- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Haziran 2010: 10:10 #662757
Anonim
Kur’ân Okumak İnsanı Neden Rahatlatır?
Çok sevdiğiniz ya da merak ettiğiniz biri mektup gönderse, okumaz mısınız? Hiç şüphesiz herkes heyecanla, merakla ve tekrar tekrar okur. Büyük İslam âlimi Hasan El Basrî, Kur’an’ın Allah’tan insana gelen bir risale (mektup) olduğunu söyler. Kur’an bir mektup ise, bizim de bunu gönderenin neyi anlatmak istediğini bilmemiz gerekir. Allah kelâmının 1400. yılı, Türkiye’de Kur’an Yılı olarak kutlanıyor.
Kur’an okumak insanı neden rahatlatır?
Din Psikoloğu Prof. Dr. Ali Köse: Kur’an okumak mümin kişiyi psikolojik olarak rahatlatır. Yaratıcı’yla, metafizik alanla bağ kurduğu hissini verir. Bu bağ bilincimizde varlığın anlamlandırılmasını sağlar. Ruhsal iletişimi sözlü hale getirir.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: İbadet ve duanın insana verilen peşin bir ücreti vardır: Yalnız olmadığını hissetmek… İbadetin kişisel yararının yanında, sosyal alanda da faydaları var.
Prof. Dr. Mehmet Emin Ay: Kur’an müminler için ruha gıda, gönüllere şifa, kalplere ise huzur kaynağıdır. Aslında Kur’an okumak bir iman ve inanç meselesidir. Şunu da unutmamalı; Kur’an’ın bizim okumamıza ihtiyacı yok, biz onu okumaya muhtacız!
Anlamını bilmesek de neden Kur’an orijinalinden okunmalı?
Prof. Dr. Ali Köse: Kur’an’dan zevk almak için Arapçasının ne ifade ettiğini anlamak şart değil. Din dediğimiz şey esasen duygudur, histir. İnsanlar Kur’an dinlerken anlamını bilmedikleri halde neden hisleniyorlar, gözyaşı akıtıyorlar? Çünkü o metinle Allah’ın kendilerine hitap ettiğini hissediyorlar. Kur’an okumanın o bağı kurduğunu düşünüyorlar.
Ali Bulaç: Kur’an’dan azami faydayı sağlamak için usulüne uygun okumak gerekir. Kur’an okumak sünnet, dinlemesi farzdır. Okurken acele etmemeli, anlamını bilmiyorsak dahi, lafızların fonetiğine dikkat edip bize verdiği mesajı algılamaya çalışmalıyız. Çünkü Kur’an’ın fonetiğinde müjde verici ve uyarıcı/korkutucu ayetlerdeki ton ve vurgular farklıdır. Hiç okuma yazma bilmeyen bir çoban dahi bunu fark edebilir. Kur’an okumak bir ibadettir. Çünkü lafzı da kutsaldır. Bu yüzden namazda başka dilden ayet okunamaz. Her gün mutlaka az veya çok –asgari çeyrek cüz- Kur’an okumakta ve güvenilir bir meal veya tefsirden okuduğumuzun anlamı üzerinde tefekkür etmemizde fayda var.
Çocuklara Kur’an nasıl sevdirilebilir?
Prof. Dr. Ali Köse: Kur’an öğretimini eğlenceli ortamlarda yapmalıyız. Mesela çocuğun neşesiz, yorgun olduğu bir zamanda “Hadi biraz Kur’an oku!” dememeliyiz. Çocuk kendisine Kur’an’ı öğretecek kişi ile olumlu bir duygusal bağ kuramıyorsa iyi sonuç almak mümkün değildir. Çocukları zorlamamalıyız. Kur’an öğrenmeyi ödüllü hale getirmek de güzel bir şey. Çocuklarımız diğer alanlarda başarılı bir iş yaptığında nasıl ödüllendirmeyi düşünüyorsak Kur’an konusunda da aynı şekilde ödüllendirmeliyiz. Kur’an öğrenmeyi onların boynunun borcu olarak görmemeliyiz. Ödülün illaki maddi olması şart değildir. Çocuğun duygusal özelliklerine göre davranmak gerekir. Bazen bir “aferin” demek, onu kucaklayıp öpmek bile yeterli olabilir.
Ali Bulaç: Kur’an ayetlerinden hıfzetmek önemlidir. Ezber, düşünüldüğünün aksine zihni geliştirir. Bu yüzden çocuklarımıza mümkün oranda fazla ayet ezberletmeye bakmalıyız, bu, derslerinde ve algılarının derinlik kazanmasında onlara katkı sağlar.
‘Yanlış okuyorum’ endişesiyle Kur’an okumamak doğru mu?
Prof. Dr. Ali Köse‘nin dikkat çektiği ve Kur’an üzerine çalışmalar yapan bütün alimlerin mutabık olduğu ise “Yanlış okurum” endişesi ile Kur’an’dan uzaklaşmak. Hatalı bir endişe olduğunu vurguluyor ve “Ama doğru okumak için de gayret şart.” şeklinde uyarmayı da ihmal etmiyor. Köse, “Telaffuz konusunda herkes aynı mahareti gösteremez. Şöyle düşünelim. Biz Türkçe konuşuyoruz. Ama bunu birçok şive veya aksanla gerçekleştiriyoruz. Kur’an okumayı da böyle düşünelim. Herkes her kelimeyi standart bir şekilde seslendiremeyebilir. Bu nedenle isteyen herkes Kur’an okumalı, hata yaparım endişesine kapılmamalı.”
“Kur’an okuyan, Rabb’i ile münacat ettiği bilincinde olmalıdır”
Tefsir hocası Prof. Dr. Suat Yıldırım Hoca, Kur’an okumanın adabını anlattı. Birçoğumuzun merak ettiği sorulara içtenlikle cevap verdi.
Kur’an-ı Kerim sesli mi yoksa içten mi okunmalı?
İçinden okuma yerine, Mushaf-ı Şerif’e bakarak tane tane hafifçe sesli okuma daha makbul ve daha sevaptır. Zira bu durumda hafızadan başka, göz ve kulak da işe dâhil olur, onlar da hisselerini alır.
Herkes çok iyi okuyamıyor, yanlış bir şekilde okunması mahzurlu olmaz mı?
Yanlış okurum diye Kur’an’dan uzak durmak kesinlikle yanlış! Hatta Efendimiz (sas), zorlanarak okuyanın daha fazla sevap kazanacağını bildirmiştir.
(Zaman-Cuma)
3 Haziran 2010: 12:28 #771326Anonim
allahrazı olsun kardeş.
güzel paylasım olmuş.
kuranı yanlıs okuyabılırız ama:
okumadan da ögrenemyiz ki:
nasıl bir metni ilk okumada yanlıslarımız oluyorsa kuran okurkede olur:
okuya okuya iyice yanlıslarımız azalır.
ama ben yanlıs okuyorum diye okumamkda olmaz.
selam ve dua ile. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.