- Bu konu 17 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
1 Kasım 2008: 16:18 #720703
Anonim
Bir defasında Zübeyir Ağabey’in şöyle dediğini hatırlıyorum:
“Birisi beni tenkit etti mi, bakarım;
tenkidinde haklı ise o halimi düzeltir, hizmete devam ederim;
eğer tenkidinde haksız ise, yine hizmetime devam ederim!“
M.FIRINCI ANLATIYOR
1 Kasım 2008: 16:18 #720704Anonim
Zübeyir Ağabey,Hazret-i Üstadın bütün hallerine aşina idi.Üstadımızın bütün sırlarını bilirdi.Diğer bütün ağabeyler kısmen bilir.
Her seferinde Risâle-i Nur derdi,Üstad derdi,bir de boynunu gösterirdi.
Derdi ki:
”Kardeşim eğer benim Üstada ve Risale-i Nur’a olan muhabbetim
yüzden doksan dokuza inerse bu büyük bir cinayettir.”
Selahaddin Akyıl
1 Kasım 2008: 16:19 #720705Anonim
Bazı yazarlar, İslâmî-dinî bahisleri anlatırken veya kitaplarında yazarken “göre” kelimesini kullanırlar.
Peygamberimizden, Kur’an-ı Kerimden, âyetlerden, hadislerden veya diğer peygamberlerden, din büyüklerinden
bir söz, bir kıssa, bir mesele ve bunlar gibi ebedî hakikatleri yazarken,
“Kur’an’a göre”, “Âyete göre”, “Peygambere göre”, “Hadis-i şerife göre”, “Falan zâta göre” derler.
Nur deryasının serdar kaptanlarından Zübeyir Abi, bu durumları gördüğü zaman çok celâllenirdi:
“Kardeşim! Bu ‘göre’ kelimesini inanmayanlar, müsteşrikler ve Avrupalılar kullanırlar.
‘Göre’ dediğine göre, peki sen nesin?
Sen tarafsız bir müsteşrik misin?
İnanan, iman eden bir ehl-i iman, Avrupalıların içimize attığı bu yanlış kelimeyi kullanmaz!
Böyle yanlışlar Nur Risalelerinde hiç bulunmaz.
Meselenin aslı, doğrusu, en güzel şekli ve Risale-i Nur’lardan öğrendiğimiz ise şöyledir:
“Kur’an-ı Kerimde Cenab-ı Hak şöyle ferman buyurmaktadır! Peygamberimiz şöyle emretmektedir!”
Necmeddin Şahiner
4 Kasım 2008: 07:07 #721101Anonim
ZÜBEYİR ABİ
Sadakat güneşi, Nur’un burcunda
Hizmetin yolunda koşar Zübeyir
Hayatı yoğrulmuş çile harcında
“İman, Kur’an” deyip coşar Zübeyir.
Kalem kağıt yoksa işte kan, derim!
Hep “Risale-i Nur ve Üstad” derim.
Davaya fedadır hayatım, ser’im.
Fenâfinnur olmuş, yaşar Zübeyir.
Afyon, Emirdağ, Isparta, Urfa,
Ankara, İstanbul hep nurlu sayfa.
Kendi yanar, ışık saçar etrafa.
Nur’la dolar dolar, taşar Zübeyir.
Sizin olsun memuriyet ve maaş,
Aç gezerim, bağrıma basarım taş!
Yeter ki Üstada olayım yoldaş.
Bütün engelleri aşar Zübeyir.
“Nur’lara ayine olmak” tek derdi.
Ömrünü adamış bir cengâverdi.
Nasıl anlatmalı böyle bir merdi?
Kalem âciz kalır, şaşar Zübeyir!Abdulkadir Menek
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.