ABDULLAH4
Forum Yöneticisi
.
D ü nya ve ahirette iyilik, sabır ile ele geçer.
Câfer Huzâ "Rahmetullahi Aleyh"
----------
*İki şeyi istersiniz ama, bulamazsınız. Bunlar, neşe ve rahatlık olup, ikisi de Cennette olur.*
Ebû Turâb-ı Nahşebî (Rahmetullahi aleyh).
----------
Nefsinin arzularına tâbi olan, Allahü teâlânın nasıl kulu olur? Ey insan! Kime tâbi isen onun kulu olursun.*
Abdullah-ı Dehlevi(rahmetullahi aleyh)
----------
"Dünyada iken, Allahütealanın dinine hizmet edenler, Allahütealanın kullarının müşküllerini halledenler, mahşerde, tahtlar üzerinde, kürsülerde, gölgelerde oturacaklar. Allahüteala onlarla konuşacak. Onlar için ne hesap var ne azap var."
Ebû Mücahid (Rahmetullahi aleyh)
----------
"İnsanlar üç sınıftır: Bir kısmı, Allahü teâlânın sevgi ve muhabbeti ile doludurlar, bunlar kerâmet ehlidirler. Bir kısmı, tövbe edip, niçin hatâ ve isyânda bulunduklarının pişmanlığı içerisindedirler. Bunlar Allahü teâlânın afvını ümîd ederler. Diğer bir kısmı da, gaflete dalıp, şehvetlerinin peşinde koşarlar ki, bunlar da cezâlarını beklerler."
Sehl bin Abdullah-ı Tüstürî “rahmetullahi teâlâ aleyh”
D ü nya ve ahirette iyilik, sabır ile ele geçer.
Câfer Huzâ "Rahmetullahi Aleyh"
----------
*İki şeyi istersiniz ama, bulamazsınız. Bunlar, neşe ve rahatlık olup, ikisi de Cennette olur.*
Ebû Turâb-ı Nahşebî (Rahmetullahi aleyh).
----------
Nefsinin arzularına tâbi olan, Allahü teâlânın nasıl kulu olur? Ey insan! Kime tâbi isen onun kulu olursun.*
Abdullah-ı Dehlevi(rahmetullahi aleyh)
----------
"Dünyada iken, Allahütealanın dinine hizmet edenler, Allahütealanın kullarının müşküllerini halledenler, mahşerde, tahtlar üzerinde, kürsülerde, gölgelerde oturacaklar. Allahüteala onlarla konuşacak. Onlar için ne hesap var ne azap var."
Ebû Mücahid (Rahmetullahi aleyh)
----------
"İnsanlar üç sınıftır: Bir kısmı, Allahü teâlânın sevgi ve muhabbeti ile doludurlar, bunlar kerâmet ehlidirler. Bir kısmı, tövbe edip, niçin hatâ ve isyânda bulunduklarının pişmanlığı içerisindedirler. Bunlar Allahü teâlânın afvını ümîd ederler. Diğer bir kısmı da, gaflete dalıp, şehvetlerinin peşinde koşarlar ki, bunlar da cezâlarını beklerler."
Sehl bin Abdullah-ı Tüstürî “rahmetullahi teâlâ aleyh”