• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #666097
    Anonim

      New York’ta Yok Minare

      Türkiye’de sene başından bu yana ortalama 30 milyon kişi sinemaya gitmiş…
      16 milyonu yerli filmi tercih ederken,
      14 milyonu yabancı film izlemiş…
      En çok izlenen ya da gişe rekoru kıran yabancılarda “Başlangıç”
      Yerlilerde Recep İvedik…
      İkisi ise gerek prodüksiyon, gerek oyuncu kadrosu, gerek içerik açısından kıyaslanmayacak kadar birbirinden farklı…
      Yerli olan küfür, argo ve düzeysizlikte tavan…
      Yabancı olan aksiyonda, oyunculukta ve harcanan bütçede tavan…
      Yerlide star… Şahan Gökbakar
      Yabancıda star… Leonardo DiCaprio
      Yorum sizin…

      Ulusal ve uluslar arası hiçbir kuruluştan hiçbir ödülü olmayan bu küfür aksiyonuna karşın ülkemde
      -çok şükür- her tür ödüle layık olan filimler de var …
      “New York’da Beş Minare” onların başında geliyor.
      Çünkü bu film en yakınından bir fazla…
      Harcanan para, verilen emek, alınan yol ve giderek artan gişe…
      Helal olsun içinde emeği olan herkese…
      Bu filmi izleyin izletin ve kaliteli işler yapma konusunda gözü kara olan bu yapımcılara “o bir biletinizle” yürek verin, şevk verin, destek olun…
      Hem de “İVEDİLİKLE”.

      ***
      Mahsun KIRMIZIGÜL, toplumsal yaraları kendine dert ediyor ve kendince çözümler üretiyor.
      ‘Hepimiz kardeşiz bu kavga ne diye’ başladığı yolculuk onu bu günlere getiriyor ve gittikçe büyük düşünüyor, emekler sarf ediyor ve 20 milyon doları bulan çok büyük paraları riske atıyor “ya tutmazsa” DEMİYOR.
      Kendisine, ülkesine ve insanına güveniyor ve sanatının dili ile SATIR ARALARINDA bize;
      “Bak böyle yaparsan mutlu olamazsın AMA böyle yaparsan hepimiz mutlu oluruz” diyor…
      Beyaz melek ile ülkemizin batısında giderek kaybolmaya yüz tutan anne-baba kavramının kutsiyetine

      Güneşi Gördüm ile ülkemizin doğusundan batısına sıçrayan kardeş kavgasının kangrenine,
      New York’ ta Beş Minare ile at gözlüğü takarak hayata ve insanlara bakan “kişisel nefretlerin” insanı kör ederek gerçeği görmesine engel olan, Amerikalıdan Türkiyeliye herkesin görmek istediği değil görmesi gerektiği “dini-vicdani hassasiyetlerin” öbür yüzüne ışık tutuyor..

      Ve bu film YERLİ-YABANCI herkese mesaj veriyor:
      New York’ ta ikiz kulelere yakın yerde yapılması planlanan camiye Amerikalıların 11 Eylül’e gönderme yaparak “Tüm Müslümanlar Terörist Değil Ama Tüm Teröristler Müslüman’dı” diyerek “burada cami istemiyoruz” yazılı pankartlarla yürüyen Amerikalıya da,
      Din denilince tüyleri ürperen çağdaş yobazlara da,
      Dini bu hale getirip yozlaştıran ham softalara da…
      Şimdi kim demiş New York’ta beş minare yok diye…

      Son söz ;
      Bizler de, ya sinemaya gider böyle filmlerin devamına toplumsal ve kişisel destek oluruz,
      Ya da gitmez küfür edebiyatına istemeden de olsa 4-5-6 diyerek çanak oluruz.

      Meraklısına not: Mahsun Kırmızıgül, benim ne dostum ne arkadaşım ne de yakınımdır ama bu yaptığı filmlerle, benim milli gururum, kabaran göğsüm ve boşalan gözyaşlarımdır…

      Bedirhan Gökçe

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.