Beni anlamıyorsunuz...

Tarihci

Marmara Tarih
ONU NE KADAR ÇOK SEVDİM

İmam, mezarlıktaki işini bitirmek üzereydi. O anda elli yıllık karısını kaybeden 78 yaşındaki adam : "Onu ne kadar çok sevdim." diyerek çığlık çığlığa ağlamaya başlamıştı. Yaşlı adamın yaslı sesi törenin asıl sessizliğini bozmuştu. Mezar başındaki diğer aile bireyleri ve dostlar şok olmuşlardı, şaşkınlık içindeydiler. Yetişkin çocukları alı al moru mor babalarını yatıştırmaya çalıştılar : "Tamam, baba. Seni anlıyoruz." Yaşlı adam gözlerini dikmiş kazılan mezara yavaş yavaş inen tabuta bakıyordu. İmam Kur’an okumaya devam etti.

İmam duanın sonunda, aile bireylerini defin işleminin kapanışı olarak cenazenin üstüne toprak atmaya çağırdı. Yaşlı adam hariç hepsi sırayla toprak attılar. Yaşlı adam hala : "Onu ne kadar çok sevdim" diye sesli sesli konuşuyordu. Kızı ve iki oğlu konuşmasını engellemek istediler, ama o devam etti, "Onu sevmiştim!" Kalabalık, mezarlığı terk etmeye hazırlanırken, yaşlı adam gitmemekte direniyordu. Gözlerini mezara dikmiş bakıyordu. İmam yaklaştı : "Kendinizi nasıl hissettiğinizi biliyorum, ama gitme zamanı geldi. Buradan ayrılmalı ve kendimizi hayatın akışına bırakmalıyız." dedi. Yaşlı adam çaresizlik içinde bir kez daha "Onu ne kadar çok sevdim." diyerek söylendi. "Beni anlamıyorsunuz," dedi İmama "ben bunu, ona sadece bir kere söyleyebildim... "
 

yolcu

Active member
Bizim milletimizin genel bir kötü özelliği bu galiba zaten. Sözle dile getiremeyen bir milletiz ne yazıkki. Ancak tavırlarla belli edebiliyoruz. Anneme de sorsam babam kaç kere seni sevdiğini söyledi diye oturur düşünür heralde. Neyse şimdi bunalıma sokmaya gerek yok anneciğimi :):)
 

Tarihci

Marmara Tarih
Bizim milletimizin genel bir kötü özelliği bu galiba zaten. Sözle dile getiremeyen bir milletiz ne yazıkki. Ancak tavırlarla belli edebiliyoruz. Anneme de sorsam babam kaç kere seni sevdiğini söyledi diye oturur düşünür heralde. Neyse şimdi bunalıma sokmaya gerek yok anneciğimi :):)


ilahi yolcu :) evet biz millet olarak sevdiğimizi söyeme hususunda pek cesur değiliz.. e biraz da carizma meselesi ;)
 

ARİF

Well-known member
ONU NE KADAR ÇOK SEVDİM

İmam, mezarlıktaki işini bitirmek üzereydi. O anda elli yıllık karısını kaybeden 78 yaşındaki adam : "Onu ne kadar çok sevdim." diyerek çığlık çığlığa ağlamaya başlamıştı. Yaşlı adamın yaslı sesi törenin asıl sessizliğini bozmuştu. Mezar başındaki diğer aile bireyleri ve dostlar şok olmuşlardı, şaşkınlık içindeydiler. Yetişkin çocukları alı al moru mor babalarını yatıştırmaya çalıştılar : "Tamam, baba. Seni anlıyoruz." Yaşlı adam gözlerini dikmiş kazılan mezara yavaş yavaş inen tabuta bakıyordu. İmam Kur’an okumaya devam etti.

İmam duanın sonunda, aile bireylerini defin işleminin kapanışı olarak cenazenin üstüne toprak atmaya çağırdı. Yaşlı adam hariç hepsi sırayla toprak attılar. Yaşlı adam hala : "Onu ne kadar çok sevdim" diye sesli sesli konuşuyordu. Kızı ve iki oğlu konuşmasını engellemek istediler, ama o devam etti, "Onu sevmiştim!" Kalabalık, mezarlığı terk etmeye hazırlanırken, yaşlı adam gitmemekte direniyordu. Gözlerini mezara dikmiş bakıyordu. İmam yaklaştı : "Kendinizi nasıl hissettiğinizi biliyorum, ama gitme zamanı geldi. Buradan ayrılmalı ve kendimizi hayatın akışına bırakmalıyız." dedi. Yaşlı adam çaresizlik içinde bir kez daha "Onu ne kadar çok sevdim." diyerek söylendi. "Beni anlamıyorsunuz," dedi İmama "ben bunu, ona sadece bir kere söyleyebildim... "
geçmiş olmadan olabilmek ve anlayabilmek ....:confused:
 
Üst