• Bu konu 4 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #649020
    Anonim

      Bu hafta sinemaseverleri 5 yeni fim bekliyor.

      299198.jpg

      #727912
      Anonim
        Güz Sancısı

        guzsancisi.jpg

        Yönetmen : Tomris Giritlioğlu
        Senaryo : Etyen Mahçupyan, Nilgün Öneş
        Müzisyen : Tamer Çıray
        Yapım : 2009, Türkiye
        Tür : Tarih

        Oyuncular
        Murat Yıldırım, Beren Saat, Okan Yalabık, Belçim Bilgin Erdoğan, İlker Aksum, Umut Kurt

        Konu
        1955 yılı güz mevsimine doğru yol alırken, Beyoğlu’nun ışıltılı güzelliğinin üstüne Türkiye’nin gerginleşen siyasi ortamının gölgeleri düşmeye başlamıştır. Antakya’daki güçlü nüfuzu yüzünden DP’nin yakından ilgilendiği, babasının tek oğlu olan Behçet, İstanbul’da Hukuk Fakültesi’nde asistanlık yaparken, yetiştiriliş tarzı ve babasının etkili kimliğinin gölgesinde marjinal düşüncelere doğru sürüklenmektedir.

        Behçet’i sürüklendiği yolda tökezleten tek şey, oturduğu dairenin karşısındaki bir başka dairenin penceresinde gizlice izlediği kadın olacaktır. Behçet tarafından izlendiğini bilen bu kadın Elena?dır. Elena, Beyoğlu’nun kozmopolit güzelliğini oluşturan eşsiz parçalardan biridir. Genç kadın, kendisi de eski bir f.. olan babaannesi tarafından, üst düzey bürokratlara sunulan bir fahişedir. Babaanne ile torun arasında, yaşadıkları toplumda gayrimüslim olmanın getirdiği dayanışmanın ötesinde, gizemli bir bağımlılık ilişkisi vardır.

        Gayrimüslimleri taraf olarak belirleyen ve günden güne coşan siyasi dalgaların ortasında, Elena ile Behçet arasındaki karşı konulmaz aşk, kendini savunmaya çalışmaktadır. İki genç, aşkın topraklarında ‘aynı’, yaşadıkları ülkenin topraklarında ‘farklı’ taraflardadırlar. Behçet, militan bir kalemin günbegün koyulaşan renklerle çizdiği politik çizgide yürürken; attığı her adım onu, düşman uyruğundaki Elena’dan, yani aşktan biraz daha uzaklaştırmaktadır. Elena ise, babaannesinin ona biçtiği, çıkışı olmayan yazgının duvarlarını Behçet’e duyduğu aşkla zorlarken, başka bir çıkışsız yazgının; sevgilisini teslim alan marjinal siyasetin duvarlarına çarpacaktır…

        #727913
        Anonim
          Pandora´s Box

          pandoranin.jpg

          Yönetmen : Yeşim Ustaoğlu
          Müzisyen : Jean-pierre Mas
          Yapım : 2008, Türkiye
          Tür : Dram
          Süre : 1 sa, 52 dk

          Oyuncular

          Tsilla Chelton, Derya Alabora, Övül Avkıran, Onur Ünsal, Osman Sonant

          Konu
          İstanbul’un farklı bölgelerinde yaşayan, her biri diğerinden farklı sorunun ve hayat standardının içinde sıkışıp kalmış, birbirinden habersiz, tam anlamıyla orta yaş ve sınıfa mensup üç kardeş, bir gün doğup büyüdükleri Batı Karadeniz’in dağlarındaki köylerinden gelen bir telefon ile bir araya gelir. Yaşlı anneleri Nusret Hanım kaybolmuştur. Annelerini bulmak için bir araya gelen üç kardeşin bu metazori yolculuğu saklı kalan pek çok sorunun, hayatlarındaki ve ilişkilerindeki birçok çarpıklığa dair iyi kötü pek çok şeyin, tıpkı Pandora’nın Kutusu’ndaki gibi, açılmasına neden olur.

          #727914
          Anonim

            Mürekkep Yürek

            Inkheart


            inkheart.jpg

            Yönetmen : Iain Softley
            Yapım : 2008, ABD , İngiltere, Almanya
            Tür : Fantastik, Macera

            Oyuncular
            Helen Mirren, Andy Serkis, Jennifer Connelly, Rafi Gavron

            Konu
            12 yaşındaki Meggie (Eliza Hope Bennett), tıpkı babası Mortimer R20;MoR21; Folchart (Brendan Fraser) gibi bir kitap kurdudur. İkisinin, ortak bir özellikleri daha vardır: Yüksek sesle kitap okudukları zaman, kitapta yazanları canlandırığ gerçek dünyaya getirme yeteneği! Ama bu çok da tehlikeli bir yetenektir: Çünkü canlanıp kitap sayfalarından çıkan her karaktere karşılık, gerçek hayattan biri kitabın içine kaçmaktadır.

            Mo ve Meggie ikinci el kitap satan bir dükkanda gezinirken, Mo bir kitabın içinden tanıdık sesler geldiğine şahit olur. Bu, Ortaçağ şatoları ve garip yaratık çizimleri ile dolu R20;InkheartR21;tır. Mo kitabı bulduğuna inanamaz. Çünkü neredeyse 10 yıldır, MeggieR17;nin annesi Resa (Sienna Guillory) kitabın içine kaçtığından beri, her yerde bir zamanlar bir kopyasına sahip olduğu bu kitabı arıyordur.

            #727915
            Anonim

              Despero

              The Tale of Despereaux


              despero.jpg

              Yönetmen : Sam Fell, Gary Ross, Robert Stevenhagen
              Senaryo : Gary Ross, Will McRobb
              Müzisyen : William Ross
              Yapım : 2008, ABD,İngiltere
              Tür : Animasyon / Aile / Fantastik / Komedi / Macera
              Süre : 1 sa, 56 dk

              Oyuncular
              Robbie Coltrane, Ciaran Hinds, Dustin Hoffman, Kevin Kline

              Konu
              Evvel zaman içinde büyüleyici güzellikte bir ülke vardır. Neşeli kahkahaların her yanda duyulduğu bu ülkede insanlar nefis yemeklerle beslenerek keyifli bir yaşam sürer. Ancak günün birinde meydana gelen büyük bir kaza sonucunda ülkenin Kral’ının kalbi kırılırken Prenses acılara boğulur, ülke halkı umutsuzluğa sürüklenir. Güneş ışığının üzerinden çekildiği topraklarda her yer kasvetli gri renge bürünmüştür. Despero Tilling doğuncaya kadar da böyle devam eder…

              Ufak tefek bir fare olan Despero Tilling, beraber yaşadığı diğer ürkek farelere kıyasla fazla cesurdur. Üstelik çok da meraklıdır. Dünyaya geldiği andan itibaren kocaman kocaman açtığı gözleriyle herşeyi keşfetmeye çalışırken kocaman kulaklarıyla da yeni hikayeler dinlemeye bayılır. Diğer bütün farelerden daha çok şey görür, daha çok şey duyar. Doymak bilmez bir macera açlığı çekmektedir. Kısacası macerasız bir hayatı hayal bile edemez.

              Cesur faremiz günün birinde kendisini kraliyet kütüphanesinde bulur. Orada okumayı öğrenir. Okuduğu kitapları sonradan yer ama okumayı öğrenmeyi başarmıştır. Okuduğu kitaplar sayesinde bambaşka dünyalarla tanışır. Şövalyelerin arasına katılıp savaşa gitmeyi, ejderhalara karşı mücadele etmeyi hayal eder. Kurtarılmayı bekleyen prensesleri kurtarmayı düşler.

              Sarayda bulunduğu sıralarda Pea adlı bir prensesle arkadaş olur. Çok sevdiği annesinin ölümünden sonra amaçsız kalan prenses, kasvetli dünyasından kaçıp kurtulma özlemi çekmektedir. Ülke topraklarının üzerine gri bulutların çökmesiyle kasvetli bir dünya meydana gelmiştir.

              Faaliyetlerinin fark edilmesi üzerine Despero’nun Fareler Dünyası’nın güvenli ortamından çıkarılarak Sıçanlar Dünyası’nın iğrenç ortamına sürgüne gönderilmesine karar verilir. Suçları ise kurallara başkaldırmak ve bir insanla konuşmaya cesaret etmektir. O artık ışığın asla girmediği Sıçanlar Dünyasında yaşamak zorundadır. Orada Roscuro adlı bir sıçanla arkadaş olur.

              Roscuro da başka bir dünyadan, insanların dünyasından buraya atılmıştır ve hala şövalyelik ruhuna sahiptir. Güzel yiyeceklere ve dünya seyahatlerine alışkın olan Roscuro bir sıçan olduğu halde diğer sıçanlar arasında kendisini yabancı gibi hisseder. Bu zindanda kısılıp kalmıştır, ışık hasreti çekmektedir. Bu yüzden de oradan kaçma fırsatının hayalini kurar.

              Prensesle Roscuro’nun ilk karşılaşmasında Prenses onu görünce dehşete kapılır.İlk korkusunu atlatan Prenses, Roscuro’nun uzattığı dostluk elini geri çevirir. Bunun üzerine kalbi kırılan Roscuro, sarayda çalışan Miggery Sow adlı hizmetçi kızla birlikte intikam planı geliştirir. Hizmetçi kız kafasını prenses olmaya o kadar takmıştır ki, her genç kızın aslında kendi doğrularında ve kendi çapında bir prenses olduğu fikrine gözlerini kapamış gibidir.

              Prenses Pea bu plan doğrultusunda kaçırılınca Despero onu kurtarmak için tek başına olduğunu anlamıştır. İşte bu noktada küçük faremiz, pırıl pırıl zırhları içindeki bir şövalyenin cesaretini kendisinde bulacaktır.

              Cesaret, bağışlama ve günahların bedelini ödeme masalı olan “The Tale of Despereaux-Despero”da küçücük bir farenin koskoca bir krallığa gerçeği göstermek için sadece küçük bir ışığın yeterli olduğunu; gerçeği bulma yolunda dış görünümün önemli olmadığını öğretmesine tanık olacağız.

              #727916
              Anonim
                Largo Winch

                largowinch.jpg

                Yönetmen : Jérôme Salle
                Senaryo : Philippe Francq, Julien Rappeneau
                Müzisyen : Alexandre Desplat
                Yapım : 2008, Fransa
                Tür : Gerilim, Macera

                Oyuncular
                Anne Consigny, Radivoje Bukvic, Eddy Ko, Elizabeth Bennett

                Konu
                Varlıklı iş adamı Nerio Winch şüpheli biçimde ölünce, yoktan var ettiği şirketinde entrikalarla dolu bir iktidar savaşı başlar. Yönetim kurulu üyeleri eski patronlarının herkesten gizlediği Largo adında bir oğlu olduğunu öğrenince şaşırırlar.

                Maceraperest, isyankâr ve savaşçı bir ruha sahip Largo (Tomer Sisley), tehlikeli bir yaşam sürmektedir. Babasının öldüğünü öğrenince, bu olayı araştırmak ve şirketin kontrolünü ele geçirmek için babasının düşmanlarıyla amansız bir mücadeleye girişir.

              6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.