- Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
26 Mart 2011: 15:36 #669843
Anonim
ve bihi nesteinu
Arkadaş! Vesvese ve evham zulmetleri içinde yürürken, Resul-i Ekrem’in (A.S.M.) sünnetleri birer yıldız, birer lâmba vazifesini gördüklerini gördüm. Herbir sünnet veya bir hadd-i şer’î, zulmetli dalalet yollarında güneş gibi parlıyor. O yollarda insan, zerre-miskal o sünnetlerden inhiraf ve udûl ederse; şeytanlara mel’ab, evhama merkeb, ehval ve korkulara ma’rez ve dağlar kadar ağır yüklere matiyye olacaktır.
Ve keza o sünnetleri, sanki semadan tedelli ve tenezzül eden ipler gibi gördüm ki, onlara temessük eden yükselir, saadetlere nâil olur. (Mesnevi-i Nuriye)Sünnet-i seniyye edebdir hiçbir mes’elesi yokturki,altında bir nur,bir edeb bulunmasın,O’nun sünnetini terkeden edebi terkeder.(onbirinci lem’a)
Sünnet-i seniyyeye ittiba-ı kendine âdet eden âdatını ibadete çevirir.Bütün ömrünü semeradar ve sevabdar yapabilir (onbirinci lem’a)
Velayet yolları içinde en güzeli, en müstakimi, en parlağı, en zengini; Sünnet-i Seniyeye ittiba’dır. Yani: A’mal ve harekâtında Sünnet-i Seniyeyi düşünüp ona tâbi’ olmak ve taklid etmek ve muamelât ve ef’alinde ahkâm-ı şer’iyeyi düşünüp rehber ittihaz etmektir.İşte bu ittiba ve iktida vasıtasıyla, âdi ahvali ve örfî muameleleri ve fıtrî hareketleri ibadet şekline girmekle beraber; herbir ameli, sünneti ve şer’i o ittiba’ noktasında düşündürmekle, bir tahattur-u hükm-ü şer’î veriyor. O tahattur ise, sahib-i şeriatı düşündürüyor. O düşünmek ise, Cenab-ı Hakk’ı hatıra getiriyor. O hatıra, bir nevi huzur veriyor. O halde mütemadiyen ömür dakikaları, huzur içinde bir ibadet hükmüne getirilebilir. İşte bu cadde-i kübra, velayet-i kübra olan ehl-i veraset-i nübüvvet olan sahabe ve selef-i sâlihînin caddesidir.(yirmidokuzuncu mektub.dokuzuncu kısım.mektubat.Risale-i nur Külliyatı)
Risale-i Nur’un hakikî şakirdleri, neşriyat-ı diniyelerinde ve ittiba-ı sünnetteki ibadetlerinde ve içtinab-ı kebairdeki takvalarında, Kur’an hesabına vazifedar sayılırlar…(kastamonu lahikası)
Farz ve vâciblerde ve şeair-i İslâmiyede ve Sünnet-i Seniyenin ittibaında ve haramların terkinde riya giremez. İzharı riya olamaz. (kastamonu lahikası)
Bu dünya, dâr-ül hikmettir, dâr-ül hizmettir; dâr-ül ücret ve mükâfat değil. Buradaki a’mal ve hizmetlerin ücretleri berzahta ve âhirettedir. Buradaki a’mal, berzahta ve âhirette meyve verir. Madem hakikat budur, a’mal-i uhreviyeye ait neticeleri dünyada istememek gerektir. Verilse de memnunane değil, mahzunane kabul etmek lâzımdır. Çünki Cennet’in meyveleri gibi, kopardıkça yerine aynı gelmek sırrıyla, bâki hükmünde olan amel-i uhrevî meyvesini, bu dünyada fâni bir surette yemek, kâr-ı akıl değildir. Bâki bir lâmbayı, bir dakika yaşayacak ve sönecek bir lâmba ile mübadele etmek gibidir.İşte bu sırra binaen;ehl-i velayet, hizmet ve meşakkat ve musibet ve külfeti hoş görüyorlar, nazlanmıyorlar, şekva etmiyorlar. “Elhamdülillahi alâküllihal” diyorlar. Keşf ü keramet, ezvak u envâr verildiği vakit, bir iltifat-ı İlahî nev’inden kabul edip setrine çalışıyorlar. Fahre değil, belki şükre, ubudiyete daha ziyade giriyorlar. Çokları o ahvalin istitar ve inkıtaını istemişler, tâ ki amellerindeki ihlas zedelenmesin. Evet makbul bir insan hakkında en mühim bir ihsan-ı İlahî, ihsanını ona ihsas etmemektir; tâ niyazdan naza ve şükürden fahre girmesin.(yirmidokuzuncu mektub.dokuzuncu kısım.Mektubat.Risale-i nur külliyatı)
Rabb’im bizi sözüyle işi birbirine uyan, sünnet-i seniyyeye ittib’nda hissesi ziyade olup edebsizlikleri asgariye düşmüş bahtiyar kullarından eyleye amin amin amin..!
26 Mart 2011: 20:21 #787966Anonim
Rabb’im bizi sözüyle işi birbirine uyan, sünnet-i seniyyeye ittib’nda hissesi ziyade olup edebsizlikleri asgariye düşmüş bahtiyar kullarından eyleye amin amin amin..!
Konuyu gayet güzel açıklamışsınız..Fakat son duanız biraz kinayeli geldi bana açıkçası;Sözüyle ,işi birbirine uymayan kişi veya kişiler mi var ortada ,; bu kast ettiğiniz ne dir?İzahat edermisiniz lütfen..;
Yoksa benmi yanlış anlıyorum türkçenizi?
26 Mart 2011: 20:41 #787968Anonim
dneeme mesajı
28 Mart 2011: 20:04 #788090Anonim
ve bihi nesteinu
Hacı Hulusi Efendi (k.s) dermiş: ‚‘ Söylemek kolaydır, yapmak (amel etmek) zordur..! Anlatmak kolaydır, yapmak zordur, Yazmak ve okumak kolaydır yapmak zordur..! (bil mana)
Rabb’im bizi sözüyle işi birbirine uyan, sünnet-i seniyyeye ittib’nda hissesi ziyade olup edebsizlikleri asgariye düşmüş bahtiyar kullarından eyleye amin amin amin..!
İnşaallah meramımızı anlatabilmişizdir..! -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.