• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #645281
    Anonim
      Hintli bir yaslı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı.
      Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi.
      Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.
      “Tadı nasıl?” diye soran yaşlı adama öfkeyle “acı” diye cevap verdi.
      Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı.
      Sessizce az ilerdeki golün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu gole atıp, golden su içmesini söyledi.
      Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken ayni soruyu sordu:
      “Tadı nasıl?”
      “Ferahlatıcı” diye cevap verdi genç çırak.
      “Tuzun tadını aldın mi?” diye sordu yaşlı adam,” hayır” diye cevapladı çırağı.
      Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve söyle dedi:
      “Yasamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hep aynidir. Ancak bu acının şiddeti, neyin içine konulduğuna bağlıdır.
      Acın olduğunda yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artik bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış”
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.