ALLAH dostlarindan inciler..Hikmet esintileri..

pendüender

Well-known member
Vah Günahlarım!

Rivayet edildiğine göre Hz. Ali r.a., günahlarından korkup ümitsizliğe düşen birine:

– Seni bu hale düşüren nedir, diye sordu. Adam:
– Büyük günahlarım, diye cevap verdi. Hz. Ali r.a.:
– Hay yazık sana! Allah’ın rahmeti senin günahlarından daha büyüktür, dedi. Adam:
– Benim günahlarım hiçbir şeyin temizlemeyeceği kadar büyük, dedi. Hz. Ali r.a
– Hayır! Asıl senin Allah’ın rahmetinden ümidini kesmen, işlediğin günahlarından daha büyük, dedi.​
 

pendüender

Well-known member
Korktu ve Kurtuldu

Ebu Hüreyre r.a. anlatıyor:
Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu:
“Bir adam vardı, (günah işleyerek nefsine zulmetmekte) çok ileri gitti. Ölüm gelip çatınca oğullarına:
– Ben ölünce cesedimi yakın, külümü iyice ezin ve rüzgâra saçın. Allah’a yemin olsun, eğer Rabbim beni bir yakalarsa hiç kimseye vermediği azabı verir, dedi.
Ölünce bu söylediği yapıldı. Allah da yere emrederek, ‘Sende ona dair ne varsa bana toplayıver!’ dedi. Yeryüzü de topladı. Allah Tealâ adama:
– Sen böyle bir vasiyeti niye yaptın, diye sordu. Adam:
– Senden korktuğum için ey Rabbim, cevabını verdi. Bunun üzerine Allah Tealâ onu affetti.”​
 

pendüender

Well-known member
Abdulhalik Gücdevânî (K.S.) Hz.lerinin yanına gelen bir misafir, “efendimiz! Allahu Teâlâ’nın bizi son nefeste imandan ayırmaması için ve canımızı şeytanın tuzağına düşürmemesi için duânızı ricâ ediyorum.” diye istirhamda bulundu. Hazret buyurdu ki:
“Farz namazların peşinden yapılan duaların kabul edileceği müjdesi verilmiştir. Siz, farzların peşinden bizim için hayır dua edin; biz de farz namazlarımızı eda ettikten sonra sizi dualarımızda yad edelim. Umulur ki Mevlâmız, bizim hakkımızda sizin duanızı, sizin hakkınızda da bizim duamızı kabul buyurur.”
İşte ehlullahtaki edeb ve tevâzû.​
 

pendüender

Well-known member
Tevekkülün dereceleri
Ebu Ali Dekkak rh.a. tevekkülün üç derecesi olduğunu söylemiştir:
“Tevekkülün dereceleri sırasıyla tevekkül, teslimiyet ve tefvîzdir. Tevekkül eden kimse, Allah’ın vaadine güvenir. (Rızkını Allah’tan bekler.) Teslimiyet sahibi halini Allah’ın bilmesiyle yetinir. Tefvîz sahibiyse Allah’ın her hükmüne razı olur.”
Tefvîz halinin en güzel örneklerinden biri Hz. İbrahim a.s.’ın ateşe atılırkenki halidir. Hz. İbrahim a.s. ateşe atıldığı zaman, daha havadayken Cebrail a.s. kendisine gelerek,
“Herhangi bir ihtiyacın var mı?” diye sordu. Allah’ın peygamberi,
“Sendense hayır!” dedi. Cebrail a.s.,
“Öyleyse Rabbinden kurtulmayı dile!” deyince, İbrahim a.s.,
“İstememe ne gerek var. O’nun benim halimi bilmesi bana yeter!” diye cevap verdi.
Sebeplere en iyi şekilde sarılanların da, tevekkülü en güzel gözetenlerin de başında peygamberler gelir. Bize düşen de peygamberleri örnek almaktır. Onların çalışmaları, beklentileri, sevinçleri, üzüntüleri hep Allah rızası içindi. Yüce Rabbimiz onların güzel ahlâkını bize sevdirsin.​
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Bir yandan Allahü teâlânın emirlerine uymayıp, bir yandan da, "Estagfirullah, Estagfirullah" demek, istigfâr değildir. İstigfârın mânâsı; Allahü teâlânın emirlerine uymak, yasak ettiği şeylerden sakınmaktır. Allahü teâlânın rahmetine ve magfiretine yol açacak sebeplere yapışmak lâzımdır. Zulüm ve isyân gibi işleri yapmaktan sakınmalıdır."



Kâdı Muhammed Zâhid (rahmetullahi teâlâ aleyh)
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



"Tövbe; pişmanlık ve günahı bırakmaktır.""Affa, mağfirete, müsâmahaya kavuşurum diyerek, günahlardan tövbe etmeyi terk etmek, o günahı işlemekten daha beterdir. Tövbe ve pişmanlıkta Allahü teâlânın hoşnûdluğu vardır."

Ebû Ali Rodbârî
(rahmetullahi teâlâ aleyh)
 

pendüender

Well-known member
En Doğru Cevap
Ünlü bilginlerden biri, imanı olmayan biri ile tartışmaya girişmişti. Birçok delil getirdiği halde onu susturamadı. Tartışmayı bıraktı. Dediler ki:
– Bu kadar bilgiyle bir dinsizle başa çıkamadınız!
Bilgin şöyle cevap verdi:
– Benim ilmim, Kur’an, hadis ve evliya sözleridir. O, bunların hiçbirini dinlemiyor. Ben onun sapık sözlerini mi dinleyeyim?
Ayet ve hadisleri kabul etmeyen kimseye verilecek en doğru cevap susmaktır.​
Şeyh Sadi Şirâzî, Gülistan
 

pendüender

Well-known member
Tevbe Ettiğini Sananlar
İlmiyle meşhur sahabilerden İbn Abbas r.a. şöyle der:
“Nice tevbe eden kimseler var ki, gerçek tevbe edenlerden olmayıp, tevbe ettiklerini zannettikleri halde huzura geleceklerdir. Çünkü bu kimseler tevbenin makbul olması için gerekenleri yerine getirmemişlerdir. Bunlar:
İşlediği günahlara pişman olmak,
Bir daha günaha dönmemeye azimli, kararlı olmak,
Haksızlık ya da zulmettiği kimselere mümkünse haklarını geri vermek ve onlarla helalleşmek,
Eğer bu kimselere haklarını vermek, helalleşmek mümkün değilse, Allah Teâlâ’dan hem kendisi hem de onlar için çokça mağfiret dilemek. Böylelikle umulur ki Cenab-ı Hak, hak sahiplerinin kendisinden hoşnut ve razı olmalarını sağlar.
İmam Gazalî, Mükâşefetü’l-Kulûb​

Rabbim hatalarımızı kusurlarımızı telafi etme fırsat ve imkanı versin inşaALLAH,,, Binlerce amin...​
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.




Ey insan! Sen dünyayı anne karnındaki çocuk gibi seviyorsun.

Zannediyorsun ki, bu dünya senin nazarında, senin ilminde mekânların en büyüğüdür.
Bu dünyadan çıkmak isemiyorsun.
Bilmiyorsun ki, eğer dünyayı Allah rızası için iradenle terk ederek dünyevî alemden uruc edip yükseldiğin zaman, on sekiz bin alemin genişliğini görünce, anne karnı nasıl önceleri bir çocuğa en geniş meydanken doğduktan sonra onun küçüklüğünü anlıyorsa, sen de dünyanın anne karnı kadar küçük olduğunu görürsün.


Hz. Mevlâna
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Abdurrahmân bin Mehdî (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "Ehl-i sünnet vel-cemaat îtikâdına sarıl. Ehl-i bid'at ile oturup kalkma. Onların yanına gitmek, onlara kıymet vermek olur."
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.


Ahmed Nâmıkî Câmî (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "Kendi zan ve kafasına göre davranarak, başkalarını düzeltmeye çalışmak, çoğu zaman fayda yerine zarar hâsıl edebilir. Bunun için çok dikkatli ve uyanık olmalı, bir kimsenin saâdetine vesîle olayım derken, o kimsenin hattâ kendinin bile felâketine sebep olmamalıdır."
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Ebû Saîd bin el-Arabî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretleri'nin rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Peygamber efendimiz; "Ey müminler! Eshâbıma kötü söz söylemeyiniz. Allahü teâlâya yemin ederim ki, sizden biriniz Uhud Dağı kadar altın sadaka verse, bu sadakanın sevâbı Eshâbımdan birisinin iki avuç hurma sadakasının fazîletine ulaşamaz. Hattâ bunun yarısına da ulaşamaz." buyurdular.
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Ahmed bin Hadraveyh (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki:

"Yoksullara hizmet eden, şu üç şeyle mükâfatlandırılır. Tevâzu, edep güzelliği, cömertlik.

"
Yine buyurdular ki: "Fakirliğindeki izzeti ve dervişliğindeki şerefi gizli tut. Yâni halka ben fakirim diyerek sırrını açığa vurma. Çünkü fakirlik Allahü teâlânın iyi bir ihsânı ve ikrâmıdır."
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Hâtim-i Esam (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki:

"Dörtşey olmadan, dört şeyi iddiâ eden yalancıdır.

1) Allahü teâlânın haram kıldığı şeylerden sakınmadan, Allahü teâlâyı sevdiğini iddiâ eden,

2) Fakirleri yoksulları aşağı görerek, Resûlullah efendimizi sevdiğini iddiâ eden,

3) Elinden geldiği halde fakirlere sadaka vermeyerek, Cennet'i sevdiğini iddiâ eden,

4) Günahlardan sakınmadığı halde, Cehennem ateşinden korktuğunu iddiâ eden yalan söylemiştir."
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Ebû Abdullah el-Mukrî (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki:

"Fütüvvet; kızdığı kimseye karşı güzel huylu olmak, hoşlanmadığı kimseye ihsân etmek, kalbinin nefret ettiği kimse ile hüsn-i sohbette, güzel sohbette bulunmaktır."
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



Nefsine uyan haram işler, haram işleyen alışır, ehemmiyet vermez olur. Harama ehemmiyet vermeyince imanı kaybeder.


Hüseyin Hilmi bin Sa'îd Rahmetullahi Aleyh
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



"Nefsini hayırlı işlerle meşgul eyle. Aksi halde o seni kötü şeylerle meşgul eder.



Ebû Abdullah Dîneverî “rahmetullahi teâlâ aleyh”
 

ABDULLAH4

Forum Yöneticisi
.



"Allah korkusundan dolayı göz yaşı dökmek, kalbi nûrlandırır. Tekrar günâh işlemekten insanı korur."


Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh”
 
Üst