• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #652954
    Anonim

      [Mahremdir. Şimdilik Medresetü’z-Zehra erkânlarına mahsustur.]

      İhtiyar kadınlara ehemmiyetli bir müjde
      ve bekâr ve mücerret kalmak isteyen genç kızlara bir ihtar.

      Hadîs-i şerifte b301.gif gösteriyor ki âhir zamanda
      kuvvetli iman, ihtiyar kadınlarda bulunur ki, “Dindar ihtiyar
      kadınların dinine tâbi olunuz”
      diye hadis-i şerif ferman etmiş.
      Hem Risale-i Nur’un dört esasından bir esası şefkattir.
      Ve kadınlar şefkat kahramanı bulunmasından, hattâ en korkağı da
      kahramancasına ruhunu yavrusuna feda eder. Ve bu zamanda o
      kıymettar valideler ve hemşireler, büyük bir hâdise ile karşılaşıyorlar.
      Mahremce ve ifşâsı münasip olmayan bir hakikat-i fıtriyesini,
      Nur şakirtlerinden mücerred kalmak isteyen veya mecbur kalan
      kızlar kısmına beyan etmek lâzım gelir diye ruhuma ihtar edildi.

      Ben de derim ki:

      Kızlarım, hemşirelerim,
      Bu zaman, eski zamana benzemiyor.
      Terbiye-i İslâmiye yerine
      terbiye-i medeniye, yarım asra yakın hayat-ı içtimaiyemize
      yerleştiği için, bir erkek bir kadını ebedî bir refika-i hayat ve
      saadet-i hayat-ı dünyeviyeye medar ve sair günahlardan kendini
      muhafaza etmek için almak lâzım gelirken;
      o biçare zaifeyi daim tahakküm altında, yalnız dünyevi, muvakkat
      gençliğinde sever. Ona verdiği rahatın bazı on misli onu zahmetlere
      sokar.Eğer şer’an “küfüv” tâbir edilen birbirine denk olmazsa,
      hukuk-u şer’iye nazara alınmadığından, hayatı daima azap içinde
      geçer. Kıskançlık da müdahale ederse daha berbat olur.


      İşte bu izdivaca sevk eden üç sebep var:
      Birisi: Tenasülün devamı için, hikmet-i İlâhiyece o fıtrî hizmete bir
      ücret olarak bir fıtrî meyil ve şevk vermiş. Halbuki o zevk, on
      dakikada bir lezzet verse de, eğer meşru ise, erkek bir saat meşakkat
      çekebilir. Fakat kadın, on dakikalık o zevk için on ay çocuğu kendi
      vücudunda zahmetini çekmekle on sene çocuğun hayatına yardımla
      meşakkat çeker. Demek, o on dakikalık fıtrî meyil, bu uzun meşakkatlere
      sevk ettiği için, ehemmiyeti kalmaz. His ve nefis, onunla onu izdivaca
      tahrik etmemeli.

      İkincisi: Fıtraten kadın, zaafı için maişet noktasında bir yardımcıya
      muhtaçtır. O ihtiyaç için şimdiki terbiye-i İslâmiyeden ders almayan,
      serseriliğe, tahakküme alışanlardan o küçük bir iaşesi hatırı için
      tahakkümler altına girip riyakârâne kocasının rızasını tahsil etmek
      yolunda hayat-ı dünyeviye ve uhreviyesinin medarı olan ubudiyetini
      ve ahlâkını bozmak bedeline, köy kadınları gibi kendi nafakasını
      kendi çalışmasıyla kazanmak, on defa daha kolaydır.
      Rezzak-ı
      Hakikî çocukların rızkını sütle verdiği gibi, onların da rızkını o
      Hâlık-ı Rahîm veriyor. O rızık hatırı için namazsız ve ahlâkını
      kaybetmiş bir zevci aramak, riyakârâne çalışıp tahakkümü altına
      girmek, elbette Nur talebesinin kârı değil.

      Üçüncüsü: Kadınlığın fıtratında çocuk okşamak ve sevmek meyelânı
      var. Ve bir evlâdının dünyada ona hizmeti ve âhirette de şefaati ve
      validesi öldükten sonra ona hasenatıyla yardımı, o meyl-i fıtrîyi
      kuvvetlendirip evlendirmeye sevk etmiş. Halbuki şimdi terbiye-i
      İslâmiye yerine terbiye-i medeniye ile on taneden bir iki hakikî
      evlât, kendi validesinin şefkatine mukabil fedakârâne hizmet ve
      dindârâne dualarıyla ve hasenatlarıyla validesinin defter-i a’mâline
      haseneler yazdırmak ve âhirette salih ise validesinin şefaat etmek
      ihtimaline mukabil, ondan sekizi o hâleti göstermediğinden, bu
      fıtrî meyil ve nefsânî şevkle o biçare zaifeler böyle ağır bir hayata
      kat’î mecbur olmadan girmemek gerektir. İşte bu işaret ettiğimiz
      hakikate binaen, bekâr kalmak isteyen Nur şakirtlerinden olan
      kızlara derim ki:

      Tam muvafık ve dindar ve ahlâklı bir zevc bulmadan, kendilerini
      açık saçıklıkla satmasınlar. Eğer bulunmadı; Nurun bir kısım
      fedakâr şakirtleri gibi mücerret kalıp tâ ona lâyık ve ebedî bir
      arkadaş olacak ve terbiye-i İslâmiyeyi almış vicdanlı bir müşteri
      ona çıksın. Ve saadet-i ebediyesi, muvakkat bir keyf-i dünyevî
      için bozulmasın. Ve medeniyetin seyyiatı içinde boğulmasın.

      Said Nursî

      Haşiye Hemşireler ve genç kızlar Tesettür Risalesini okumalıdırlar.

      Keşfü’l-Hafâ, 2:70

      Emirdağ Lahikası s.292-293

      #741640
      Anonim

        Rabbim Ustadimdan ve yolundan gidenlerden razi olsun…

        #743371
        Anonim

          Rabbim razı olsun emeğinize ve yüreğinize sağlık

          #820003
          Anonim

            gerçekten bu zaman, eski zamana benzemiyo.
            Allah razı olsun abi.

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.