• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #656124
    Anonim

      Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir
      kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler
      olacaktı?. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları,
      saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi
      kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek
      sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz
      tutamıyordu. Sonunda bir koylu çıkageldi. Saraya meyve ve sebze
      getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya
      sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı
      ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına
      almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü.
      Açtı.. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.. “Bu
      altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir” diyordu kral. Koylu,
      buğun dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. “Her
      engel, yasam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır..”

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.