YİNE DE SEVMİŞTİ İNSAN
Kısaydı oysa hayatlar,
Onlara kocaman hikaye sığdıran insanlar.
Yaşananları hiç bitmez sandılar
Son gelince yanıldıklarını anladılar…
Büyük sevdalar vardı küçücük kalplerinde,
Bazen dünyayı kucaklayan bir ifade yüzlerinde
Bazende yitirivermişlik hissi bi-çare.
Sevmişlerdi bu insanlar dünyayı yinede
Ümitsizlik vardı,kimsesizlik ve çaresizlik…
Tüm bu duygularla, yola çıktı insan
Gülsede ağladı simalar, çoğu zaman
Yine de dünyayı sevmişti insan.
Kavga vardı, savaş ve bomba sesleri
Açlıktan çocukların imdat kıvranışları,
Ve bir anne yüreğinin sessiz haykırışları,
Bir babanın gözü yaşlı bakışları.
Yine de dünyayı sevmişti insan…
Firaklar vuslata dönmüyordu çoğu zaman.
Pişmanlık, ayrılık, geç kalmışlık geride kalan
Her giden uğurlanır tahta atıyla gözyaşından.
Yine de dünyayı sevmişti insan…
Oysa herşey gibi sayılıydı zaman,
Her an veda edebilirdi kalanlara insan;
Malına, mülküne, sevdiklerine hatta nefret ettiklerine,
İşte bu kadar kısaydı hayat, olabildiğince…
Yine de dünyayı sevmişti insan
Geldiğinde yüzlerde tatlı bir heyecan
Kulağında müezzinden kalan Muhammedi bir ezan!
Gözlerini dünyaya açmıştı insan.
Oysa şimdi, dehşetli bir korku sarmıştı yüzleri.
Çünkü tükenivermişti ömür sermayesi…
Etrafta koca bir kalabalık, hatırlatan maheşeri
Uzaktan kulaklara dolan bir sala sesi(!) şimdi…
Şah damarı kadar yakın olan, ölüm gerçeği.
Misafirhane-i dünyadan gelmişti göç vakti,
Şimdi hesap vakti,ebedi buluşma, ayrılık ebedi…
İnsan bir avuç toprakla kapattı ellerini,
Kapattı gözlerini,hayallerini, durdurdu yüreğini,
Üzerinde bir kaç kürek toprak, biraz su birikintisi…
Elmas KILIÇ