Zorluklar insanı yetiştiriyor kalitesini kalibresini arttırıyor.. işe yaraması için demirin defalarca çekiçle dövülüp bir ateşe bir suya bir ateşe bir suya atılması, işkencelerden geçmesi gibi.. ancak bu işkencelerin zorlukların sonunda o demir işe yarar hale geliyor..
Necip Fazılın yaşadığı dönem, sancılı ve zor bir dönemdi.. onun söz üstadı olmasını onun bir necip fazıl olmasını sağlayan faktörlerin başında o zor günler gelmekteydi. Kişisel zekasını da görmezden gelmiyoruz tabi..
Şimdi bakın sanat dünyamıza... kalite yerlerde sürünüyor.. tiyatrocular olsun, müzik sanatçıları olsun veya diğerleri var mı bir tane Necip Fazıl gibi söz üretebilen vay bee dedirtebilen..
üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala modası geçmeyen kalıcı olmayı başarmış şarkılar şiirler ya hastanede ya hapisanede ya sürgünde ya savaşta ya gurbette yazılmıştır.. yazanlarda derdi olan insanlardır.. hiçbir derdi sıkıntısı özlemi hasreti aşkı sevdiği olmayan insan bir şey üretemez, üretmeye çalıştığı şey de geçici olur sığ olur kalitesiz olur.. çünkü insana etkili şeyler ürettiren duygu yoğunluğunun yüksek olmasıdır..