının yanı sıra, soğuk algılındığında meydana gelen ağrıların giderilmesi için de iyi bir kaynaktır.
              *Ceviz: Her gün bol miktarda ceviz yenilmesi, hafızayı canlı tutmaktadır. Görüntü olarak da beyni andıran bir özellik taşıması, dikkat çekicidir. Konsantrasyon güçlüğü için etkilidir.
              *Üzüm: Özellikle kurutulmuş üzüm dimağı kuvvetlendirir. Sınav dönemlerinde öğrenciler için bulunmaz bir besin kaynağıdır. Unutkanlık için her gün yenilmelidir.
              *Soğan: Sarımsak gibi, kan dolaşımını sağlayıcı ve kanı temizleyici etkiye sahiptir. Damarda tıkanıklık yapan maddelerin fonksiyonlarına engel olur. Beyinsel faaliyetleri artırır. Zihin yorgunluğuna iyi gelen soğan, adeta C vitamini deposu. Mikroplara karşı vücut direncini güçlendirirken, damar sertliği, grip, astım ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı vücudu koruyor. Böbreklerde taş ve kumların düşürülmesinde de önemli rol oynuyor.
              *Buğday: Buğday unu; konsantrasyon bozuklukları ve ilgisizlik gibi durumlarda, dikkat eksikliğinde öğrencilerin yardımcısı olarak düşünülebilir. İçerdiği E vitamini sayesinde de hücrelerin yenilenmesinde rol oynar ve birçok minarelleri de içermektedir (B1, Ca, Mg, F, K, Fe, Zn, fosfatlar, vb.).
              BİBERİYE ZİHİN AÇIYOR
              *Biberiye: Dolaşım sistemini düzenleyici ve zihin açıcı etkisi bulunuyor.
              *Karanfil: Çay gibi demlenip tatlandırılarak içildiğinde hafızayı kuvvetlendiriyor, zihni açıcı ve unutkanlığı geçirici etli gösteriyor. Bu çay, kalp çarpıntısına iyi geliyor. Ayrıca, dişleri kuvvetlendirici etkisi de var.
              *Ahududu: Bahçelerde yetiştirilebilen bir bitkidir. İnsana zindelik verir. İyi bir zihinsel
              yorgunluğu giderici özelliğe sahiptir.
              *Kereviz: Unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar sökücü özelliği var. B vitamini, demir ve kireç içeren kereviz, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalıdır.

              #753099
              Anonim

                Allah razı olsun nimet06 can…İnşaallah bende deneyeyim karanfili…Bu çağda eskiden görülmemiş ne çok hastalık var bazen şaşırıp kalıyorum…

                **********************

                Zamanımızın hastalığı olarak nitelendirilebilecek ve gittikçe daha dehşetli bir hal alacak olan unutkanlık hastalığı az veya çok hepimizi sarmış durumda. Acaba bu unutkanlık hastalığının ve bunamanın günümüzde sıklıkla görülmesinin sebebi nedir?
                Bu sorunun bir benzeri asrımızın alimi Bediüzzaman hazretlerine de sorulmuş. Bu konu risalelerde şu şekilde geçiyor.

                Risâle-i Nur talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi: “Bende unutkanlık hastalığı tezayüd ediyor (artıyor) ne yapayım?”
                Ben de dedim:
                Mümkün oldukça nâmahreme nazar etme (bakma). Çünkü rivayet var. İmam-ı Şâfiî´nin (ra) dediği gibi, “Haram-ı nazar (harama bakmak), nisyan (unutkanlık) verir.”
                Evet, ehl-i İslâmda, nazar-ı haram ziyadeleştikçe (arttıkça), hevesat-ı nefsaniye (nefsani hevesler ve hisler) heyecana gelip, vücudunda su-i istimalâtla israfa girer. Haftada birkaç defa gusle mecbur olur. Ondan, tıbben kuvve-i hâfızasına (hafıza kuvvetine) zaaf gelir.
                Evet, bu asırda açık saçıklık yüzünden, hususan bu memalik-i harrede (sıcak memleketelrde) o su-i nazardan su-i istimalât, umumî bir unutkanlık hastalığını netice vermeye başlıyor. Herkes, cüz´î, küllî o şekvâdadır. İşte, bu umumî hastalığın tezayüdüyle (artmasıyla), hadîs-i şerifin verdiği müthiş bir haberin tevili ucunda görünüyor. Ferman etmiş ki: “Âhirzamanda, hâfızların göğsünden Kur´ân nez´ ediliyor, çıkıyor, unutuluyor.” (Süyûtî, el-Havî Li´l-Fetevâ, 2:253; Ali el-Muttakî Kenzü´l-Ummâl, 14:233, 242.) Demek bu hastalık dehşetlenecek, hıfz-ı Kur´ân´a bu sû-i nazarla bazılarda set çekilecek; o hadisin tevilini gösterecek. Lâ ya’lemü’l-gaybe illâllah (Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez).


                Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lâhikası

                Üstad Bediüzzaman hazretleri İmam Şafi’den rivayetle unutkanlığın ana sebebi olarak harama bakmayı gösteriyor. Harama yani açık saçık resimlere, ve müstehcen görüntülere bakmak insanda unutkanlığa sebep oluyor. Burada şu soru akla geliyor: Harama bakmakla unutkanlık arasında nasıl bir ilişki var ve neden harama bakmak unutkanlığa sebep oluyor?

                Bu sorunun cevabını yine Bediüzzaman hazretleri veriyor ve diyor ki: nazar-ı haram ziyadeleştikçe (arttıkça), hevesat-ı nefsaniye (nefsani hevesler ve hisler) heyecana gelip, vücudunda su-i istimalâtla israfa girer. Haftada birkaç defa gusle mecbur olur. Ondan, tıbben kuvve-i hâfızasına (hafıza kuvvetine) zaaf gelir. Yani insan harama baktıkça hisleri galeyana geliyor ve bu hisler insan vücudunda bir israfa neden oluyor. Bu israfa meni israfı diyebiliriz. Evet insan harama baktıkça galeyana gelen hisleri sebebiyle İslami kaynaklarda ayda bir ya da iki haftada bir olarak dışarı akıtması sağlıklı görülen menisini (gerek el ile ihtilam -istimna, mastürbasyon – gerekse cinsel ilişki yoluyla) haftada bir-iki kez akıtmaya başlıyor. Üstadın deyimiyle haftada bir-iki kez gusle mecbur oluyor. Bediüzzaman hazretleri bu meni israfının tıbbi olarak hafıza kaybına ve unutkanlığa sebep olduğunu belirtiyor. Şimdi harama bakmakla hisleri ve hevesleri galeyena gelen kişinin vücudunda neler olduğunu inceleyelim. Ancak öncesinde açıklayıcı birkaç bilgi verelim.

                Vücudumuzda otonom sinir sistemi adlı bir sistem bulunmaktadır. Bu sistem salgı bezlerini, kalp kasını ve iç organların düz kaslarını kontrol eder ve ikiye ayrılır: sempatik sinir sistemi, parasempatik sinir sistemi.

                Sempatik sinir sistemi duygularla paralel hareket eden sinir sistemi bölümüdür. Korku, sevinç, heyecan gibi durumlarda sempatik sinir sistemi aktive olur, kan basıncı artar, kalp hızlanır ve sindirim yavaşlar. Parasempatik sinir sistemi ise genelde sempatik sinir sistemini dengeleme yönünde fonksiyon gösterir. Kalbi yavaşlatır, tükürük ve barsak salgılarını artırır ve barsak hareketlerini artırır.

                Sempatik sinir sisteminin tepkisi sonucunda fiziksel stres işaretlerinin faaliyeti artar. Parasempatik sinir sistemi, vücudun iyiliğine yönelik faaliyetleri yönetir; dinlenme, rahatlama, beslenme, sindirim sistemi ve deri onarımı gibi. Sempatik sistem genel olarak organizmayı acil durumlara karşı koruyucu ve uyarıcı bir sistem olarak çalışmaktadır. Herhangi bir tehlike veya heyecan verici bir olayla karşılaşıldığı zaman organizmada sempatik sistem aktivitesi baskınlaşır ve kişi kendini tehdit eden olaydan kaçmak için veya savaşmak için hazır duruma getirilir. Böyle bir koşulda, kalp hızı artar, deri ve sindirim sistemi damarları daralır. Bu nedenle sempatik sistem enerji sarf ettiren bir sistem olarak kabul edilmektedir. Parasempatik sistem ise kalp hızını yavaşlattığı, kasılma gücünü azalttığı ve sindirim sisteminin aktivitesini artırarak alınan besinlerin kana karışıp enerjiye dönüşmesini kolaylaştırdığı için daha çok enerji koruyucu sistem olarak kabul edilmektedir.

                Sempatik ve parasempatik sistem organlar üzerindeki etkilerini nöronlarından salıverilen nörotransmitterler aracılığı ile yaparlar. Sempatik sistem nöronlarının nörotransmitteri noradrenalin (norepinefrin), parasempatik sistemin ise asetilkolin dir.

                Harama bakmakla hislerimiz galeyana geldiğinde ve gusül gerektirecek eyleme giriştiğimizde parasempatik sinir sistemimiz aşırı bir şekilde uyarılır. Bunun neticesinde aşırı bir şekilde seks hormonları ve serotonin, dopamin ve asetilkolin adı verilen nörotransmitterler üretilir. Bu şekilde aşırı hormon üretimi ise beyin ve böbreküstü salgı bezlerinin dopamine-norepinephrine-epinephrine dönüşümünü yapabilmesi için aşırı bir şekilde çalışmasına sebep olur. Bu durum ise beynimizi ve vücut fonksiyonlarımızı aşırı sempatik hale getirir ki bu durum beyne zarar verir ve unutkanlığa sebep olur. Kısacası harama bakmakla tahrik olma neticesinde vücut kimyasında müthiş bir değişim olur ve başta unutkanlık olmak üzere bir çok rahatsızlığa kapı açılmış olur. Diğer rahatzılıkların başlıcaları ise şöyledir:
                * Konsantre olmakta zorluk çekme
                * Düşünce bulanıklığı
                * Görmede zayıflık
                * Sürekli baş ve bel ağrısı
                * Sindirim ve boşaltım sisteminde zayıflama

                Burada hayrete düşülecek olan nokta şudur ki, Bediüzzaman hazretlerinin henüz tıbbi açıklaması yapılmadan önce harama bakmanın tıbbi olarak unutkanlığa sebep olacağını belirtmesidir ki bu da Üstad Hazretlerinin büyüklüğünün göstergesidir.

              6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.