• Bu konu 4 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #646705
    Anonim

      Üstad diyor ki:
      Azamet ve kibriya ve nihayetsizlik noktasında, ya gaflete veya mâsiyete veya maddiyata dalmak sebebiyle darlaşan akıllar, azametli meseleleri ihata edemediklerinden, bir gurur-u ilmî ile inkâra saparlar ve nefyederler. Evet, o mânen sıkışmış ve kurumuş akıllarına ve bozulmuş ve mâneviyatta ölmüş olan kalblerine, çok geniş ve derin ve ihatalı olan imanî mes’eleleri sığıştıramadıklarından, kendilerini küfre ve dalâlete atarlar, boğulurlar.

      Şimdi dikkat:

      İ’lem eyyühe’l-aziz! Kelime-i Tevhidin tekrarla zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir.


      Zikirle kalbi bağlayan bağlar çözülünce….

      Kalb ne kadar şeffaf ve parlak olursa anlama kuvveti ortaya o kadar çıkar.Çünkü zikir kalbi parlatır.

      #719066
      Anonim

        Bu yazdıklarınız tamammen doğru, nur talebeleri namazdan sonra sünnet-i seniyeden olan Allahın c.c isimlerini 5 vakit okurlar ve 33 adet kelime -i tevhid çekerler en az.
        konuyu tarikata çevirecek olursanız ki konu oraya kayıyor.
        Üstad bu zaman tarikat zamanı değil demiştir. Bu konuya daha geniş bir zamanda girmek lazım , bu konu başka bir konu.

        #719068
        Anonim

          Sevgili kardeşim,

          Bediüzzaman, günümüz şartlarında “ilim içinde hakikate bir yol bularak” yeni bir yol, yeni bir çığır açmıştır. Kendisi doğrudan tarikatta olmamakla birlikte tarikatların zikirlerini okumuş, o yolların feyzinden istifade etmiştir.“Nur risalelerinin 12 tarikatın hülasası olduğunu” söyler.

          Bediüzzaman, üveysi bir surette, kimden ve nasıl ders aldığını, Emirdağ Lahikasında şöyle ifade etmektedir:”Zaten Üveysi bir surette doğrudan doğruya hakikat dersimi Gavs-ı Azamdan (k.s.) ve Zeynelabidin (r.a.) ve Hasan, Hüseyin (r.a.) vasıtasıyla İmam-ı Ali den (r.a.) almışım. Onun için, hizmet ettiğimiz daire onların dairesidir.”

          Ancak vurgulamak istediğimiz mana Zübeyir Ağabeyin de söylediği ‘evrada azami dikkat’ meselesidir.

          Selametle…

          #719226
          Anonim

            öncelikle arkadaşların risalede bu konuları okumalarını en kısa bir şekilde 5 mektupta bilgi edinebilirler.
            .
            Birde abiciğim konuların kaynağı risaleleden olursa daha ikna edici olacağına inanıyorum.
            o yüzden hatıralardan çok risalelerden yazmaya çalışıyorum.

            Madem hakikat böyledir. Ben tahmin ediyorum ki, eğer Şeyh Abdülkadir Geylânî (r.a.) ve Şah-ı Nakşibend (r.a.) ve İmam-ı Rabbânî (r.a.) gibi zatlar bu zamanda olsaydılar, bütün himmetlerini, hakaik-i imaniyenin ve akaid-i İslâmiyenin takviyesine sarf edeceklerdi. Çünkü saadet-i ebediyenin medarı onlardır. Onlarda kusur edilse, şekavet-i ebediyeye sebebiyet verir. İmansız Cennete gidemez; fakat tasavvufsuz Cennete giden pek çoktur. Ekmeksiz insan yaşayamaz, fakat meyvesiz yaşayabilir. Tasavvuf meyvedir, hakaik-i İslâmiye gıdadır. Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise, Cenâb-ı Hakkın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaike çıkılacak bir yol bulunsa, o yola karşı lâkayt kalmak elbette kâr-ı akıl değil. İşte, otuz üç adet Sözler, böyle Kur’ânî bir yolu açtığını, dikkatle okuyanlar hükmediyorlar. 5. mektup

            #720806
            Anonim
              zafer karlı;76889 wrote:
              Sevgili kardeşim,

              Bediüzzaman, günümüz şartlarında “ilim içinde hakikate bir yol bularak” yeni bir yol, yeni bir çığır açmıştır. Kendisi doğrudan tarikatta olmamakla birlikte tarikatların zikirlerini okumuş, o yolların feyzinden istifade etmiştir.“Nur risalelerinin 12 tarikatın hülasası olduğunu” söyler.

              Bediüzzaman, üveysi bir surette, kimden ve nasıl ders aldığını, Emirdağ Lahikasında şöyle ifade etmektedir:”Zaten Üveysi bir surette doğrudan doğruya hakikat dersimi Gavs-ı Azamdan (k.s.) ve Zeynelabidin (r.a.) ve Hasan, Hüseyin (r.a.) vasıtasıyla İmam-ı Ali den (r.a.) almışım. Onun için, hizmet ettiğimiz daire onların dairesidir.”

              Ancak vurgulamak istediğimiz mana Zübeyir Ağabeyin de söylediği ‘evrada azami dikkat’ meselesidir.

              Selametle…


              Her gün Hizb’ül-Hakaik’ten bir parça okumak lazım;

              tâ ki, ehl-i küfre galebe çalınsın,onların sihirlerinin ufuneti kırılsın

              derdi Zübeyir Ağabey..

              Kamil Yürür

              #724440
              Anonim

                Kalb ne kadar şeffaf ve parlak olursa anlama kuvveti ortaya o kadar çıkar.Çünkü zikir kalbi parlatır.

                Allah razi olsun…

              6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.