• Bu konu 14 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
16 yazı görüntüleniyor (toplam 16)
  • Yazar
    Yazılar
  • #802516
    Anonim


      Zaten en büyük şeye tecellî eden isim ile en küçük birşeye de tecellî etmemesi muhaldir.

      İ’lem eyyühe’l-aziz! Mümkün ünvanı altındaki eşyanın vücudunda tagayyür var. Yani keyfiyetleri, halleri değişir. Binaenaleyh, mümkün olan birşeyin dâima bir halde tevakkuf ve sükût etmekle atâlette kalması, o şeyin ahval ve keyfiyetleri için bir nevi ademdir. Çünkü, o şeyin istikbal halleri ademde kalır. Yol bulup vücuda gelemez. Adem ise, büyük bir elem ve bir şerr-i mahzdır. Binaenaleyh, faaliyette lezzet olduğu gibi, ahval ve şuûnatta da bir tebeddül olup, bu tahavvül ve tebeddülden neş’et eden teessürat, teellümat, bir cihetten çirkin ise de birkaç cihetten de güzeldir.

      Evet birşeyin şekillerinde vukua gelen devir ve teslim sırasına gidenler müteessir, gelenler de memnun olurlar. Ve bu sayede hayat tasaffi eder, temizlenir. Vücut da teceddüd eder.

      endOfSection.gifendOfSection.gif


      [TABLE]
      [TR]
      [TD]adem: yokluk, hiçlik[/TD]
      [TD]ahval: haller, davranışlar[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]atâlet: hareketsizlik, durgun olma[/TD]
      [TD]binaenaleyh: bundan dolayı[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]cihet: yön, taraf[/TD]
      [TD]elem: acı, keder[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]eşya: varlıklar, şeyler[/TD]
      [TD]i’lem eyyühe’l-aziz: “Bil ey aziz, saygıdeğer kardeşim!” mânâsında muhatabı uyarmak ve dikkatini çekmek için kullanılan bir söz[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]keyfiyet: durum, nitelik[/TD]
      [TD]muhal: olması imkânsız olan şey[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]mümkün: varlığı ile yokluğu eşit olup varlığı ancak Allah’ın var etmesine bağlı olan varlık; kâinat ve içindeki varlıklar[/TD]
      [TD]müteessir: üzüntülü, üzgün[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]nevi: çeşit, tür[/TD]
      [TD]neş’et etme: doğma, kaynaklanma[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]sükût etme: susma[/TD]
      [TD]tagayyür: başkalaşma, değişme, tazelenme[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]tahavvül: başkalaşım, hal değiştirme[/TD]
      [TD]tasaffi etmek: temizlenmek, safileşmek[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]tebeddül: değişim[/TD]
      [TD]teceddüd: yenilenme, tazelenme[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]tecellî etme: yansıma[/TD]
      [TD]teellümat: elemler, acılar[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]teessürat: üzüntüler[/TD]
      [TD]tevakkuf: durma, duraklama[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]vukua gelme: meydana gelme[/TD]
      [TD]vücud: varlık[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]vücuda gelmek: ortaya çıkmak, meydana gelmek[/TD]
      [TD]şerr-i mahz: tamamen şer, kötülüğün ta kendisi[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]şuûnat: haller, durumlar, işler[/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]

    16 yazı görüntüleniyor (toplam 16)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.