• Bu konu 13 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 15)
  • Yazar
    Yazılar
  • #643483
    Anonim

      Taberanî’nin rivayetine göre bir gün Cebrail (A.S.) her zamankinden baska bir saatte Peygamber’imize (S:A:V) gelir. Peygamber’imiz (S.A.V) onu karsilayarak;

      «Ya Cebrail, senin cehreni solgun görüyorum» diye sorar. Cebrail (A.S): «Eger Allah (C.C) cehennemin körükleri hakkinda sana bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek degildim» der.

      Peygamber’imiz (S.AV) ona: «Yâ Cebrail, bana cehennemi anlat» der. Cebrail (AS) söyle cevap verir: «Allah (C.C), cehennemin bin yil boyunca yakilmasini emretti. Bin yil yakildi, sonunda agardi. Arkasindan bin yil daha yanmasini emretti, sonunda kapkara kesildi.

      Simdi o kapkaradir, ne kivilcimi isik saçar ve ne de yalazi söner.
      Seni hak üzere elci olarak gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki, cehennemde igne deligi kadar bir delik açilsa dagilacak olan yüksek hararetten dolayi yeryüzünün bütün canlilar kavrularak ölürdü.

      Seni hak üzere elçi gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki, cehennem bekçilerinden biri dünya halkina görünse yüzünün çirkinligi ve kokusunun agirligi yüzünden bütün yer yüzü halki ölürdü. Seni hak üzere elci gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki. Allah’in (C.C) Kur’an’in tanittigi cehennem zincirinin bir halkasi yeryüzü daglarina konsa dag yarilir ve yerin merkezine ininceye kadar durmazdi.

      Bunun üzerine Peygamber’imiz (S.AV) «Yeter, ya Cebrail! Yoksa kalbim duracak ve ölecegim» der.

      Bu sirada Peygamber’imiz S:A:V) Cebrail’in agladigini görür. Ona: «Ya Cebrail, Allah (C.C) katinda sahip oldugun mertebeye ragmen sen de agliyorsun» der. Cebrail (A.S) O’na söyle cevap verir: «Niye aglamayayim? Asil benim aglamam lâzim. Cünki belki Allah’in (C:C) bilgisine göre bu günkü mevkiimden baska bir mertebedeyim. Belki meleklerden biri iken Iblisin tâbi tutuldugu imtihanin bir benzerine ben de tâbi tutulurum. Bilmiyorum, belki de Harut ile Marufun baslarina gelenler benim de basima gelir.»

      Bunun üzerine ikisi de aglamaya baslarlar, göz yaslari akarken «Ya Cebrail ve ya Muhammed! Ulu Allah her ikinizi âsi olmak tehlikesinden emin kilmistir» diyen gizli bir ses duyarlar.

      Sesi duyunca Cebrail (AS) göge yücelir. Peygamber’imiz de (S:A:V)disarıya çikar. Yolda Ensardan gülen, oynayan bir gurup ile karsilasir. Onlara der kî: «cehennem ardinizda iken gülüyor musunuz?! Benim bildiklerimi bilseniz, az güler, cok aglar, girtlaginizdan ne yemek ve ne de su geçmez, yüksek tepelere çikarak yüksek sesle Allah’a (C:C) yakarirdiniz.»

      Bu sirada; «Ya Muhammed, kullarimi umutsuzluga düsürme. Ben seni zorluk gösterici olarak degil, müjdeleyici olarak gönderdim» diye bir nida gelir.

      Bu nidayi duyunca Peygamber’imiz (S:A:V)«Dogru olun ve Allah’a (C:C) yaklasin» diye buyurur.

      Imami Ahmed´in rivayetine göre Peygamber’imiz (S:AV) Cebrail’e (AS):

      «Niye hiç bir zaman Mikâil’i (AS)gülerken görmüyorum?» diye sorar. Cebrail de (AS) O’na: «Mikâil, cehennem yaratilaliberi hiç gülmüs degil» diye cevap verir.

      (alıntı)

      ALLAH’ım Kabir azabından cehennemin azabından ve kıyametin şiddetinden sana sığınırım..

      amin amin

      #706430
      Anonim

        Amin amin..Sonum nolucak benim böyle giderse belli de 🙁

        #711134
        Anonim

          Taberanî’nin rivayetine göre bir gün Cebrail (A.S.) her zamankinden baska bir saatte Peygamber’imize (S:A:V) gelir. Peygamber’imiz (S.A.V) onu karsilayarak;

          «Ya Cebrail, niye senin cehreni solgun görüyorum» diye sorar. Cebrail (A.S): «Eger Allah (C.C) cehennemin körükleri hakkinda sana bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek degildim» der.

          Peygamber’imiz (S.AV) ona: «Yâ Cebrail, bana cehennemi anlat» der. Cebrail (AS) söyle cevap verir: «Allah (C.C), cehennemin bin yil boyunca yakilmasini emretti. Bin yil yakildi, sonunda agardi. Arkasindan bin yil daha yanmasini emretti, sonunda kapkara kesildi.

          Simdi o kapkaradir, ne kivilcimi isik saçar ve ne de yalazi söner.
          Seni hak üzere elci olarak gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki, cehennemde igne deligi kadar bir delik açilsa dagilacak olan yüksek hararetten dolayi yeryüzünün bütün canlilar kavrularak ölürdü.

          Seni hak üzere elçi gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki, cehennem bekçilerinden biri dünya halkina görünse yüzünün çirkinligi ve kokusunun agirligi yüzünden bütün yer yüzü halki ölürdü. Seni hak üzere elci gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki. Allah’in (C.C) Kur’an’in tanittigi cehennem zincirinin bir halkasi yeryüzü daglarina konsa dag yarilir ve yerin merkezine ininceye kadar durmazdi.

          Bunun üzerine Peygamber’imiz (S.AV) «Yeter, ya Cebrail! Yoksa kalbim duracak ve ölecegim» der.

          Bu sirada Peygamber’imiz S:A:V) Cebrail’in agladigini görür. Ona: «Ya Cebrail, Allah (C.C) katinda sahip oldugun mertebeye ragmen sen de agliyorsun» der. Cebrail (A.S) O’na söyle cevap verir: «Niye aglamayayim? Asil benim aglamam lâzim. Cünki belki Allah’in (C:C) bilgisine göre bu günkü mevkiimden baska bir mertebedeyim. Belki meleklerden biri iken Iblisin tâbi tutuldugu imtihanin bir benzerine ben de tâbi tutulurum. Bilmiyorum, belki de Harut ile Marufun baslarina gelenler benim de basima gelir.»

          Bunun üzerine ikisi de aglamaya baslarlar, göz yaslari akarken «Ya Cebrail ve ya Muhammed! Ulu Allah her ikinizi âsi olmak tehlikesinden emin kilmistir» diyen gizli bir ses duyarlar.

          Sesi duyunca Cebrail (AS) göge yücelir. Peygamber’imiz de (S:A:V)disarıya çikar. Yolda Ensardan gülen, oynayan bir gurup ile karsilasir. Onlara der kî: «cehennem ardinizda iken gülüyor musunuz?! Benim bildiklerimi bilseniz, az güler, cok aglar, girtlaginizdan ne yemek ve ne de su geçmez, yüksek tepelere çikarak yüksek sesle Allah’a (C:C) yakarirdiniz.»

          Bu sirada; «Ya Muhammed, kullarimi umutsuzluga düsürme. Ben seni zorluk gösterici olarak degil, müjdeleyici olarak gönderdim» diye bir nida gelir.

          Bu nidayi duyunca Peygamber’imiz (S:A:V)«Dogru olun ve Allah’a (C:C) yaklasin» diye buyurur.

          Imami Ahmed´in rivayetine göre Peygamber’imiz (S:AV) Cebrail’e (AS):

          «Niye hiç bir zaman Mikâil’i (AS)gülerken görmüyorum?» diye sorar. Cebrail de (AS) O’na: «Mikâil, cehennem yaratilaliberi hiç gülmüs degil» diye cevap verir.

          ALLAH’ım Kabir azabından cehennemin azabından ve kıyametin şiddetinden sana sığınırım..

          #712223
          Anonim

            Niye hiç bir zaman Mikâil’i (AS)gülerken görmüyorum?» diye sorar. Cebrai l de (AS) O’na: «Mikâil, cehenn em yarati lalibe ri hiç gülmüs degil» diye cevap verir.

            ALLAH’ım Kabir azabından cehenn emin azabından ve kıyametin şiddetinden sana sığınırım..AMİN AMİN image003.gif

            #733962
            Anonim

              Taberanî’nin rivayetine göre bir gün Cebrail (A.S.) her zamankinden baska bir saatte Peygamber’imize (S:A:V) gelir. Peygamber’imiz (S.A.V) onu karsilayarak;

              «Ya Cebrail, niye senin cehreni solgun görüyorum» diye sorar. Cebrail (A.S): «Eger Allah (C.C) cehennemin körükleri hakkinda sana bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek degildim» der.

              Peygamber’imiz (S.AV) ona: «Yâ Cebrail, bana cehennemi anlat» der. Cebrail (AS) söyle cevap verir: «Allah (C.C), cehennemin bin yil boyunca yakilmasini emretti. Bin yil yakildi, sonunda agardi. Arkasindan bin yil daha yanmasini emretti, sonunda kapkara kesildi.

              Simdi o kapkaradir, ne kivilcimi isik saçar ve ne de yalazi söner.
              Seni hak üzere elci olarak gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki, cehennemde igne deligi kadar bir delik açilsa dagilacak olan yüksek hararetten dolayi yeryüzünün bütün canlilar kavrularak ölürdü.

              Seni hak üzere elçi gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki, cehennem bekçilerinden biri dünya halkina görünse yüzünün çirkinligi ve kokusunun agirligi yüzünden bütün yer yüzü halki ölürdü. Seni hak üzere elci gönderen Allah’a (C.C) yemin ederim ki. Allah’in (C.C) Kur’an’in tanittigi cehennem zincirinin bir halkasi yeryüzü daglarina konsa dag yarilir ve yerin merkezine ininceye kadar durmazdi.

              Bunun üzerine Peygamber’imiz (S.AV) «Yeter, ya Cebrail! Yoksa kalbim duracak ve ölecegim» der.

              Bu sirada Peygamber’imiz S:A:V) Cebrail’in agladigini görür. Ona: «Ya Cebrail, Allah (C.C) katinda sahip oldugun mertebeye ragmen sen de agliyorsun» der. Cebrail (A.S) O’na söyle cevap verir: «Niye aglamayayim? Asil benim aglamam lâzim. Cünki belki Allah’in (C:C) bilgisine göre bu günkü mevkiimden baska bir mertebedeyim. Belki meleklerden biri iken Iblisin tâbi tutuldugu imtihanin bir benzerine ben de tâbi tutulurum. Bilmiyorum, belki de Harut ile Marufun baslarina gelenler benim de basima gelir.»

              Bunun üzerine ikisi de aglamaya baslarlar, göz yaslari akarken «Ya Cebrail ve ya Muhammed! Ulu Allah her ikinizi âsi olmak tehlikesinden emin kilmistir» diyen gizli bir ses duyarlar.

              Sesi duyunca Cebrail (AS) göge yücelir. Peygamber’imiz de (S:A:V)disarıya çikar. Yolda Ensardan gülen, oynayan bir gurup ile karsilasir. Onlara der kî: «cehennem ardinizda iken gülüyor musunuz?! Benim bildiklerimi bilseniz, az güler, cok aglar, girtlaginizdan ne yemek ve ne de su geçmez, yüksek tepelere çikarak yüksek sesle Allah’a (C:C) yakarirdiniz.»

              Bu sirada; «Ya Muhammed, kullarimi umutsuzluga düsürme. Ben seni zorluk gösterici olarak degil, müjdeleyici olarak gönderdim» diye bir nida gelir.

              Bu nidayi duyunca Peygamber’imiz (S:A:V)«Dogru olun ve Allah’a (C:C) yaklasin» diye buyurur.

              Imami Ahmed´in rivayetine göre Peygamber’imiz (S:AV) Cebrail’e (AS):

              «Niye hiç bir zaman Mikâil’i (AS)gülerken görmüyorum?» diye sorar. Cebrail de (AS) O’na: «Mikâil, cehennem yaratilaliberi hiç gülmüs degil» diye cevap verir.

              ALLAH’ım Kabir azabından cehennemin azabından ve kıyametin şiddetinden sana sığınırım..

              ALINTI

              #734653
              Anonim

                emeğine sağlık ruh kardeş

                #734657
                Anonim

                  Imami Ahmed´in rivayetine göre Peygamber’imiz (S:AV) Cebrail’e (AS):

                  «Niye hiç bir zaman Mikâil’i (AS)gülerken görmüyorum?» diye sorar. Cebrail de (AS) O’na: «Mikâil, cehennem yaratilaliberi hiç gülmüs degil» diye cevap verir.
                  🙁 🙁
                  Allah razı olsun ruh kardeşim

                  #734665
                  Anonim

                    Allah razı olsun… Rabbim bizi cehennem narından korusun… ona yaklaştıracak her şeyden…

                    aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

                    #734674
                    Anonim

                      Rabbim bizleri cehennemin ateşinden korusun.AMİN
                      Ellerine emeğine sağlık kardeşim tşkler….:)

                      #734737
                      Anonim

                        Allah(cc)razı olsun değerli kardeşim.Ellerin dert görmesin

                        #737185
                        Anonim

                          Cebrail aleyhisselam cehennemi anlatıyor….::
                          Taberanî’nin rivayetine göre bir gün Cebrail (A.S.) her zamankinden
                          baska bir saatte Peygamber’imize (S:A:V) gelir. Peygamber’imiz
                          (S.A.V) onu karsilayarak;

                          «Ya Cebrail, niye senin cehreni solgun görüyorum» diye sorar.
                          Cebrail (A.S): «Eger ALLAH (C.C) cehennemin körükleri hakkinda sana
                          bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek degildim» der.

                          Peygamber’imiz (S.AV) ona: «Yâ Cebrail, bana cehennemi anlat» der.
                          Cebrail (AS) söyle cevap verir: «ALLAH (C.C), cehennemin bin yil
                          boyunca yakilmasini emretti. Bin yil yakildi, sonunda agardi.
                          Arkasindan bin yil daha yanmasini emretti, sonunda kapkara kesildi.

                          Simdi o kapkaradir, ne kivilcimi isik saçar ve ne de yalazi söner.
                          Seni hak üzere elci olarak gönderen ALLAH’a (C.C) yemin ederim ki,
                          cehennemde igne deligi kadar bir delik açilsa dagilacak olan yüksek
                          hararetten dolayi yeryüzünün bütün canlilar kavrularak ölürdü.

                          Seni hak üzere elçi gönderen ALLAH’a (C.C) yemin ederim ki, cehennem
                          bekçilerinden biri dünya halkina görünse yüzünün çirkinligi ve
                          kokusunun agirligi yüzünden bütün yer yüzü halki ölürdü. Seni hak
                          üzere elci gönderen ALLAH’a (C.C) yemin ederim ki. ALLAH’in (C.C)
                          Kur’an’in tanittigi cehennem zincirinin bir halkasi yeryüzü
                          daglarina konsa dag yarilir ve yerin merkezine ininceye kadar
                          durmazdi.

                          Bunun üzerine Peygamber’imiz (S.AV) «Yeter, ya Cebrail! Yoksa kalbim
                          duracak ve ölecegim» der.

                          Bu sirada Peygamber’imiz S:A:V) Cebrail’in agladigini görür.
                          Ona: «Ya Cebrail, ALLAH (C.C) katinda sahip oldugun mertebeye ragmen
                          sen de agliyorsun» der. Cebrail (A.S) O’na söyle cevap verir: «Niye
                          aglamayayim? Asil benim aglamam lâzim. Cünki belki ALLAH’in (C:C)
                          bilgisine göre bu günkü mevkiimden baska bir mertebedeyim. Belki
                          meleklerden biri iken Iblisin tâbi tutuldugu imtihanin bir benzerine
                          ben de tâbi tutulurum. Bilmiyorum, belki de Harut ile Marufun
                          baslarina gelenler benim de basima gelir.»

                          Bunun üzerine ikisi de aglamaya baslarlar, göz yaslari akarken «Ya
                          Cebrail ve ya Muhammed! Ulu ALLAH her ikinizi âsi olmak
                          tehlikesinden emin kilmistir» diyen gizli bir ses duyarlar.

                          Sesi duyunca Cebrail (AS) göge yücelir. Peygamber’imiz de (S:A:V)
                          disarıya çikar. Yolda Ensardan gülen, oynayan bir gurup ile
                          karsilasir. Onlara der kî: «cehennem ardinizda iken gülüyor
                          musunuz?! Benim bildiklerimibilseniz, az güler, cok aglar,
                          girtlaginizdan ne yemek ve ne de su geçmez, yüksek tepelere çikarak
                          yüksek sesle ALLAH’a (C:C) yakarirdiniz.»

                          Bu sirada; «Ya Muhammed, kullarimi umutsuzluga düsürme. Ben seni
                          zorluk gösterici olarak degil, müjdeleyici olarak gönderdim» diye
                          bir nida gelir.

                          Bu nidayi duyunca Peygamber’imiz (S:A:V)«Dogru olun ve ALLAH’a (C:C)
                          yaklasin» diye buyurur.

                          Imami Ahmed´in rivayetine göre Peygamber’imiz (S:AV) Cebrail’e (AS):

                          «Niye hiç bir zaman Mikâil’i (AS)gülerken görmüyorum?» diye sorar.
                          Cebrail de (AS) O’na: «Mikâil, cehennem yaratilaliberi hiç gülmüs
                          degil» diye cevap verir.

                          ALLAH’ım Kabir azabından cehennemin azabından ve kıyametin
                          şiddetinden sana sığınırız..
                          Vay halimize !!!!uzgun.gif

                          #738246
                          Anonim

                            Allah razi olsun.inşaallah cehennem azabindan muaf olanlardan oluruz.amin.

                            #747425
                            Anonim

                              Allah razi olsun.inşaallah cehennem azabindan muaf olanlardan oluruz.amin.

                              #768071
                              Anonim

                                Taberanî’nin rivayetine göre bir gün Cebrail (A.S) her zamankinden
                                başka bir saatte Peygamber’imize (S.A.V) gelir. Peygamber’imiz
                                (S.A.V) onu karşılayarak;

                                «Ya Cebrail, niye senin çehreni solgun görüyorum» diye sorar.
                                Cebrail (A.S): «Eğer ALLAH (C.C) cehennemin körükleri hakkında sana
                                bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek değildim»
                                der.

                                Peygamber’imiz (S.A.V) ona: «Yâ Cebrail, bana cehennemi anlat» der.
                                Cebrail (A.S) şöyle cevap verir: «ALLAH (C.C), cehennemin bin yıl
                                boyunca yakılmasını emretti. Bin yıl yakıldı, sonunda ağardı.
                                Arkasindan bin yıl daha yanmasını emrettı, sonunda kapkara kesildi.

                                Simdi o kapkaradır, ne kıvılcımı ışık saçar ve ne de yalazı söner.
                                Seni hak üzere elçi olarak gönderen ALLAH’a (C.C) yemin ederim ki,
                                cehennemde iğne deliği kadar bir delik açılsa dağılacak olan yüksek
                                hararetten dolayı yeryüzünün bütün canlılar kavrularak ölürdü.

                                Seni hak üzere elçi gönderen ALLAH’a (C.C) yemin ederim ki, cehennem
                                bekçilerinden biri dünya halkına görünse yüzünün çirkinligi ve
                                kokusunun ağırlığı yüzünden bütün yer yüzü halkı ölürdü. Seni hak
                                üzere elçi gönderen ALLAH’a (C.C) yemin ederim ki. ALLAH’ın (C.C)
                                Kur’an’ın tanıttığı cehennem zincirinin bir halkasi yeryüzü
                                dağlarına konsa dağ yarılır ve yerin merkezine ininceye kadar
                                durmazdı.»

                                Bunun üzerine Peygamber’imiz (S.A.V) «Yeter, ya Cebrail! Yoksa kalbim
                                duracak ve öleceğim»
                                der.

                                Bu sırada Peygamber’imiz S.A.V) Cebrail’in ağladığını görür.
                                Ona: «Ya Cebrail, ALLAH (C.C) katında sahip olduğun mertebeye rağmen
                                sen de ağlıyorsun»
                                der. Cebrail (A.S) O’na şöyle cevap verir: «Niye
                                ağlamayayım? Asıl benim ağlamam lâzım. Cünkü belki ALLAH’ın (C.C)
                                bilgisine göre bu günkü mevkiimden başka bir mertebedeyim. Belki
                                meleklerden biri iken Iblisin tâbi tutuldugu imtihanın bir benzerine
                                ben de tâbi tutulurum. Bilmiyorum, belki de Harut ile Marufun
                                başlarına gelenler benim de başıma gelir.»

                                Bunun üzerine ikisi de ağlamaya başarlar, göz yaşlari akarken «Ya
                                Cebrail ve ya Muhammed! Ulu ALLAH her ikinizi âsi olmak
                                tehlikesinden emin kımıştır»
                                diyen gizli bir ses duyarlar.

                                Sesi duyunca Cebrail (A.S) göğe yücelir. Peygamber’imiz de (S.A.V)
                                dısarıya çıkar. Yolda Ensardan gülen, oynayan bir gurup ile
                                karşılaşır. Onlara der kî: «cehennem ardınızda iken gülüyor
                                musunuz?! Benim bildiklerimi bilseniz, az güler, cok ağlar,
                                gırtlağınızdan ne yemek ve ne de su geçmez, yüksek tepelere çıkarak
                                yüksek sesle ALLAH’a (C.C) yakarırdınız.»

                                Bu sırada; «Ya Muhammed, kullarımı umutsuzluğa düşürme. Ben seni
                                zorluk gösterici olarak değil, müjdeleyici olarak gönderdim»
                                diye
                                bir nida gelir.

                                Bu nidayi duyunca Peygamber’imiz (S.A.V) «Doğru olun ve ALLAH’a (C:C)
                                yaklaşın»
                                diye buyurur.

                                Imami Ahmed´in rivayetine göre Peygamber’imiz (S.A.V) Cebrail’e (AS):

                                «Niye hiç bir zaman Mikâil’i (A.S) gülerken görmüyorum?» diye sorar.
                                Cebrail de (A.S) O’na: «Mikâil, cehennem yaratılalı beri hiç gülmüş
                                değil»
                                diye cevap verir.

                                ALLAH’ım Kabir azabından cehennemin azabından ve kıyametin
                                şiddetinden sana sığınırıznokta.gif
                                Vay halimize !!!!

                                #771989
                                Anonim

                                  Taberanî’nin rivayetine göre bir gün Cebrail (AS) her zamankinden
                                  başka bir saatte Peygamber’imize (SAV) gelir Peygamber’imiz
                                  (SAV) onu karşılayarak;

                                  «Ya Cebrail, niye senin çehreni solgun görüyorum» diye sorar
                                  Cebrail (AS): «Eğer ALLAH (CC) cehennemin körükleri hakkında sana
                                  bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek değildim» der

                                  Peygamber’imiz (SAV) ona: «Yâ Cebrail, bana cehennemi anlat» der
                                  Cebrail (AS) şöyle cevap verir: «ALLAH (CC), cehennemin bin yıl
                                  boyunca yakılmasını emretti Bin yıl yakıldı, sonunda ağardı
                                  Arkasindan bin yıl daha yanmasını emrettı, sonunda kapkara kesildi

                                  Simdi o kapkaradır, ne kıvılcımı ışık saçar ve ne de yalazı söner
                                  Seni hak üzere elçi olarak gönderen ALLAH’a (CC) yemin ederim ki,
                                  cehennemde iğne deliği kadar bir delik açılsa dağılacak olan yüksek
                                  hararetten dolayı yeryüzünün bütün canlılar kavrularak ölürdü

                                  Seni hak üzere elçi gönderen ALLAH’a (CC) yemin ederim ki, cehennem
                                  bekçilerinden biri dünya halkına görünse yüzünün çirkinligi ve
                                  kokusunun ağırlığı yüzünden bütün yer yüzü halkı ölürdü Seni hak
                                  üzere elçi gönderen ALLAH’a (CC) yemin ederim ki ALLAH’ın (CC)
                                  Kur’an’ın tanıttığı cehennem zincirinin bir halkasi yeryüzü
                                  dağlarına konsa dağ yarılır ve yerin merkezine ininceye kadar
                                  durmazdı»

                                  Bunun üzerine Peygamber’imiz (SAV) «Yeter, ya Cebrail! Yoksa kalbim
                                  duracak ve öleceğim» der

                                  Bu sırada Peygamber’imiz SAV) Cebrail’in ağladığını görür
                                  Ona: «Ya Cebrail, ALLAH (CC) katında sahip olduğun mertebeye rağmen
                                  sen de ağlıyorsun» der Cebrail (AS) O’na şöyle cevap verir: «Niye
                                  ağlamayayım? Asıl benim ağlamam lâzım Cünkü belki ALLAH’ın (CC)
                                  bilgisine göre bu günkü mevkiimden başka bir mertebedeyim Belki
                                  meleklerden biri iken Iblisin tâbi tutuldugu imtihanın bir benzerine
                                  ben de tâbi tutulurum Bilmiyorum, belki de Harut ile Marufun
                                  başlarına gelenler benim de başıma gelir»

                                  Bunun üzerine ikisi de ağlamaya başarlar, göz yaşlari akarken «Ya
                                  Cebrail ve ya Muhammed! Ulu ALLAH her ikinizi âsi olmak
                                  tehlikesinden emin kımıştır» diyen gizli bir ses duyarlar

                                  Sesi duyunca Cebrail (AS) göğe yücelir Peygamber’imiz de (SAV)
                                  dısarıya çıkar Yolda Ensardan gülen, oynayan bir gurup ile
                                  karşılaşır Onlara der kî: «cehennem ardınızda iken gülüyor
                                  musunuz?! Benim bildiklerimi bilseniz, az güler, cok ağlar,
                                  gırtlağınızdan ne yemek ve ne de su geçmez, yüksek tepelere çıkarak
                                  yüksek sesle ALLAH’a (CC) yakarırdınız»

                                  Bu sırada; «Ya Muhammed, kullarımı umutsuzluğa düşürme Ben seni
                                  zorluk gösterici olarak değil, müjdeleyici olarak gönderdim» diye
                                  bir nida gelir

                                  Bu nidayi duyunca Peygamber’imiz (SAV) «Doğru olun ve ALLAH’a (C:C)
                                  yaklaşın» diye buyurur

                                  Imami Ahmed´in rivayetine göre Peygamber’imiz (SAV) Cebrail’e (AS):

                                  «Niye hiç bir zaman Mikâil’i (AS) gülerken görmüyorum?» diye sorar
                                  Cebrail de (AS) O’na: «Mikâil, cehennem yaratılalı beri hiç gülmüş
                                  değil» diye cevap verir

                                  ALLAH’ım Kabir azabından cehennemin azabından ve kıyametin
                                  şiddetinden sana sığınırız
                                  Vay halimize !!!!

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 15)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.