• Bu konu 13 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 15)
  • Yazar
    Yazılar
  • #672228
    Anonim
      248217_10150225192874672_696779671_6992994_7681446_n.jpg


      Yüzüğün Değeri

      Sûfîlerin hallerine sürekli itiraz eden bir genç vardı. Bir gün Zünnûn-i Mısrî k.s. o genci yanına çağırdı ve elindeki yüzüğü ona verip:

      – Falan ekmekçinin yanına git ve bu yüzüğü bir altın karşılığında ona rehin olarak ver, dedi.

      Genç yüzüğü alıp götürdü. Fakat söylenen miktarı vermediler. Genç şeyhin huzuruna geri geldi ve:

      – Bir dirhemden daha fazlaya rehin almıyorlar, dedi. Şeyh:

      – O halde falan mücevheratçıya götür de kıymetini biçsin, dedi.

      Genç yüzüğü tekrar götürdü, kuyumcu yüzüğe iki bin altın kıymet biçti. Tekrar gelip vaziyeti anlatınca Zünnûn-i Mısrî k.s. dedi ki:

      – İşte sûfîlerin haline dair senin bilgin, ekmekçinin bu yüzük hakkındaki bilgisi gibidir.

      Bunun üzerine genç tevbe etti ve zihnindeki sorular yok olup gitti.

      (Feridüddin Attâr, Tezkiretü’l-Evliyâ)

      #793050
      Anonim

        Dört şeyi küçümsemeyin; Düşmanı, ateşi, hastalığı, az bile olsa ilmi.
        Feridüddin Attar

        #793051
        Anonim

          Dört şeyi dört şeyden temizle: Dilini gıybetten, kalbini kıskançlıktan, mideni haram lokmadan, davranışlarını riyadan.
          Feridüddin Attar

          #793052
          Anonim
            Feridüddin Attar’ın sarsıcı duası(Mantık-üt tayr)

            Ey Rabbim, beni yaratanım! Dünyaya geldim geleli senin sofrandan, senin ekmeğinden yiyip duruyorumBir kimse, birinin ekmeğinden yedi mi, ona hakkı geçer; ekmek sahibi de onun hakkına riayet eder Ben, cömertlik denizinin sahibi olan senin ekmeğini çok yedim, hakkımı gözet

            Ey Alemlerin Rabbi! Acizim kanlara boğuldum, karada gemi yüzdürdüm Feryadımı duy elimden tut Daha ne kadar sinikler gibi ellerimi başıma götürüp bekleyeyim? Bilemedim, yanıldım, sen bağışla Şu kan ağlayan yüreğime bak, bütün bu musibetlerden sen kurtar beni

            Ey derdime derman olan Allah’ım! Kafire küfür gerek, dindara din Attar’ın gönlüne ise derdinden bir zerre Şu kulağı halkalı kuluna bir zerre dert ver Eğer senin derdin olmazsa canım ölür gider

            Varlıktan bir sermayem yok, gölge içinde kaybolmuş bir zerreyim Karanlıklar içinde kayboldum, bir nur yolla, kimsem yok benim, yardımcım sen ol

            #793053
            Anonim

              “attar aşkın yedi şehrini gezdi de
              biz ancak bir sokağın dönemecindeyiz.”
              Mevlana

              #793054
              Anonim

                Ahmaklığın alâmeti şunlardır:
                Kendi ayıbını görmeyip de başkalarının kusurunu aramak. Gönlüne cimrilik tohumu saçtığı hâlde cömertlik ummak

                Feridüddin Attar

                #793055
                Anonim

                  Ahlâkı ile halkı hoşnud etmeyen kimsenin Allâh katında hiçbir değeri yoktur.
                  Hastaları ziyâret et, çünkü bu Peygamber sünnetidir.


                  Meclislerde insanlara hizmet et. Yetimlerin hâl ve hatırlarını sor ki, Allâh seni azîz eylesin.
                  Çünkü yetimin bir anlık ağlaması bile, arş-ı âlâyı titretmeye yeter. Bir yetimi ağlatan zâlim, cehennem ateşine odun olur.

                  Hasta bir yetimi sevindiren, kendisi için cennet kapısını açmış olur.
                  Allâh yolunda ne verirsen, öz malın odur. Geri kalanın hesâbı vardır

                  Feridüddin Attar

                  #793056
                  Anonim

                    Allah razı olsun .

                    #793088
                    Anonim

                      “Can bu âlemden geçti mi bu âlem sana o âlem oluverir. Bu âlemden o âleme giden yol pek uzun değildir. Arada duvar olan ancak bir soluktur.”
                      Ferîdüddîn-i Attâr

                      #793089
                      Anonim

                        “Sırlar âlemine uçan kuş idim.
                        Alçaktan yükseğe çıkmak istedim.
                        Sırra mahrem kimseyi bulamayınca,
                        Girdiğim kapıdan ben yine çıktım.”

                        Ferîdüddîn-i Attâr

                        #793090
                        Anonim

                          Alâeddîn-i Attâr hazretleri vefâtına yakın talebelerine vasiyet ederek buyurdu ki:

                          “Birbirinize sığının! Her işte yolunuz, dînî ölçülere bağlılık olsun! Ölçüleri yerine getirmek azminden dönmeyiniz! Sohbet mühim sünnettir. Bu sünnete riâyet edin, umûmî ve husûsi şekilde ona devâm ediniz! Eğer bu yolda sebât ve istikâmet gösterirseniz, bir ânda büyük derecelere kavuşursunuz. Hâlinizin dâimâ yükselişte olması lâzımdır.”

                          #793091
                          Anonim

                            Ferîdüddîn-i Attâr, bir sohbet esnâsında amel yaparken riyânın, korkunç bir âfet olduğunu, Allahü teâlânın rızasına uygun olmayan işlerin, amellerin beyhûde olduğunu söyledikten sonra şöyle bir menkıbe anlattı:

                            Sâlihlerden biri bir mescide sabaha kadar ibâdet etmek için girmişti. Geceleyin bir ses duydu. Sanki mescidde biri vardı. O zât, kemâl sâhibi birisinin geldiğini zannetti ve aklından; “Böyle yere büyük zâtlar ancak Allahü teâlâya ibâdet etmek üzere gelir. Bu zât beni görür, hâlime nazar kılar.” diye düşündükten sonra, bütün geceyi seher vaktine kadar ibâdetle geçirdi. Duâda bulundu. Kendini nasıl göstermek istiyorsa öyle yaptı.


                            Seher vakti etraf ağarınca geriye dönüp baktığında bir köpeğin yattığını gördü. Kalbi utanç ateşi ile yandı ve kendi kendine; “Ey edepsiz herif! Allahü teâlâ seni şu köpekle terbiye etti. Bütün gece köpek görsün diye ve köpek için ibâdette bulundun. Ne olurdu bir gececik de Allahü teâlâ için uyanık kalsaydın. Ey nefsim! Senin bir gece bile Allahü teâlâ için riyâsızca ibâdet ettiğini görmedim. Sen, Allahü teâlâdan utanmaz mısın? Kendi kadrini mevkî ve dereceni şimdi gördün. Âlemde elinden bir iş gelmez. Gelse bile ancak köpeklere lâyık olur.” dedi.

                            #793092
                            Anonim

                              Bir gün Allahü teâlâya şöyle münâcâtta bulundu:

                              “Ey Rabbim! Gönlümüze senin hamd bahçende yücelik sıfatlarını öğrenmek nasîb oldu. Kıyâmet günü ümidim sende. Dert ve nedâmetten, pişmanlıktan başka bir şeyim yok ama, keremini ummaktayım. Sırat köprüsünde Cehennem’e düşmekten, kereminle ancak sen kurtarabilirsin. Mîzanda ancak sen, lütfunla günahlarımı af ve mağfiret edersin. Nefsimin eline öyle düşmüşüm ki, doğanın eline düşmüş topal serçe gibiyim.

                              Ey Allah’ım! Bu Attâr kulun, senin sevgi ateşinde yanmaktadır. Bana yol göster de sana kavuşayım.”

                              #793551
                              Anonim

                                ”Dünya kimseye kalmaz.Yüreğini,kainatın Yaratıcısına ada.Dünya malına güvenme,senin gibi çoklarını beslemiş,sonra öldürmüştür
                                Can temiz olarak çıkıp gidecektir,o halde taht ya da toprak üstünde ölmüşsün,ne önemi var!”
                                Ferîdüddîn-i Attâr

                                #793553
                                Anonim

                                  ne güzel bir ders olmus….bir seyin kıymetini ancak onun ne oldugunu bilen anlar….

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 15)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.