Bizler sofraya oturunca, önce: “Bismillâhirrahmânirrahîm” der, sonra elimizi uzatırız. Şayet Besmele’yi baştan unutacak olursak, hatırımıza geldiği yerde, “Bismilâhi fî evvelihî ve âhîrihî” deriz. Yemeğe böyle zikirle başlayan mü’min, fikirle devam eder, hamd’le de bitirerek Peygamberimizin şu hamd duâsını da sonunda aynen okur:
“Elhamdü lillâhillezî et’amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn!..”
“Bizi yediren içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun.”
Ey bizi nimetLeriyLe perverde eden SuLtanımız!!
Bize burada gösterdiin numuneLerin ve göLgeLerin asıLLarını ve menbaLarını göster
Bizi makarr-ı saLtanatına ceLbet
Bizi bu çöLLerde mahvettirme
Bizi huzuruna aL
Bize merhamet et Bize burada tattırdıın Leziz nimetLeri orada yedir
Bizi zevaL ve teb’id iLe tazib etme
Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyyetini başıboş bırakıp idam etme
Ya Rab!!
KusurLarımızı affet
BizLeri kendine kuL kabuL et
Emanetini kabzetmek zamanına kadar bizLeri emanetinde emin kıL
AkLı midemize, ruhu cesedimize, kaLbi nefsimize hakim eyLe
Nimeti şükür için isteyen kuLLarından eyLe YedikLerimizden hasıL oLan enerjiyi Sen’in yoLunda harcamayı nasib eyLe