Huseyni
Müdavim
2. FASIL: SAHABÎLERİN ALLAH YOLUNDA EZÂ VE CEFÂLARA KATLANMASI
Hz. Ebubekir’in Zorluklara Göğüs Germesi
(Hz. Ebubekir’in Hz. Peygamber’den Israrla, Ortaya Çıkıp Halkı Açıkça İslâm’a Davet Etmesini İstemesi ve Bu Yolda Halka Hitap Etmesi)
- Hz. Peygamber’in ashabı toplanmıştı -o sırada otuz sekiz kişiydiler-. Hz. Ebubekir, Hz. Peygamber’e, ortaya çıkıp halkı açıktan İslâm’a davet etmesi için ısrar etti. Hz. Peygamber “Sayımız azdır” dediyse de Hz. Ebubekir ısrarında devam etti. Nihayet H. Peygamber çıktı, ashabı da mescidin çeşitli yerlerine dağılarak yakınlarının aralarına katıldılar. Bu sırada Hz. Ebubekir ayağa kalkarak halka bir hutbe okudu. Hz. Peygamber de oturmuş onu dinliyordu: Bunun üzerine müşrikler, Hz. Ebubekir’e ve diğer müslümanlara saldırıp dövdüler. Hz. Ebubekir’i o kadar çok dövmüşlerdi ki sonunda baygın düştü. Özellikle kötülüğüyle meşhur olan Utbe b. Rabia altı çivili ayakkabılarıyla yüzüne vurmaya başladı. Sonra karnına çıkıp tepeledi. Öyle ki Ebubekir’in yüzü tanınmayacak hale gelmişti. Bunu duyan Teymoğulları koşarak gelip müşrikleri uzaklaştırdılar. Ebubekir’i bir elbiseye sararak evine götürdüler. Onun ölmeyeceğinden emin olduktan sonra mescide geldiler ve dediler ki:
‘Allah’a yemin ederiz ki, Ebubekir ölecek olursa, biz de Utbe’yi öldüreceğiz.’ Sonra tekrar Ebubekir’in yanına dönüp, Ebu Kuhafe ile birlikte onu konuşturmak için akşama kadar uğraştılar. Ebubekir akşama doğru konuşabildi ve hemen
“Allah’ın Peygamber’i nasıldır?” diye sordu. Bunun üzerine
“Sen onun yüzünden bu felâkete uğradın. Buna rağmen onun için üzülüyorsun” diye azarladılar. Annesi Ümmü’l-Hayr’a da
“Ona birşeyler yedirmeye çalış” deyip ayrıldılar.
Ümmü’l-Hayr, Ebubekir’le başbaşa kaldığında ona birşeyler yiyip içmesi hususunda çok ısrar etti. Ebubekir ise devamlı olarak
“Hz. Peygamber ne oldu?” diye soruyordu. Annesi
“Andolsun, benim arkadaşın hakkında bir bilgim yok” dedi. Ebubekir
“O halde, Hattab’ın kızı Ümmü Cemil’e git! Hz. Peygamber’i ondan sor!” dedi. O da Ümmü Cemil’e geldi. Ve dedi ki:
“Ebubekir senden Muhammed’in durumunu soruyor!” Ümmü Cemil (korkudan)
“Muhammed’den haberim yok. Eğer istersen seninle beraber oğluna gidelim” dedi. Ebubekir’in annesi bu teklifi kabul edince, Ümmü Cemil onunla beraber Ebubekir’e geldi. Onu ölüm derecesinde ağır hasta olarak görünce, bir çığlık atarak
“Allah’a yemin ederim ki, sana bu yara ve bereleri açan bir kavim kesinlikle fısk ve küfür ehlidir. Ümid ederim ki Allah senin için onlardan intikam alsın!” dedi. Ebubekir
“Hz. Peygamber nasıl?” diye sordu. Ümmü Cemil
“Annen burada” deyince Ebubekir
“Annemden çekinme, ondan bir zarar gelmez” deyince, Ümmü Cemil
“Hz. Peygamber’in durumu iyidir” dedi. Ebubekir
“O şimdi nerede?” diye sordu. Ümmü Cemil
“Erkam b. Erkam’ın evindedir” dedi. Ebubekir
“Allah’a ahdim olsun ki, Hz. Peygamber’i görmedikçe yemek yemeyeceğim, su içmeyeceğim” dedi. Onlar ortalık sakinleşinceye kadar beklediler. Sonra Ebubekir’i aralarına alarak Hz. Peygamber’e götürdüler. Ebubekir Hz. Peygamber’i görünce hemen onun boynuna sarıldı ve öpmeye başladı. Oradaki müslümanlar da Ebubekir’e sarılıp onu öpmeye başladılar. Ebubekir, Hz. Peygamber’in kendisi için üzüldüğünü görünce
“Anam babam sana feda olsun, ey Allah’ın Rasûlü! O fasığın yüzüme vurmasından başka, bir şeyim yok. Bu benim annemdir, çocuklarına çok iyi davranır. Sen ise mübareksin, onu Allah’ın dinine davet et ve hidayet vermesi için Allah’a dua et. Belki Allah onu, senin vasıtanla ateşten korur” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber önce dua etti. Sonra Ümmü’l-Hayr’ı İslâm’a davet etti. Ümmü’l-Hayr da müslüman oldu. Ebubekir hanımı ve annesi Hz. Peygamber ile beraber Erkam b. Erkam’ın evinde bir ay misafir kaldılar. Müslümanlar o zaman otuz dokuz kişiydiler. Çünkü Hamza b. Abdulmuttalib de Ebubekir’in dövüldüğü gün müslüman olmuştu. [1]
_______________________________
[1] Hafız Ebü’l-Hassan el-Tarablusi (Hz. Aişe’den)
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/270-271.