- Bu konu 5 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
24 Haziran 2012: 06:41 #677455
Anonim
“Sungur, hayatınla hayatım devam edecek!”
“Sungur , ileride Nur’un bayramları olacak. Ben onlara yetişemeyeceğim.Fakat sen onları görecek, gelip mezarımda benim kulağıma söyleceksin.”
Bediüzzaman24 Haziran 2012: 07:18 #777614Anonim
Üstad, zaman zaman Sungur’una çok değer verdiğini ve onu çok sevdiğini ifade eder. Ahmet GÜMÜŞ anlatıyor:
“Bir gün Isparta’da Üstad’ımızın huzurundaydık. Bir ara Sungur Ağabey dışarı çıktı. Üstad’ımız ‘ Ahmet, sen benim Sungur’umu tanır mısın ?’ dedi. ‘ Tanırım Üstad’ım dedim. Bunun üzerine ‘Sungur aslan demektir. Aslanım olan bu Sungur, Rus ordusundan kuvvetlidir!’ dedi. Bu sözlerin manasını uzun zaman anlayamadım. Rusya dağılıp da Kızıl Meydan’da cami açılışında Sungur Ağabey’in hazır bulunduğunu duyduğumda , adeta zihnimde şimşekler çaktı ve Üstad’ın bu sözünün manasını o zaman anladım.”
26 Haziran 2012: 16:15 #805044Anonim
Üstad, bir mektupta Zübeyr, Ceylan, Sungur, Bayram, Hüsnü, Abdullah ve Mustafa şeklinde isimlerini zikrettiği bu talebelerini manevi evlatlar ve fedakar hizmetkarlar olarak yad eder. Başka bir mektubunda mutlak vekiller olarak ifade eder. Hatta kendisinden sonra hizmet düsturlarını muhafaza etmeyi onlara vasiyet eder.
&
Mustafa Sungur Ağabey Emirdağ’a gittiğinde Hüsrev Ağabey ona şunları söylemektedir.
– Kardeşim Sungur, 1400 seneden beri ehl-i imanın beklediği zat gelmiştir.
1 Temmuz 2012: 18:39 #805185Anonim
Yüz Kat Daha Fazla
“ Üstad odasındaki üzümleri ipe dizdirip temaşa ederken, ‘ Kardeşlerim benim bunları temaşa etmekten aldığım lezzet, yemekten aldığım lezzetten yüz kat fazladır.’ der.”
1 Temmuz 2012: 18:40 #805186Anonim
Sungur Ağabey bir gün daralmaktadır. O anda içinden Oraları bırakıp, Ravza-i Mutahharada türbedar olmak vardır. Sonrasını Sungur Ağabey’den Dinleyelim.
“Böyle düşünürken bir hal oldu., sanki sema yarıldı, Ravza-i Mutahhara ortaya çıktı, içinden Peygamber Efendimiz göründü. ” Sen Bediüzzaman’ı Türkiye’de bırakıp buraya nasıl gelirsin? Doğru onun hizmetine geri dön! diye beni şiddetle azarlamaya başladı! hayal değildi sesini duyuyor ve zatını görüyordum.”
9 Temmuz 2012: 06:52 #805290Anonim
Küre-i Arz’a Ders
” Üstad, bir ara bize Arapça Mesnevi’yi ders vermeye başladı. Bazen Sabah Namazından başlayıp, bir iki hatta beş saat süren dersler ve izahlar yapıyordu. Bazen öylesine coşuyor öyle derin hakikatler anlatıyordu ki mest oluyorduk. Bir defasında :
‘ Ben sadece size değil, Bütün Küre-i Arz’a ders veriyorum.’ demişti.”10 Temmuz 2012: 12:00 #805447Anonim
On Sinemaya Değişmem
Ders yaptığımız evin etrafında o zaman kesretli kavak ağaçları vardı. Üstad’ımız onu temaşa eder ve :‘ Bunların temaşasından on sinemadan, yirmi tiyatrodan ziyade nefsim lezzet alıyor’ derdi.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.