Döner + Ayran = 2.5 YTL

Elif_Gibi

Well-known member
Niye garsonun gösterdiği yere oturdum ki şimdi?
Bak gerilerde boş bir masa daha var.
Bu “cam kenarı” hassasiyeti de sürekli otobüsle seyahat etmemin, algılarımı çimdiklemesinden kaynaklansa gerek
Of ne çok acıktım...
Zaten bu kadar acıkmasam, ne işim var burada değil mi?
Açım aç!..
Şu an içimdeki tüm hislerin dibi tutmuş, beynim sağ ve sol lob diye yumurtaya öykünmüş, ruhumsa bir pilav gibi lapalaşmış...
İşte geliyor garson

—Ne alırsınız efendim?

—Döner alayım, lakin iyi dönmüş olsun

—Nasıl yani?

—Aman iyi pişmiş olsun diyecektim, af edersiniz

—Peki efendim

Çok acıkınca insanın dili de sürçüyor böyle
Of şu cama da bir perde asmamışlar ki, yoldan geçen herkesle göz göze geliyor insan..
Acaba şu kaldırımdaki teyze, şu çocuk, şu delikanlı da benim gibi aç mıdır?
Yok, canım aç olsalar içeri girip bir şeyler yerlerdi değil mi?
Hem zaten şu yan masadaki genç kızlar gibi birazdan burnumu ketçapa daldırdım mı herkes hikâyemin dışında kalıverecek.
Zaten safer ayı diye sadaka vermiş, hayır hasenatta bulunmuşuz.
Cümle yoldan geçeni de doyuramayız ki kardeşim değil mi?
Açım ben aç.......
Aç insan öyle çok fazla düşünmez, düşünmemeli
Zira çoğu halkın aç bırakılma sebebi “düşünme”, “düşündükten sonra başkaldırma” dürtülerinin baltalanması için değil mi?

Döneri de camın kenarına mı koymuş bu adamlar?
Kokusu da tüm caddeye yayılmıştır şimdi
Ah ah…
Aklıma anacığımın yemekleri geldi ve de çocukluğum
Penceresinde küpeli çiçekleri olan beyaz badanalı bir evimiz vardı.
Annem saçlarımı tarayıp kafama kocaman bir kurdele kondurunca kendimi kremasından görünmeyen keklere benzetirdim.
Anacığım pek titizdi...
Beyaz yakalık, ütülü önlük, tertemiz mendillerle beni okula asılmaya hazır bir tabloya çevirirdi.
Lakin bu klasik tablo eve her dönüşte modern sanatın derin izlerini taşıyan Picasso resimlerine dönüşüverirdi.
Çünkü yakalığımı okulda unutur, üstüm başım leblebi tozuna bulanır, çoraplarım kirden görünmezdi.
En çok da işitme engelliler haber bültenini kaçırmayan bir çocuktum da ona gülerim.
Televizyonun sesini kapatır, kendimi duymuyor kabul eder ve spikerin hareketlerinden ne anlattığını anlamaya çalışırdım.
Milletin övdüğü “empati” yöntemini bakın ben daha çocukken yapıyormuşum..
Şimdide buraya oturmuş, dörtte biri yoksul olan halkımın gözü önünde yemek yemeye hazırlanıyorum.
Lokantanın camında bir gerdanlık gibi duran şu dönerde, göz hakkı kalmış çocuklar yokmuş gibi davranıyorum.
Yoksa kötü müyüm ben?
Yok, yozlaşmış diyelim...
Hem yoz hem de hala aç...

Oysa babamın dizinin dibinde, ödediğimiz her kuruş verginin bize yol, su, elektrik olarak dönmesini beklediğimiz yıllarda bu tür konularda ne kadar hassastık.

Gerçi o yıllarda da çoğumuz açtık, vatandaş demek bir nevi depozitolu şişe demekti ve de boş mideler birkaç tatlı söz ile takas edilirdi ama ruhları esir almaya kimsenin gücü yetmezdi.

Bay yanlış ile doğru Ahmet’i izleyip doğru yanlış ayrımı yaptığım yıllardı o yıllar Bir de annemin doğru ve yanlışları vardı.
Misal dışarıya mandalina, salatalık gibi kokulu yiyeceklerle çıkmak yasaktı.
Yok, ille de dışarıda bir şey yenecekse bu ekmek olmalı ve mutlaka tüm arkadaşlara ısırtılmalı kalanı –ki kalırsa- öyle yenmeliydi.
Steril yaşayıp hijyenik büyümekten daha evlaydı, üzerinde “göz hakkı” olmayan bir ekmeği yemek...

Sonra komşular bahçede gözleme yaparlar, oradan geçen herkese ikram ederlerdi.
Yaşlısı genci tüm kadınlar bir açık oturumda hem fikir olmuş aydınlar gibi başlarını sallayıp “canı çeken olursa günah olur, ikram edilmezse bereketi kaçar, kimsenin gözü kalmasın, kul hakkının vebali büyüktür” mealli laflar ederlerdi.
O zamanlar pek anlamazdım...
Lakin lisedeyken ramazan ayında, yarım tostu midesine indiren Sinem’in karşısında yutkununca ve gözlerimi o tosttan ayıramayınca ve dahası içimde Sinem’i pataklama hissi doğunca anlayıvermiştim “göz hakkı”nın ne demek olduğunu.
Acaba şu karşıdan gelen lise talebesi de beni pataklamak istiyor mudur?

Of ne işim var benim burada?
Bunca hatıradan sonra şu cam kenarında dönüp duran dönerden daha pişkin ve daha dönek hissediyorum kendimi
bilir o dönerin üzerinde kaç çift göz takılı kalmıştır.

İştahım kaçtı...
Kaçmalı zaten!!
Çocukluğumda refleks haline gelmiş bazı hasletlere bile ancak iki saat düşününce ulaşır oldum artık
Baksana şu halime!
Nerede o okuduğum erdemler, diğerkâmlıklar...
Hatta geçenlerde okuduğum Alâeddin Bey’in koskoca beylik makamını, kendi hakkı olduğu halde kardeşi Osman Bey’e teslim etmiş olmasına nasıl da hayran kalmıştım
Bu bey, bir kişiye sadece hak ettiğini değil kendi hakkı olanı da verebilmişti.

Her şey değişmişti sanki...
Kâbe desenli örtüler duvarlardan inmiş, ezan okuyan saatler eskiciye verilmiş, sofralar küçülüp ikramlar buharlaşmıştı
Ve annelerimizin bir zamanlar omzumuza muska gibi tutturduğu “kul hakkı hassasiyeti” bir sokak simidinde, bir hamburgerin mayonezinde, gezinerek tüketilmiş bir çikolatada eriyip kaybolmuştu sanki…

Evet, o döneri yemeyeceğim, gitmeliyim şimdi.

—Hey abla, çok dönmüş aman çok pişmiş dönerin kalsın mı?

—Kalsın kardeş Hakkınızı helal edin.

Oh rahatladım biraz...
Gerçi hala açsın Ayşegül ama olsun...
Açlığın hoşuna gitmediğine, nefsine ağır geldiğine bakma sen!
Aslında bütün yıkıcılığına rağmen açlıktan daha âli ve daha ahi bir muallim yoktur.
Yeter ki şuurundan nefsine intikal ettirmeyesin...
 

bardak

Well-known member
Başlığı görünce hemen hopp diye aladım...Malum açım aççç...

Ama yazıyı okuyup doyanlardan olmuşumdur inş......

Baksana şu halime!
Nerede o okuduğum erdemler, diğerkâmlıklar...
Hatta geçenlerde okuduğum Alâeddin Bey’in koskoca beylik makamını, kendi hakkı olduğu halde kardeşi Osman Bey’e teslim etmiş olmasına nasıl da hayran kalmıştım
Bu bey, bir kişiye sadece hak ettiğini değil kendi hakkı olanı da verebilmişti.
 

nimet06

Well-known member
bardak can ben de senin ne okuduğunu görünce hopppppppp geldim peşinden
zaten hiç ayrıldığım yok yahu biz daha önceden ne bilim tanıştık mı senle yoksa ben iyice paranoyak mı oldum?:033:
ama hiç pişman olmadım peşinden gittiğime zaten sen hiç boş şeyler okumazsın gerçi ilk başta döner+ayranı görünce dalmışşsın ama:022: sonuç ibretlik bir hikaye okudum sayende ve aldım alacağımı zaten hep dikkat etmişimdir ama bundan sonra daha çok dikkat edeceğim
Elif kardeş senden de ALLAH razı olsun.sen de zaten hiç boş konular açmazsın bir de benden küçük olacaksın.Maşallah bu yaşta bu zeka .:047:
:gül::gül:
selam ve dua ile.
 

bardak

Well-known member
bardak can ben de senin ne okuduğunu görünce hopppppppp geldim peşinden
zaten hiç ayrıldığım yok yahu biz daha önceden ne bilim tanıştık mı senle yoksa ben iyice paranoyak mı oldum?:033:
ama hiç pişman olmadım peşinden gittiğime zaten sen hiç boş şeyler okumazsın gerçi ilk başta döner+ayranı görünce dalmışşsın ama:022: sonuç ibretlik bir hikaye okudum sayende ve aldım alacağımı zaten hep dikkat etmişimdir ama bundan sonra daha çok dikkat edeceğim
Elif kardeş senden de ALLAH razı olsun.sen de zaten hiç boş konular açmazsın bir de benden küçük olacaksın.Maşallah bu yaşta bu zeka .:047:
:gül::gül:
selam ve dua ile.


Ey yüreği güzel nimet'im,

Senin adın neydi ....?

Adın 'aşk' oLmalı senin,çünkü ne zaman aşk diye seslense bu yüreğim; hep sen çıka geliyorsun müthiş yorumlarınla..

Kelimelerde herkes güzeldir..Ama senin kelimeLerin zırh gibi,sığınak gibi..Yürekleri bir kalkan edası iLe sarıp sarmaLıyor..Bir ateş gibi çıkıyor yüreğinden ki; her bir keLimen yüreği yakmaya yetiyor..

Büyük yüreğine hayranlığımı bir kez daha dile getiriyorum ve seni canı gönülden kutLuyorum..

Bilirimki Bir Teşekkür bile gözde çiçek açtırır

Bir Teşekkür uçurur kalbi...

Ne diyor Sevgililerin Sevgilisi..dinle ey yüreğim..

“Halka teşekkür etmeyen,ALLAH’a da şükretmez.”

duydun mu ey yüreğim ne söylüyor O incelikler Peygamberi(s.a.v.).

seni seviyorum... ALLAH için!

Çok Teşekkür ediyorum..

..ve Rabbim'e Şükrediyorum..

Yüreğin var/oLsun..
 

nimet06

Well-known member
:009: oldu mu şimdi ya can naptın sen yahu ? ben hiç alışkın değilimdir güzel iltifatlara.elim ayağım dolandı birden.O senin kalbinin güzelliği.Latife yapıyorsun heralde.ben sadece içimden geldiği gibi yazdım.yani güzel kelimeler senin gibi bulamam ben .ama çok sağolasın.ALLAH razı olsun.RABBİM amellerini kabul etsin.isteklerinden en hayırlısı hangisiyse onu versin.Peygamber efendimize komşu eylesin.Amin.


SEVGİDİR YÜREKLERİ BAĞLAYAN İNSANI İNSAN YAPAN BİRİ VAR UZAKTA UNUTULDUĞUNU SANAN AMA UNUTULMAYAN O GÜZEL İNSANA BİNLERCE SELAM

guller.jpg
 

bardak

Well-known member
:009: oldu mu şimdi ya can naptın sen yahu ? ben hiç alışkın değilimdir güzel iltifatlara.elim ayağım dolandı birden.O senin kalbinin güzelliği.Latife yapıyorsun heralde.ben sadece içimden geldiği gibi yazdım.yani güzel kelimeler senin gibi bulamam ben .ama çok sağolasın.ALLAH razı olsun.RABBİM amellerini kabul etsin.isteklerinden en hayırlısı hangisiyse onu versin.Peygamber efendimize komşu eylesin.Amin.


SEVGİDİR YÜREKLERİ BAĞLAYAN İNSANI İNSAN YAPAN BİRİ VAR UZAKTA UNUTULDUĞUNU SANAN AMA UNUTULMAYAN O GÜZEL İNSANA BİNLERCE SELAM

guller.jpg


Güzelliği Görüyorsa Gözlerin. Bil ki Güzellik Yüreğindedir.
ne mutlu O güzeli Yüreğinde Yaşayabilene..ne mutlu sana canım...

Kelimeler kifayetsiz kaldığında, gözyaşları görev başındadır. Aslında ağlayabilmek büyük bir nimet...

---uNuTma---

senin yüreciğin bir şiir can biz dile geleni yazarız işte...




VesseLam
 
Üst