- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
10 Eylül 2009: 09:29 #656821
Anonim
YAŞAMIN ANLAMINI KAVRAMAK İÇİN, 3 GÜZEL PAYLAŞIM…..
> Avrupa’nın ünlü sanat merkezlerinden birinde, çocuğun biri, vitrinde
> çok hos bir tablo görür.
> Tablonun
> bedeli oldukça yüksektir. Çocuk bu tabloyu bir sonraki sene abisinin
> doğum gününe almayı ister ve
> bir
> is bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile mağazaya gider.
> Sanslıdır, tablo hala satılmamıstır. İçeri girer, tabloyu bir süre
> yakından izledikten sonra resmi
> yapan
> sanatçıyı bulur ve;
> “Abimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum, tüm param da
> bu kadar” der.
> Ressam bir süre düsündükten sonra resmi paketler ve çocuğa satar.
> Çocuk paketini alır ve tesekkür
> ederek çıkar.
> Mağazada adamın arkadasları da vardır ve saskın saskın sorarlar: “Sen
> ne yaptın, o resmin değeri
> milyonlar ederdi. Neden bu kadar düsük bir rakama sattın?”
> Ressam cevap verir: “Evet, ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü
> insan bulabilirdim, ancak tüm
> servetini bu resme verecek kaç kisi bulabilirdim?…”
> Sözün Özü: Günümüzde insanlar her seyin fiyatını biliyor, fakat hiçbir
> seyin değerini
> bilmiyorlar.
Oscar WILDEYaşamın anlamını kavramak için dünyayı dolaşmaya çıkan bir genç,
gezdiği ülkelerden birinde ünlü bir bilgeyi ziyarete gitmişti.
Gezgin genç, bilgenin yaşadığı evde, tüm duvarların kitaplarla kaplı
olduğunu gördü.
Fakat evi dikkatle gözden geçirdikten sonra , yerde bir kilim, duvar
dibinde yatak olarak kullanılan bir sedir, ortada ise bir masa ve
sandalyeden başka evde hiçbir eşyanın olmadığını gördü ve merakla
sordu: “Neden hiç eşyanız yok?” dedi. “Koltuklarınız, kanepeleriniz,
büfeleriniz.. .. Onlar nerede?”
Bilge, bu soruya karşılık olarak kendi bir soru sordu gezgin gence;
“Senin de yalnızca, sırtında taşıdığın küçük bir çantan var, yavrum”
dedi. “Peki, senin eşyaların nerede?”
Gezgin genç, kendini savunurcasına yanıtladı bu soruyu:
“Ama görüyorsunuz.. .. Ben yolcuyum.”
Ünlü bilge, hak verircesine güldü:
“Ben de öyle, yavrum” dedi. “Ben de öyle…..”HZ.ALI’NIN ağabeyi Cafer b. Ebu Talib’in oğlu Abdullah, sıcak bir
günde, bir kabilenin hurmalığına inmişti.
Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç
parça ekmek geldiğini gördü. Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek
üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek
belirdi.
Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. Köpek ekmeği derhal yedi.
Köle ekmeğin ikinci parçasını da attı. Köpek bunu da bir kerede sildi
süpürdü.
Köle bunun üzerine üçüncü parçayı da köpeğe verdi. Kalkıp, yeniden
işine dönmek üzereydi ki, olup biteni uzaktan seyreden Abdullah,
yaklaşıp sordu: “Ey köle, bugünkü yiyeceğin ne kadardı?”
Köle sıkılarak cevap verdi:
“Işte bu üç parça ekmek.”
“O halde neden kendine hiç ayırmadın?”
“Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak istemedim.”
“Peki sen ne yiyeceksin şimdi?”
“Oruç tutacağım.”
Bunun üzerine, Abdullah b. Cafer, köleden sahibini, evinin nerede
olduğunu sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle
birlikte satın aldı.
Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın aldığını
söyledi ve ekledi:
“Seni azad ediyorum. Bu hurmalığı da sana hediye ediyorum.”
Cömertliğiyle meşhur Abdullah b.. Cafer, kendisinden daha cömert birini
tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, bu olayı anlatır ve:
“Ama o köpeğe topu topu üç parça ekmek vermiş; sense ona koskoca bir
hurmalığı ve hürriyetini vermişsin” dediklerinde, şu karşılığı
verirdi: “Ama o elindeki herşeyi verdi; ben ise elimdekinin bir
kısmını…”10 Eylül 2009: 19:40 #755111Anonim
Allah razı olsun;çok anlamlı…
“Ama o elindeki herşeyi verdi; ben ise elimdekinin bir
kısmını…”11 Ekim 2009: 19:31 #757225Anonim
tşekkürler… hepside birbirinden güzel. paylaşımınız için Allah razı olsun.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.