biraz tebessün için...

NuruAhsen

Sonsuz Temâþâ
Cocuk dedesine sormus:

-Dede ninem ile kac yildir evlisin?
-40 yildir evlat
-Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken görmedim bunun sirri nedir?
-Otur evlat anlatayim.. Nikahimiz kiyildi.. Benim at arabasina ninenin üc-bes esyasini attik ve bizim köyün yolunu tuttuk.. Yolda atin ayagi tökezlendi..
'Bu biiir' dedim.. Yola devam ederken bir daha tökezlendi, ben yine 'Bu ikiii' dedim.. Köye de epey yolumuz vardi.. Bizim atin ayagi bir daha tökezleyince 'Bu üüüc' dedim ve cektim pistovu, ati orada vurdum.. Ben ati vurunca basladi bizimki bana söylenmeye:

Biz nasil gidecegiz? Niye durup dururken ati vurdun.. Sende hic akil yokmu? Bu esyalari nasil götürecegiz?
Ben de döndüm ninene:

"Bu biiirrr" dedim.

O gündür bu gündür, gül gibi gecinip gidiyoruz evlat..:D
 

mihrimah

Talebe
Allah razı lsun Ahsen abla yalnız bunun hikayenin farklı karakterlerde birde kedili olanı var birazCIK değişik versiyonu:D
Bilmem anlatabildim mi?
 

Tarihci

Marmara Tarih
ben sölemiyorum da bazı nisalar öyle hayal ediyorlar.. kadın yeni iken kocasına böle birşey demişmiş... silahını çıkartıp atı vumuşmuş peh peh pehhh bu olayın aslı burda yazıldığı şekilde ama bazı hayalperest nisalar erkek yerine kadını koymuşlar :p
 

ARİF

Well-known member
Secdeye kapanırsa
Bir gün Hoca, yol üstü bir hana inmiş. Han Nuh Nebi'den kalma bir yer.. Her tarafı delik deşik; adeta çökmeye ramak kalmış. Hoca'nın yüreğine bir korkudur düşmüş ama, ne desin? Nihayet bir söz arasında: - "Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor, beşik mübarek!" diyecek olmuş ama, hancı baba hiç oralı olmamış; sözü şakaya boğarak: - "Ağzını hayra aç Hoca, bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil; tavan tahtaları Hakka tesbih çekiyor!" demiş. Hoca'nın közü küllenir mi? Gözlerini hancının gözüne dikerek: - "Peki ama", demiş; "ya bu tavan boyle tesbih çeke çeke aşka gelip de secdeye kapanırsa, bizim halimiz nice olacak?"​



Günah
Bir Ramazan günü Nasreddin Hoca'nın gözleri susuzluktan afallamış. Dayanamayıp bir çeşmeye çaktırmadan yanaşmış. Tam suyunu içerken, bir köylü görmüş hocayı: - "Aman hoca, günah değil midir bu yaptığın!" - "Yıkıl karşımdan, Ramazan gider bir daha gelir, ama ben gidersem bir daha gelmem; ne günahı'"​
 

ARİF

Well-known member
Temel karayollarında
Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya ve fırça verilir.
Temel çizgileri çekmeye başlar.
Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar;
"1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre.."
"Temel", der "her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba?"
Temel cevap verir: "Aksine amirum daha çok çalışayrum lakin gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum."</B>​
 

ebrar172

Talebe
Temel karayollarında
Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya ve fırça verilir.
Temel çizgileri çekmeye başlar.
Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar;
"1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre.."
"Temel", der "her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba?"​

Temel cevap verir: "Aksine amirum daha çok çalışayrum lakin gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum."</B>​


:p:p:p
 

zeyhak_

Well-known member
Bütün ibadetlerine yerine getirmeye çalışan bir adam varmış. Orucunu tutar, zekatını verir, insanlara yardım elini uzatmaktan hiç geri kalmazmış. Yalnız bu adamın bir kusuru varmış: Namaz kılmak ona çok ağır gelirmiş, üşenirmiş. Bir gün varmış gitmiş çok büyük bir hocanın yanına. Demiş ki:Hocam ne yap et beni şu namazdan kurtar. Namaz kılmamak için ne yapmam gerekse söyle yapayım. Yeter ki şu namazdan kurtulayım demiş. Hoca: Ya evlat ben hiçbir yerde ne duydum ne işittim bu namazdan kurtuluş yok, borcun kılacaksın demiş. Adam yalvarmış bul hocam diye. Hoca müddet istemiş adam gitmiş. Aradan haftalar geçmiş, adam gelmiş. Buldun mu hocam demiş, kurtulacak mıyım?

Hoca: Buldum evladım eğer şu 5 şarttan biri sana uyuyorsa NAMAZ dan mesul değilsin:
1: ÖLÜ İSEN
2: DELİ İSEN
3: ÇOCUK İSEN
4: HAYVAN İSEN
5: KAFİR İSEN

tercih senin...
 

ARİF

Well-known member
Zengin bir Arap kalp ameliyati geçirecekmis.
Doktorlar, ameliyat öncesi tedbir olarak bir miktar kan depolamak istemisler.

Ama bu Arabin kani çok ender bulunan bir kan grubundanmis. Bütün dünyayi arayip
taramislar ve sonunda Kudüs'te yasayan bir yahudide bu kanin oldugu anlasilmis.

Yahudi kan vermeye razi olmus ve ameliyat da yapilmis. Ameliyattan sonra zengin Arap, kendisine kan veren Yahudiye tesekkürleri ile beraber müthis bir otomobil ve bir milyon dolar para yollamis.
....

Bir kaç ay sonra Arap'in bir kere daha ameliyat olmasi icap etmis. Doktorlar yine Yahudi'yi aramislar ve Yahudi'de gelecek armaganlrin hyali ile seve seve tekrar kan verecegini söylemis. Arap yine ameliyat edilmis.

Ancak bu defa kendisine kan veren Yahudiye bir tesekkür notu ile bir kutu şam baklavasi yollamis. Çok daha kiymetli hediyeler ve para bekleyen Yahudi bu ise çok bozulmus.


Kan verdigi Arap zenginine bir telefon açip neden bu kadar cimri davrandigini sormus.

Arap kahkahalar atarak su cevabi vermis:

- 'Ya habibi, gözümün nuru... Artik damarlarimda Yahudi kanı dolasiyor!'


 

ARİF

Well-known member
1. fıkra
--------
Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor, basın hergün kendisiyle uğraşıyordu.Nihayet :
- Öyle bir şey yapayım ki,gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve ilan etti :
- Pazar günü saat 10`da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.
Pazar sabahı saat 10`da tüm basın mensupları toplandılar orada.Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı.Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti.Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu :
- Bakan yüzme bilmiyor!
2.fıkra
---------
Doktorlar akıl hastahanesinin duvarına bir otobüs resmi çizmişler.
- “Hadi otobüse binin” demişler.
Deliler otobüse binmeye başlamışlar. Bir deli binmemiş doktorlar:
- “Neden binmedin?” diye sormuş:
- “Çok kalabalık taksiyle gidicem”demiş.
 
Üst