JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Ya Alîm
Her türlü bilmek Senin bilgilendirmenledir
Ben bildiğim şeyi var edildiği için bilirim;
Senin bildiğin ise Senin bildiğin için var edilir.
Senin ilminin ayinesinde yokluğun esrarı güneş gibi aşikârdır.
Senin ilminin kitabında iki cihanın gaybı gün yüzü gibi ayândır.
Açık edip söylediğimi de bilirsin.
Susup kendime sakladığımı da bilirsin.
Unutup kendimden sakladığımı bile bilirsin.
Kendi kuyularıma aklımın iplerini salarım, kendime aklım ermez.
Kalbimin kuytularında el yordamıyla dolaşırım; kendime kendim yetmez.
Beni benden çok bilensin.
Beni benden saklayansın.
Bana benden çok sırdaşsın.
İlim ver bana.
Bildiğimi bilenlerden eyle beni.
Bilmediğimi bilenlerden eyle beni.
Bana eşyanın hakikatini bildir.
Dilime gelmeyen isteklerimi de gerçekleştir.
Aklıma gelmeyen arzularıma da eriştir beni.
Unutuşta bırakma beni.
Gaybın sırlarına aşina eyle kalbimi.
Sana malûm olan ayıp ve kusurlarımla utandırma beni.
Dalâlete düşenlerin her hâlini, her hilesini,
her şüphesini Sen kuşatırsın; hidayetinle sarıp sarmala kalbimi.
Ya Kâbıd
Mülk Senindir.
Dilediğince genişletir, dilediğince daraltırsın.
Varlığım Senin elindedir.
Dilersen darda koyar, dilersen ferahlatırsın.
Rızık Senindir.
Dilediğinde kısar, dilediğinde açarsın.
Hüküm Senindir.
Dara düşürürsün, genişlik verdiğinde şükretmeyeni.
Takdir Senindir.
Genişletirsin, dara düştüğünde de şükredeni.
Zaman Senindir.
Dilersen ân'ı sonsuz eyler, dilersen sonsuzluğa son verirsin.
Darlık da genişlik de Sendendir.
Darlıktan sonra genişliği de tattırırsın.
Sen ki imkânsızı mümkün kılarsın.
Kaderi sen bilirsin.
Bana şer gibi görüneni de hayır kılarsın.
Darda koyma beni.
Sen ki Müsebbibü'l-Esbabsın.
Sebebler Senindir.
Sebeblerle bıraksan da beni, sonuca Sen ulaştırırsın.
Sebeblerle oylama beni.
Sen ki asılları yanında tutarsın.
Rahmân Sensin.
Rahmeti dilediğine has kılarsın.
Gölgede bırakma beni.
Ya Bâsıt
Senin ellerin açıktır, dilediğine, dilediğince verirsin.
Senin rahmetin geniştir; dilediğine rızkını bol eylersin.
Genişlik verirsin, dara düşdüğünde de şükredene.
Dara düşürürsün, genişlik verdiğinde şükretmeyeni.
Gökler kudretinle genişler, kalpler rahmetinle ferahlar.
Rızkı dilediğine genişletir, dilediğine daraltırsın.
Sözü dilediğinde anlaşılır kılar, dilediğinde saklı tutarsın.
Yolu dilediğine genişletir, dilediğini yoldan çıkartırsın.
Kalpler Senin elindedir.
Genişlik ver göğsüme.
Sebepler Senin emrindedir.
Kolay eyle işlerimi.
Her iş Senin izninledir.
Düğümü çöz dilimden.
Kelâmın sahibi Sensin.
Anlaşılır eyle sözümü.
Ya Hafîd
Öyle Hafîdsin ki , alçaltırsın tekebbür eyleyeni.
Öyle Hafîdsin ki , küçültürsün büyükleneni.
Öyle Hafîdsin ki , yokluğa yuvarlarsın varlığıyla gurura düşeni.
Öyle Hafîdsin ki , zillete düşürürsün kendisini yücelteni.
Gururdan âzâd et nefsimi.
Zillete düşürme kalbimi.
Ya Râfî
Öyle Râfîsîn ki, şerefini arttırırsın tevazu edenin,
başını göğe eğdirirsin haddini bilenin.
Öyle Râfîsîn ki, derecesini yükseltirsin kendini bilenin,
rütbesini artırırsın kullukta ileri gidenin.
Her varlığa mesajlar yükleyip anlamlı mektuplar eyleyen Sensin.
Her varlığı emirlerine itaat etmekle terfi ettiren Sensin.
Her varlığa tecelli eylemekle güzel isimlerini ayine eyleyen Sensin.
Yokluğu varlık düzüne çıkaran,
karanlıkları gün yüzüne çıkaran Sensin .
Göğü yükseltip yıldızlarla süsleyen Sensin .
Yeryüzünü çiçeklerle bezeyip güzelleştiren Sensin .
Secdelerimle sultan eyle beni.
Kulluğumla şereflendir beni.
Katında rütbelendir beni.
İyiler arasında an beni.
Yükseklere al beni.
Ya Muizz
Sen dilediğini azîz eyler, dilediğini zelîl eylersin.
Her türlü izzet ve heybet Senin takdirindir.
Her şeyin her hâline her an kudret ve rahmetinle hükmedersin
İzzetlilerin izzeti, heybetlilerin heybeti Senin takdirindir.
Muizz Sensin ;
izzet ve azamet sahibisin.
Sensin muizz; ben zilletime bakarım.
Ancak Senin izzetine ayine olurum.
Yalnız Sana itaat etmenin izzetini ver bana.
İzzetim varsa, Senin verdiğin kadardır.
Sensiz zilletlere düşer, alçaklara uğrarım.
Ancak Sana secde ederek azîz olurum.
Yalnız Sana secde etmenin sultanlığını ver bana.
Ya Muzill
Sen dilediğini zelîl eder, dilediğinden zilleti kaldırırsın.
Sana itaat etmeyen kâinat dolusu korkular içindedir.
Sana boyun eğişim en tatlı sevincimdir.
Sen dilediğini alçaltır, dilediğini yüceltirsin.
Senin kapına gelmeyen sonsuz çaresizlik içindedir.
Sana muhtaç oluşum en büyük şerefimdir.
Sen ki beni lezzetlere müptelâ edersin.
Kerîm Sensin.
Zillete düşürme beni.
Sen ki bana sebepleri perde edersin.
Kadîr Sensin.
Dilenci eyleme beni.
Sen ki beni kesret içinde yaşatırsın.
Ehad Sensin.
Çaresiz bırakma beni.
Sen ki kalbime sevdalar koyarsın.
Mahbub Sensin.
Cevapsız bırakma beni.
Ya Semî'
Sen ki bana kulak verdin.
Kulağıma değmeye sesler verdin.
En Sevgili'nin (asm) dudağından kulağıma ve kalbime seslendin.
İşitmen benzersizdir Senin.
Sen ki dilim yokken beni işittin.
Sessizliğimi en makbul dua kabul ettin.
Duyuşun eşsizdir Senin.
Sensin Semî'; en ince sızılarımı bir Sen işitirsin.
Semî' Sensin ; gizli saklı arzularımı bir Sen bilirsin.
Yâre açık yâre,
yâre açmaya yâre ne hâcet!
Derman eyle derdimi, ince ince merhem kıl.
Feryadım duyulur âşikâre,
dile dökmeye ne hâcet!
Gizlidir sızılarım, hece hece dua kıl.
Güllerim döndü hâre,
hâre küsmeye ne hâcet!
Kalbim kanıyor, damla damla deva kıl.
Dil avâre, dudak biçâre,
pârelenmeye ne hâcet!
Sendedir her hâcet, bir bir çâre kıl.
Ya Basîr
Sen öyle görürsün ki,
Görmek isteğime kör oluşumu Sen görürsün.
Sen beni görürsün bilirim,
beni gördüğünü bilmem benim seni görmüşlüğümdür.
Senin görmenle görür cümle gözler.
Senin nazarınla aralanır bütün perdeler.
Ben körlüğüme bile körüm.
Aç gözlerimi.
Ben gördüğüme de körüm.
Aç sırlarını.
Ben gördüğümden ötesine körüm.
Aç perdelerini.
Ben gösterdiklerine körüm.
Aç kalbimi
Ben verdiğin ekmeğe körüm.
Aç gönlümü.
Ben vaad ettiğin cennetine körüm.
Aç yollarımı.
Ya Hakem
Sen şu varlık ağacını yokluğun karanlık köklerinden çıkarıp vücuda getirensin.
Sen varlık ağacını dal ve budaklara ayırıp, her işin sonunu binler faydalarla bezeyensin.
Sen hayatı varlık ağacının hoş kokulu çiçeği eyleyensin.
Sen ruhumu hayatın çiçeğinin kollarına ve yapraklarına âşık eyleyensin.
Sen beni varlık ağacının tatlı ve mütebessim meyvesi eyleyensin.
Sen kalbimi sonsuzluğu taşıyan bir çekirdek gibi göğsüme yerleştirensin.
Sen var ettiğin her şey adına beni kendine muhatap edensin.
Sen kalbimi bir nufte gibi rahmetinin rahminde besleyip büyütensin.
Sen Hakemsin; her işi hikmetli ve anlamlı eyleyensin.
Hakem Sensin; kendimi kendime faydalı eyleyensin.
Sen ki her işi faydalarla çiçeklendirensin.
Kalbime değen sızıları ince ince söz eyle.
Sen ki her şeye sayısız hikmetler yükleyensin.
Yüzüme değen gözyaşlarımı damla damla rahmet eyle.
Sen ki varlığa çekidüzen verensin.
Dudağıma değen heceleri deste deste dua eyle.
Ya Adl
Bana zarif ve ölçülü bir beden giydirdin.
Bakışımı Sen renk renk verirsin, eşyaya Sen ahenk verirsin.
Öylesine hoş ahenk verirsin ki,
Senin takdir ettiğin eğrilikler de doğrudur.
Öylesine güzel ölçüler koyarsın ki,
Senin irade ettiğin sapmalar da yoldur.
Her şeyin lâyık olduğu suret,
herkesin ihtiyaç duyduğu yetenek Sendendir.
Yerinde isteklere, haklı arzulara mutlaka cevap veren Sensin.
Zorda kalmışların imdadına,
çaresiz kalmışların feryadına yetişen Sensin.
Senin adaletin sayesinde ki, zalimler zulmüyle kalmaz;
mazlumların âhları zayi olmaz.
Sensin zulme uğrayanların dayanağı.
Sensin mahzun kalplerin sığınağı.
Senin adaletindir sığınağım.
Senin mizanındır güvendiğim.
Adaleti emreder, kötülüğü nehyedersin.
Yetime iyilik ister, sapmaktan men edersin.
Nefsime zulmetmekten koru beni.
Adaletinle razı eyle nefsimi.
Eğrilmekten koru kalbimi.
Rızana göre ölçülendir beni.
Mizan'ında güzel eyle akıbetimi.
Kolay eyle sorgu sualimi.
Hesap verme inceliğiyle yaşat beni.
Zulmetmekten uzak eyle beni.
Zulme uğramaktan koru beni.
Ya Lâtif
Lûtfunla tebessüm eder güller.
Lûtfunla güler gül yüzler.
Öyle lütufkârsın ki, güzellerin güzel yüzlerindeki güzelliğe bakacak gözleri ,
yokluğun körlüğünden Sen çıkarırsın.
Öylesine çok lûtfedersin ki, gülün yüzüne tazeliği Sen verirsin,
gülün yüzünü gördükçe gönlümü açarsın .
Gül yüzlülere öylesine hoş bir bakış verdin ki ,
onu gören güllerin utanıp yüzleri kızarır.
Sen ki uçsuz bucaksız göklerden yeryüzüne sayısız iltifatlar, rahmetler indirirsin.
Kalbime lûtfunu sağanak yağmurlar gibi değdir.
Sen ki hiç umulmadık yerlerden hiç ummayanlara bile hediyeler gönderirsin.
Umulmadık hediyelerle sevindir beni.
Sen ki fiillerinde pek lâtif ve incitmezsin.
Bilinmez yollardan, sezilmez yönlerden fayda eriştir bana.
Senin ilminden hiçbir şeyin hiçbir detayı gizlenemez.
Çare gönder incecik sızılarıma.
Senin hükümlerin her şeyin her haline inceden inceye nüfuz eder.
Hükmüne razı olmayı lûtfet bana.
Lûtfunu hakkımda hükmün eyle.
Hükmünü hakkımda lâtif eyle.
Ya Habîr
Gizlim saklım yok Senden ; gayrısı hâlden anlar değil.
Sakladıklarımdan Sen haberdarsın; başkası sırdaşım değil .
Senin söylediğindir haber ; başkaları derdim değil.
Gaybın haberleri Sana aittir; hiç bir şey göründüğü gibi değil .
İncecik sızılarımdan, ilk göz ağrılarımdan Sen haberdarsın;
başkaları kalbimin sırlarına cahil.
Dertlerim Sana ayândır; başkaları dertlerime gafil.
Benim kendime dair bildiğim,
bir anda paryalıp sönen kıvılcım gibidir.
Sensin Habîr; benim bildiğim Senin bildirdiğindir.
Kendimi hiçliğin uçurumlarından,
unutuluşun kuyularından kurtaracak sırlar ve nurlar sonsuzdur.
Senin bana kendi iyiliğim için bildirdiklerin,
beni nefsimin yutmasından, şeytanın kandırmasından kurtarmak için
söylediklerin hesapsızdır.
Hayra ve nûra çıkar yollarımı.
Beni yanılgıların karanlığından,
sapmaların uçurumlarından kurtaracak ancak Senin havl ve kuvvetindir.
Sana gelen yollara düşür ayaklarımı.
Ya Halîm
Sen hatalarımı yumuşaklıkla giderir,
Kötülüklerimi sabırla karşılarsın.
Sen isyanlarıma rağmen bana hayat ve rızık bağışlarsın.
Sen cezalandırmakta acele etmez, af yolunu tutarsın.
Sen karşıma gazabından çok rahmetini çıkarırsın,
pişman olayım diye fırsat tanırsın.
Sen nefsimdeki zillet karanlıklarını incitmeden temizlersin,
mahçup olmayayım diye kötülüğümü gizli tutarsın.
Sen her nefesi tatlı bir dokunuş eyleyip beni nezaketle yaşatırsın,
gaflet ve unutkanlığıma rahmetinin tebessümüyle bakarsın.
Senin hilmindir sığındığım.
Sensiz günahın kuyusuna yuvarlanırım.
Kuyulardan çıkar beni.
Senin hilmindir güvendiğim
Sensiz çirkinliğin karasına bulanırım.
Karanlıktan çıkar beni.
Senin hilmindir ümidim.
Sensiz gafletin labirentlerinde oyalanırım.
Çıkmazlardan çıkar beni
Ya Azîm
Yerde azamet heybetin gezinir Senin.
Gökler yüceliğine ve büyüklüğüne tanıktır Senin.
Güneşler azametinin gölgesine sığınır.
Ateş azametinin kıvılcımıyla yanıp tutuşur.
Azametinle taş katılığını terk eder, ateş yakıcılığından vazgeçer.
Dağlar azametine boyun eğmektedir.
Azgın dalgalar azametinin önünde eğilmektedir.
Celâlin çok azametlidir.
Haşmet ve heybetine şahit eyle beni.
Arşın pek azametlidir.
Emirlerine arş eyle kalbimi.
Bildiğim bütün yüceliklerden yücesin Sen.
Senden başkasına boyun eğdirme beni.
Pek güzeldir azametin Senin
Büyüklüğüne hayran eyle beni
Her türlü azamet sabebi Senin azametindir.
Sana karşı büyüklenmekten koru beni.
Ya Gafûr
Sen gizli ve açık pişmanlıklarımı bilirsin.
Sen kusurlarıma aşinasın, yapıp ettiklerimden haberdarsın.
Kullarının bütün cürümlerini affetmekle,
günahkârların bütün kusurlarını mahvetmekle
mağfiretinden zerre eksilmez.
Sayısız ve sonsuz da olsa günahlarım,
hesapsız ve nihayetsiz de olsa kusurlarım,
gufranının denizinden bir damlayı bile tüketemez.
Öyle Gafûrsun ki,
mağfiretinin zülâli cümle günah ve kötülükleri yakıp mahveder.
Senin bağışlamanla aklanır yüzüm.
Senin affınla temizlenir kalbim.
Senin affınla biter utancım.
Senin kapın kapanır mı günahkâr lara ?
Pişmanlıklarımı kime arz ederim yoksa ?
Kime tövbe ederim Senden başka ?
Senin affının kucağına akıttım gözyaşlarımı.
Yüzümü kara çıkarma.
Bağışla beni, akla.
Ya Şekûr
Sana minnet duyanlara en güzel Sen karşılık verirsin.
Teşekkür edenleri kat kat teşekkür etmiş gibi seven Sensin.
En küçük bir minnettarlığı bile önemseyip karşılık veren Sensin.
Sana teşekkür etmeyi unutanları da, nimetlere boğan Sensin.
Sen ki bana hayat verdin; cansız bırakmadın.
Sen ki beni insan yaptın ; hayvanlıkta bırakmadın.
Sen ki bana iman verdin; dalâlette bırakmadın.
Dilime şükrünün lezzetini ver; beni şükürsüzlerden etme.
Kalbime Sana minnettarlığın tadını tattır; beni nankörlerden etme.
Ya Aliyy
En güzel sıfatlar bile Seni nitelemeye yetmez.
Senin lûtfunun şulesidir bütün güzel sıfatlar.
En mükemmel vasıflar bile seni vasfedemez.
Senin cemâlinin gölgesidir bütün mükemmel vasıflar.
Sen her türlü tasavvurun ötesindesin.
Sen her türlü hayâlin üzerindesin.
Sıfatlarına hayaller erişemez, yüceliğine akıl sır ermez.
Senin lûtfunla ulviyet kazanır âlemler.
Senin tenezzülünle mertebeler kazanır insan, cin ve melekler.
Sensin yüceler yücesi.
Sensin biricik ülviyet sahibi.
Aczime yüce kudretinle medet eyle.
Fakrıma ulvi yakınlığınla imdat eyle.
Sen ki her şey üzerine görünen mükemmel sıfatların sahibisin;
en güzel sıfatlarla güzelleştir beni.
Sen ki her şeyin yüzünde görünen eşsiz güzelliklerin sahibisin;
en iyi vasıflarla vasıflandır beni.
Sen ki içimin içinde olup bitenleri bilirsin;
yakınlığına al beni.
Sen ki yüceler yücesisin; Senden başkasına boyun eğdirme beni
Ya Kebîr
Sen öyle bir Zât-ı Zülcelâlsin ki,
azametini nitelemekte akıllar âcizdir.
Sen öyle büyüksün ki,
büyüklüğünün aslına erişmekte fikirler çaresizdir.
İdraklere sığmaz Senin kibriyanın zerresi.
Hayâle gelmez Senin celâlinin gölgesi.
Cümle efkâr dar kalır Senin kibriyanı anlamaya.
Cümle sözler sığ kalır Senin büyüklüğünü anlatmaya.
Bir Seni büyük bilenlerden eyle beni.
Büyüklüğünü bilmekle genişlet fikrimi.
Kibriyanı anlayacak akılla donat beni.
Celâlini görmekle genişlet kalbimi
Hıfzının hazinesinde âlem bir noktadan ibarettir.
Hıfzının ayinesinde ay ve güneş bir parıltıdan ibarettir.
Düşen yapraklar Senin eline düşmektedir.
Savrulan kumlar Senin ilminde toplanmaktadır.
Her yağmur damlası Senin nazarına değmektedir.
Her kar tanesi Senin himayende erimektedir.
Gelenler Senden gelmekte, gidenler Sana dönmektedir.
Sensin beni hiç yokken anıp hatırımı sayan.
Sensin dağılmış yaprakları yeniden toplayan.
Sensin tohumun kalbine ağaçlar yazan.
Sensin kalbimi boş sevdalardan koruyan.
Sensin ruhumu hiçliğin kuytularından kurtaran.
Sensin Hafîz; Sensin koruyan.