Acz ve tevekkül ile, fakr ve iltica ile nur kapısı açılır...
[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zâhiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenâb-ı Hak, emanet cihetiyle, insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki, âlemin bütün kapılarını açar. Ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki, Hallâk-ı Kâinatın künûz-u mahfiyesini onunla keşfeder. Fakat ene, kendisi de gayet muğlâk bir muammâ ve açılması müşkül bir tılsımdır. Eğer onun hakikî mahiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse, kendisi açıldığı gibi kâinat dahi açılır.
İnsanı esma-i İlahiyeye kulluk dairesi ayinedarlığının babında..Ancak..Acz fakr tevekkül iltica gibi haller pasaport hükmünde...Üstadımız bunları:
" Acz, nidânın mâdenidir. İhtiyaç duanın menbaıdır."
Feyâ Rabbî, yâ Hâlıkî, yâ Mâlikî! Seni çağırmakta hüccetim, hâcetimdir. Sana yaptığım dualarda uddetim fâkatimdir. Vesilem, fıkdan-ı hile ve fakrimdir. Hazinem aczimdir. Re'sülmâlim, emellerimdir. Şefîim, Habîbin (aleyhissalâtü vesselâm) ve rahmetindir. Af eyle, mağfiret eyle ve merhamet eyle, yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahîm! Âmin.
gibi hakikatler ve insanın mahiyetini veren dersleri ile ifade eder...
[/FONT]
[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]Evet, Allah'a abd ve hizmetkâr olana herşey hizmetkâr olur. Bu da, herşey Allah'ın mülk ve malı olduğunu iman ve iz'an ile olur.
Evet, kudret, insanı çok dairelerle alâkadar bir vaziyette yaratmıştır. En küçük ve en hakir bir dairede, insanın eli yetişebilecek kadar insana bir ihtiyar, bir iktidar vermiştir. Ferşten Arşa, ezelden ebede kadar en geniş dairelerde insanın vazifesi, yalnız duadır.
Evet:"Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var"Ayet-i kerîmesi, bu hakikatı tenvir ve isbata kâfidir. Öyleyse, çocuğun, eli yetişemediği birşeyi peder ve validesinden istediği gibi, abd de, acz ve fakriyle Rabbine iltica eder ve Hâlıkından ister.[/FONT][FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]
[/FONT][FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]Hem ubudiyetin Hem rububiyetin marifetiyle..Mağfiret ve marifet ve muhabbet kapılarının önünde bir münasip vaziyet aldırır..İlim ve dua ile dakk-ı bab ettirip içeri davetin talimini şuuri olarak meyle muheyya hale getirir...
El hasıl..Mahiyeti insaniyenin tavazzuh etmesi..istidat ve kabiliyetlerin o minvalde istimali..Yukarıda üstadımızn ifade ettiği hakikikate nefsi sadakte bi hakkı natakte dedirtir İnşaallah...
[/FONT]
[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zâhiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenâb-ı Hak, emanet cihetiyle, insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki, âlemin bütün kapılarını açar. Ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki, Hallâk-ı Kâinatın künûz-u mahfiyesini onunla keşfeder. Fakat ene, kendisi de gayet muğlâk bir muammâ ve açılması müşkül bir tılsımdır. Eğer onun hakikî mahiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse, kendisi açıldığı gibi kâinat dahi açılır.
İnsanı esma-i İlahiyeye kulluk dairesi ayinedarlığının babında..Ancak..Acz fakr tevekkül iltica gibi haller pasaport hükmünde...Üstadımız bunları:
" Acz, nidânın mâdenidir. İhtiyaç duanın menbaıdır."
Feyâ Rabbî, yâ Hâlıkî, yâ Mâlikî! Seni çağırmakta hüccetim, hâcetimdir. Sana yaptığım dualarda uddetim fâkatimdir. Vesilem, fıkdan-ı hile ve fakrimdir. Hazinem aczimdir. Re'sülmâlim, emellerimdir. Şefîim, Habîbin (aleyhissalâtü vesselâm) ve rahmetindir. Af eyle, mağfiret eyle ve merhamet eyle, yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahîm! Âmin.
gibi hakikatler ve insanın mahiyetini veren dersleri ile ifade eder...
[/FONT]
[FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]Evet, Allah'a abd ve hizmetkâr olana herşey hizmetkâr olur. Bu da, herşey Allah'ın mülk ve malı olduğunu iman ve iz'an ile olur.
Evet, kudret, insanı çok dairelerle alâkadar bir vaziyette yaratmıştır. En küçük ve en hakir bir dairede, insanın eli yetişebilecek kadar insana bir ihtiyar, bir iktidar vermiştir. Ferşten Arşa, ezelden ebede kadar en geniş dairelerde insanın vazifesi, yalnız duadır.
Evet:"Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var"Ayet-i kerîmesi, bu hakikatı tenvir ve isbata kâfidir. Öyleyse, çocuğun, eli yetişemediği birşeyi peder ve validesinden istediği gibi, abd de, acz ve fakriyle Rabbine iltica eder ve Hâlıkından ister.[/FONT][FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]
[/FONT][FONT=Arial, Helvetica, sans-serif]Hem ubudiyetin Hem rububiyetin marifetiyle..Mağfiret ve marifet ve muhabbet kapılarının önünde bir münasip vaziyet aldırır..İlim ve dua ile dakk-ı bab ettirip içeri davetin talimini şuuri olarak meyle muheyya hale getirir...
El hasıl..Mahiyeti insaniyenin tavazzuh etmesi..istidat ve kabiliyetlerin o minvalde istimali..Yukarıda üstadımızn ifade ettiği hakikikate nefsi sadakte bi hakkı natakte dedirtir İnşaallah...
[/FONT]