• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #644839
    Anonim

      Mevlânâ Câmî’nin dediği gibi derim:
      Yâ Resulallah, nasıl olur ki Ashab-ı Kehfin köpeği
      Senin Ashabınla beraber Cennete girsin?
      O Cennette, ben Cehennemde-revâ mıdır bu?
      O Kehf Ashabının köpeği, ben senin Ashabının…_________________________________________________”Muhammed Allah’ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar da kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında ise pek merhametlidirler.” Fetih Sûresi, 48:29. ilâ âhir-i âye.

      Sual ediyorsunuz: Bazı rivayetlerde vardır ki, “Bid’aların revacı hengâmında ehl-i iman ve takvâdan bir kısım suleha, Sahâbe derecesinde veya daha ziyade efdal olabilir” diye rivayetler vardır.
      Bu rivayetler sahih midir? Sahih ise hakikatleri nedir?_________________________________________________Elcevap: Enbiyadan sonra nev-i beşerin en efdali Sahâbe olduğu, Ehl-i Sünnet ve Cemaatin icmâı bir hüccet-i katıadır ki, o rivayetlerin sahih kısmı fazilet-i cüz’iye hakkındadır.
      Çünkü cüz’î fazilette ve hususî bir kemalde, mercuh, râcihe tereccuh edebilir.
      Yoksa, Sûre-i Fethin âhirinde sitayişkârâne tavsifât-ı Rabbâniyeye mazhar ve Tevrat ve İncil ve Kur’ân’ın medih ve senâsına mazhar olan Sahâbelere, fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez.
      Şu hakikatin pek çok esbab ve hikmetlerinden, şimdilik üç sebebi tazammun eden üç hikmeti beyan edeceğiz.
      not:Bu konunu açıklamasını ins. açıklamalı risale bölümünde bulabileceksiniz. http://www.saidnur.org/forum/index.php/topic,10467.0.html
      _________________________________________________BİRİNCİ HİKMET
      Sohbet-i nebeviye öyle bir iksirdir ki, bir dakikada ona mazhar bir zat, senelerle seyr ü sülûka mukabil hakikatin envârına mazhar olur……….
      İKİNCİ SEBEP
      Yirmi Yedinci Sözdeki içtihad bahsinde beyan ve ispat edildiği gibi, Sahâbeler, ekseriyet-i mutlaka itibarıyla, kemâlât-ı insaniyenin en âlâ derecesindedirler………..

      ÜÇÜNCÜ SEBEP
      On İkinci ve Yirmi Dördüncü ve Yirmi Beşinci Sözlerde ispat edildiği gibi, nübüvvetin velâyete nisbeti, güneşin ayn-ı zâtı ile, aynalarda görülen güneşin misali gibidir. İşte, daire-i nübüvvet, daire-i velâyetten ne kadar yüksek ise, daire-i nübüvvetin hademeleri ve o güneşin yıldızları olan Sahâbeler dahi, daire-i velâyetteki sulehaya tefevvuku olmak lâzım geliyor……….

      BİRİNCİ VECİH: İçtihadda, yani istinbat-ı ahkâmda, yani Cenâb-ı Hakkın marziyâtını kelâmından anlamakta, Sahâbelere yetişilmez……….
      İKİNCİ VECİH: Sahâbelerin kurbiyet-i İlâhiye noktasındaki makamlarına velâyet ayağıyla yetişilmez…………
      ÜÇÜNCÜ VECİH: Fazilet-i a’mâl ve sevab-ı ef’âl ve fazilet-i uhreviye cihetinde Sahâbelere yetişilmez…….
      ………………………………………………………
      Bu kısımların devamları okunduğunda mesele daha iyi anlaşılacaktır. anlaşılmayan kısımları. açıklmalalı risale bölümünde yazablirseniz arkadaşlar yardımcı olacaktır. ins.

      #758364
      Anonim

        selamun aleyküm herkese

        #758366
        Anonim

          Ve aleyküm selam inş.

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.